Çarşamba, Kasım 01, 2006

Amerikan Güzeli


American Beauty 'yi uzun bir aradan sonra yeniden izledim.
İlk izlediğimde fark etmediğim birçok ayrıntıyı gördüm bu kez.
Kevin Spacey'nin o ünlü hınzır bakışıyla döktürdüğü, Thora Birch ve Wes Bentley'nin şahane olduğu filmin en sevdiğim sahnelerinden biri de, naylon bir poşedin rüzgarda yapraklarla uçuştuğu sahneydi.
Annette Benning yapmacık anne rolünde, Mena Suvari de arzu kızı rolünde beni pek etkilemedi ama sanırım en zayıf karakterli kişiler de bunlar olduğundan insan antipati hissediyor.
İnsan ilişkilerinin yapmacıklığını, aile ve evlilik adı altında insanların gerçek kişiliklerinin nasıl yittiğini, kategorizeleştirilmeye çalışılan gençliği keskin bir şekilde anlatıyor film.
Yine de insan "sonu neden öyle oldu" demeden edemiyor...

http://www.dreamworks.com/ab/

9 yorum:

Lulu dedi ki...

Eğer Kevin Spacey'i bu kadar çaresiz görmeseydim, bana bu kadar dokunmasaydı bilmem böyle sever miydim
İnsan diyor, neden böyle bitti?, diyor ama "film işte" denilecek bir film olmadığından böyle gerekiyordu bence.

Sera dedi ki...

Kevin Spacey'nin büyük katkısı var filme :)

Sera dedi ki...

kesinlikle :D

mayksisman dedi ki...

ah ah 99 filmi değil mi işte bu da!
en mükemmel filmlerin çıkış yılı.

Cnbc-e'De dün 10 gibi vardı, ben de şöle bi baktım tesadüfen ve kesinlikle bu filmi oldukça etkileyici bulanlardanım. Kevin Spacey zaten ödülün hakkını kesinlikle veriyor bu filmde.

Sera dedi ki...

Hem eğlenceli hem düşündürücü. Kevin Spacey de filmi izleme sebeplerinden biri.

DRNEFES dedi ki...

evet ya sonu neden öyleydi???
gercekten filmin sonunda bütün yaşanmışlar alt üst oluodu...

Sera dedi ki...

onun da bi anlamı vardı aslında. ya da senaryoyu yazan anca böyle bağlayabilmiş :p

Adsız dedi ki...

çok didaktik bir son değil miydi?: mutsuz ir ömür yaşayacağına mutlu bir gün yaşa...

Sera dedi ki...

hıhım bana da öyle geldi.