Pazartesi, Ekim 15, 2007

Shaun of the Dead, Hot Fuzz

Shaun of the Dead

Daha önce ne zombi filmlerine karşı bir eğilimim oldu ne de doğru düzgün bir zombi filmi izlemişliğim var, Korku filmlerine de meraklı değilim zaten. Arada eğlence olsun diye izlerim. Daha doğrusu Supernatural izlerim, korku-gerilim konusunda başka da bir şeye ihtiyacım yok hayatta!
Shaun of the Dead'i ise komedi türünde olduğu için merak edip izledim ve hiç de pişman değilim. Bir kere yetmedi iki kere izledim, çok eğlendim. Edgar Wright ve Simon Pegg ikilisinin "zombi filmleri parodisi" şahane bir seyirlik sunuyor izleyiciye bir buçuk saat boyunca.
Filmin başlarında zombi gibi sırada bekleyen insanlar, zombi gibi dans eden tipler görüyoruz. Sanki sonradan olacaklara gönderme yaparcasına sıradan insanların sıradan halleriyle dalga geçiliyor. Asıl karakterimiz ise, sıkıcı işiyle, kız arkadaşıyla, üvey babasıyla, ev arkadaşıyla olan problemleriyle uğraşmakta, akşamları ise "Winchester" adındaki barda takılmaktadır "şişman ama sevimli yakın arkadaş" prototipindeki arkadaşıyla. Bir gün insanlarda bir gariplik olduğu ortaya çıkar. Ama bizimkiler etrafta olan bitenleri kendi başlarına gelmeden idrak edemezler. Sonrasında "olaylar gelişir".
Kimi zaman absürdleşen, kimi zaman kanlı sahnelere yer veren, yine de gülümseten bir filmdi. Komedi filmlerinin ne kadar azaldığını ve bayağılaştığını göz önüne alırsak şaşırtıcı bir durum olduğu bile söylenebilir. Üstelik İngiliz aksanıyla bir komedi izlemek çoğu zaman eğlenceli (bkz: Coupling).


Hot Fuzz

Otoriteyle başı dertte olan durdurulamaz ve yenilemez kahraman polis karakteri, ilk başlarda birbirinden nefret edip zamanla kanki olan iki ortak, sürekli yeni taktikler uygulayan kötü adamlar, araya sıkıştırılan güzel kızlar...
Ne kadar da tanıdık geldi değil mi? Konusu itibariyle birbirinin kopyası olan Bruce Willis filmleri, Mel Gibson'lı Cehennem Silahları, sulu komedili Eddie Murphy polisiyeleri, hatta hala gösterimde olan Bitirim İkili (uzak olsunlar, gerçi Cehennem Silahına bayılırdım, Bruce amcanın da bazı filmleri eğlenceli gelirdi)...Çocukluğumuzu televizyonlarda tekrar tekrar gösterilen bu filmler yedi bitirdi. Yine Edgar Wright-Simon Pegg ikilisinden çıkan Hot Fuzz bu filmlerle dalga geçiyor, hatta bariz bir şekilde Keanu Reeves ve Patrick Swayze'ın oynadığı Point Break filmine gönderme yapıyor. Hızlı bir kurgusu var ve tüm aksiyon klişelerini ele alıyor hemen hemen. Küçük bir kasabaya "sepetlenen" kahraman ruhlu polisin, kasabada bir tuhaflık olduğunu anlayıp işleri ele alması şeklinde özetlenebilir konu. Shaun of the Dead kadar eğlenmedim ama ikilinin yaptığı ve yapacağı filmlere anında bir saygım oluştu. İngiliz bakış açısına ihtiyacı var belki de Hollywood'un. Avrupalı bakış açısı da diyebiliriz.

2 yorum:

efe dedi ki...

yazdıklarını okumaya devam ediyorum vakit buldukça ve şarşıramamaya devam ediyorum. başka biri olsa başka ama senden beklenen ikili :)

shaun of the deadi digitürkün elli bin kez döndürmesi ver her birini büyük bir zevkle izlememden aladığım bir film. özellikle her seferinde winchesterda zombilerden bir tanesi ıstakalarla dövdükleri sahnede çok eğleniyorum :) ayrıca olmadık anda gelen ed'in iki dakikaları bi grrrrr sesi çıkartabiliyor bünyeden

hot fuzz ise hayal kırıklığı aynı şebnem ferahın kadım albümü gibi. ilk güzel sonrasında gelenler hep birinciyi aratıyor ama diğerlerinin yanında yinede iyi

Sera dedi ki...

çok eğlenceli bir filmdi shaun of the dead. birçok ayrıntıyla zenginleştirilmişti. hot fuzz daha sıradandı. kötü değildi ama hızlı temposuna karşın daha çok saate baktım izlerken.