
"Kendini tanımak gibi bir dehşeti yaşadın.. Kolay değildir. Yüreğindeki vahşet seni cesur biri yapmıştır." (s.47)
Askerden dönen bir adamın geçmişiyle, zamanla, arkadaşlarıyla, kadınlarla ve kendisiyle hesaplaşmasını geri dönüşlerle anlatıyor yazar. Geçmişle o an yaşananlar paralel bir şekilde anlatılırken, değişim kavramı ön plana çıkıyor. Ana karakterin iç sesiyle ilerleyen kitaptaki diğer karakterler de bu karakterin bakış açısıyla sunuluyor. Savaş yorgunları ve siyasi dönekler de kitapta yerlerini almışlar. Keskin biçeminin yanında insanın kendi içindeki iyilikle ve kötülükle mücadelesini anlatması bakımından okuduktan sonra uzun süre etkisinden kurtulamadığım bir kitap oldu
Issızlığın Ortasında.
Issızlığın Ortasında.
"Onu kahraman yapan, sizin gibilerin alçaklığı ve korkaklığı... " (s. 228)
"Soyluluk özet olarak tersyüz edilmiş bir vahşetten başka bir şey değildir. Belki de üzerine geçirilen cila." (s.278)
Kitaptaki tüm kadınların sünepelikle, ikiyüzlülükle, fettanlıkla ve şıllık olmaya vardıran yaklaşımlarla betimlenmesi ise yazara mesafeli yaklaşmama sebep oldu. Kadın yazar - erkek yazar ayrımını son derece yüzeysel bulan benim bile, kimi erkek yazarlardaki kadın betimlemelerinin farkında olmamam zor. Kadın yazarlarda erkeklere kin kusan bir üsluba daha az rastlanıyor nedense. Ama neyse ki Mehmet Eroğlu bir Ahmet Altan değil, iyi ki değil çünkü daha çok dişi dostlarından kalleşlik gören blog yazarınız esasında yazara bu konuda da destek veriyor. Yazarın kitaplarında yer alan kadınlarla ilgili özlü sözlere buradan bakılabilir.
"İnsanın gideceği, varacağı bir yer kalmamışken içine dönmesi kadar doğal ne olabilir." (s.228)
4 yorum:
Senden özet ve bi sayfa alıntı bekliyordum olmadı :D
Ben Mehmet Eroğlu ile bu kitap sayesinde tanışmıştım, kendisi sevdiğim bir yazar.Açmazları anlatmada oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Karakterlerin gerçekten yaşadığını hissediyorum okurken. Ama kitaplarındaki kadın karakterlerin beni rahatsız ettiğini belirtmeliyim, onları diğerleri kadar derinlemesine yansıtmadığını düşünüyorum, en azından okuduklarımda öyleydi.
Yine de güzel kitap tabi.
içimden gelmedi uzun bi alıntı yazmak :p
Kadınları aktarışı konusunda sana katılıyorum.
uzun yıllar önce, şimdi aramızda olmayan bi yönetmen sayesinde tanıştım 'ıssızlığın ortası'ile.sanırım diziydi.bi kaç bölüm halinde trt için çekilenlerden.vamp sertap parman'ın uyarısıyla genç ve saçları dökülmemiş bi fikret kuşkan'ın maltepe sigarasını, ikiye bölüşünü hala hatırlıyorum.koşup almıştım kitabı tabi :)
Dizisi mi varmış? Hayretler içerisindeyim. Hele o kadroyu duyunca kih kih gülesim geldi :D
Yorum Gönder