
American Beauty 'yi uzun bir aradan sonra yeniden izledim.
İlk izlediğimde fark etmediğim birçok ayrıntıyı gördüm bu kez.
Kevin Spacey'nin o ünlü hınzır bakışıyla döktürdüğü, Thora Birch ve Wes Bentley'nin şahane olduğu filmin en sevdiğim sahnelerinden biri de, naylon bir poşedin rüzgarda yapraklarla uçuştuğu sahneydi.
Annette Benning yapmacık anne rolünde, Mena Suvari de arzu kızı rolünde beni pek etkilemedi ama sanırım en zayıf karakterli kişiler de bunlar olduğundan insan antipati hissediyor.
İnsan ilişkilerinin yapmacıklığını, aile ve evlilik adı altında insanların gerçek kişiliklerinin nasıl yittiğini, kategorizeleştirilmeye çalışılan gençliği keskin bir şekilde anlatıyor film.
Yine de insan "sonu neden öyle oldu" demeden edemiyor...
http://www.dreamworks.com/ab/
9 yorum:
Eğer Kevin Spacey'i bu kadar çaresiz görmeseydim, bana bu kadar dokunmasaydı bilmem böyle sever miydim
İnsan diyor, neden böyle bitti?, diyor ama "film işte" denilecek bir film olmadığından böyle gerekiyordu bence.
Kevin Spacey'nin büyük katkısı var filme :)
kesinlikle :D
ah ah 99 filmi değil mi işte bu da!
en mükemmel filmlerin çıkış yılı.
Cnbc-e'De dün 10 gibi vardı, ben de şöle bi baktım tesadüfen ve kesinlikle bu filmi oldukça etkileyici bulanlardanım. Kevin Spacey zaten ödülün hakkını kesinlikle veriyor bu filmde.
Hem eğlenceli hem düşündürücü. Kevin Spacey de filmi izleme sebeplerinden biri.
evet ya sonu neden öyleydi???
gercekten filmin sonunda bütün yaşanmışlar alt üst oluodu...
onun da bi anlamı vardı aslında. ya da senaryoyu yazan anca böyle bağlayabilmiş :p
çok didaktik bir son değil miydi?: mutsuz ir ömür yaşayacağına mutlu bir gün yaşa...
hıhım bana da öyle geldi.
Yorum Gönder