Çarşamba, Kasım 14, 2007

gizli bahçe, felicia, dünya nimetleri ve yeni nimetler

-I-
Kardeşim, "sıradaki kitabını ben seçeceğim" deyince onu kıramadım ve seçtiği Frances Hodgson Burnett'in Gizli Bahçe kitabını okudum ilkin. "Çocuk kitabı" diye burun kıvırdım önce. Ama okuyunca çok mutlu oldum ve çocukken okuduğum onlarca kitabın arasında neden yer almadı diye hayıflandım.

"İyimserliğin kitabı" ya da "iyimserliğe övgü" şeklinde adlandırmak istiyorum kitabı. Hatta "doğaya övgü" de olabilir. Pollyanna'nın gerçekçi versiyonu da diyebiliriz, şöyle ki kitaptaki küçük kız karakterimiz Pollyanna gibi her şeyi çok güzel bulan bir hanım kız değildir ilk başlarda. Annesiyle babasını kaybetmiştir Pollyanna gibi, ancak Pollyanna ile tek ortak özelliğidir bu. Asık suratlı ve sevimsiz bulunur çevresindekilerce, her şeye surat asıp kapris yapar. Sonrasında "gizli bahçesini" bulmasıyla kişiliğinde belirgin bir değişim olur.
Kişinin kendisine özgü gizli bir yerinin olması konusunu işlerken doğanın iyileştirici gücünü anlatan sevimli bir kitap.
...
-II-
William Trevor'ın, sinemaya da uyarlanan Felicia'nın Yolculuğu adlı kitabı geçti elime "karaborsadan". Ben bekliyorum ki bu içsel bir yolculuk olsun, enteresan betimlemeler yer alsın, beni benden alacak kadar değil ama en azından sürükleyici olsun. Şöyle bir 20 sayfa okumamla kitabın Türk filmi kıvamında olduğunu fark etmem bir oldu.

Felicia adlı İrlanda asıllı kızımız, bizim Türk filmlerindeki "saf taşralı aşık" betimlemesinin tüm özelliklerine sahiptir. Bu saflığı sonucunda kendisiyle ilgilenen ilk erkeğe gönlünü kaptırmasıyla hamile kalması arasındaki zaman bir uçuşluk mesafe kadardır. Ama bir bakmıştır ki baba adayı kayıplara karışmıştır ve kızımız da evden kaçarak aşığını aramak için İrlanda'dan İngiltere'ye gider. Yolculuğu sırasında orta yaşlı bir adam güya ona yardım ederken, Nuri Alço kadar olmasa da kızdan nasıl yararlanacağının peşindedir vs vs.

Buraya yazarken kendi kendime kıs kıs gülüp eğlendim ama okurken pek de eğlendiğimi, hatta ortasına kadar bile okuduğumu söyleyemeyeceğim. Atom Egoyan filme de çekmiş , ne gerek varsa.
...
-III-
"Gençlik kitabı" diye nitelenen Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler, Andre Gide'in nicedir kitaplığın tozlu raflarında durduğu halde okuyamadığım kitabıydı. Hermann Hesse'in Boncuk Oyunu kitabına 200 sayfa kadar dayandıktan sonra başladım Dünya Nimetleri'ne. Hermann Hesse okuma dervimiz çoktan kapanmış. Andre Gide'in bu nadide eserini salt "gençlik kitabı" diye niteleyen zihniyetlere anlam veremezken, gençlik kitabı diye bir ayrım arayanların gidip Hesse'in kitaplarını okumaları daha isabetli olur sanki. Sevdiğim kitapları da oldu Hesse'in, ama hep belli bir dönemde okunması gerektiği hissinden de kurtulamadım. Belki de yanılıyorumdur kimbilir...

Andre Gide Dünya Nimetleri'ni gençliğinde, Yeni Nimetler'i ise 40 yıl sonra yazmış. Her iki kitabı da birleştirmiş Can Yayınları. Dünya Nimetleri ne kadar coşkulu ve lirikse, Yeni Nimetler de o kadar sorgulayıcı ve olgun bir his veriyor.

"Yazınımız, özellikle de romantik yazınımız kederi övdü, geliştirdi, yaydı; insanı en şanlı eylemlere götüren şu yapıcı, kararlı kederi de değil; "melankoli" diye adlandırılan, ozanın alnını solduran, bakışını özlemle dolduran gevşek bir ruhsal durumu övdü. Biraz moda, biraz hoş görünme isteği de karışıyordu buna. Sevinç bayağı görünüyordu, gereğinden fazla iyi, budalaca bir sağlık belirtisiydi. Hüzün ruh zenginliğinin, bunun için de derinliğin ayrıcalığı sayılıyordu."

5 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Boncuk Oyunu beni sıkmamıştı lakin o zaman araya birşeyler girmişti sonrasında dönmem mümkün olmamıştı. Başka zaman okuyacağım artık :)

Bahsettiğin 3 kitabı da okumadım, elimde Gide'in 3 kitabı var sanırım ama okumak planımda yok :D Benim sıramda şu an Calvino var, sonra Zorba'yı okuyacağım ama kesin değil, her an değişebilir :D

Sera dedi ki...

Gide'in Dünya Nimetleri dışındaki kitaplarını hayal kırıklığı olarak görmüşler okuyanlar. Bilemiyorum artık başka bir kitabını okumadım.
Calvino enteresan, Zorba da bi garipti. eminim değişir :p

mayksisman dedi ki...

andre gide demişken,
edebiyatsozluk'te gördüm seni, dönmüşsün (:

Sera dedi ki...

bi gireyim dedim, arada yazarım oraya da.
ekşide de onay bekliyorum :p

mayksisman dedi ki...

ben de ben de :) daha bekletçek sanırım