hey gidi kpss. eğitim bilimleri sınavında diyorsun ki bir soruda," "dil, psikoloji, fen bilimleri, sosyal bilimler, cart curt bölümlerinden değişik öğrencilere tüm bu alanları içeren bir sınav yapıldığında herkesin kendi alanında başarılı olduğu görülmüştür..." Peki kpss nedir o zaman? Bu soruyla bir de dalga geçiyorsun, nanik yapıyorsun yüzbinlerce insana. En son 2007'de girip matematik dışındaki tüm alanlarda genel olarak bir İngilizce mezunu açısından başarı göstersem de, matematik soruları bir devlet okuluna atanmamı engellemişti. Yani sen bir yabancı dile hayatını ada, üstüne yüksek lisans bile yap, onun üstüne tarih-coğrafya-vatandaşlık-eğitim bilimlerini de süper çalışıp yapsan dahi, matematik olmadığı sürece öğretmenlik yapma hakkını elde edemezsin deniyor. Ona da okey dedik. Geçen sene girmedik. Çeviri işlerim vardı ve birçok insan işsiz gezerken bana böyle bir lütuf doğmuştu. Yine de bu yıl da matematiğe odaklanınca soruları yapıp atanma hakkı doğar düşüncesiyle, bütün kışı ortaokuldan beri görmediğim, hatta hayatımda hiç görmediğim matematik konularını kavrayabilip uğraşmaya adadım. Arada eğitim bilimlerini tekrar ettim. Son iki ay kala da tarih-coğrafya-vatandaşlık vesaire, genelde üstünkörü okuyup daha çok test çözerek geçiştirdiğim dersleri hallettim.
Ve kpss 2009'a girdiğimde, az çalıştıklarım iyi ve normal geçti- normal diyorum çünkü iyi geçti demeye korkuyorum ve çelişkili soruları o sınav anında nasıl yaptığımı hatırlamıyorum- aylarımı verdiğim matematikte anca yapabildiğim 8-9 soruyu nasıl yaptığımı ya da yapabilip yapamadığımı bilmiyorum ve yanlış işaretlediysem zaten hepsi birbirini götürmüştür. Problemleri ve yine hayatımda hiç görmediğim geometri sorularını görünce gardım düşmüştü ve o ilk baştaki üslü sayının sonucu bir türlü çıkmak bilmedi. Tüm yılların soruları incelendiğinde en zor matematik sorularının bu sınavda sorulduğu görülecektir. Eğitim bilimlerinde keza en güvendiğim alan olmasına rağmen devasa paragraflar, saçma sapan örnekler, kastırıcı rehberlik sorularıyla normalda bir buçuk saatte bitirdiğim sınavı 2 buçuk saatte anca yetiştirdim ve sonuçtan da yine emin değilim. Demek ki hiç çalışmasam daha sağlıklı sonuç alabilirmişim.
Birkaç cümle de vatandaşlık ve güya güncel bilgiler sorularını hazırlayanlara. Ben bir dilci olarak Türkiye'nin ithalat-ihracat sıralamasında 20.mi, 25. mi, 30.mu, tam olarak kaçıncı sırada olduğunu bilmek zorunda değilim. Dünyanın en borçlu ülkelerini bilmek zorunda da değilim. Borçlar hukunu bilmek zorunda da değilim. Bu sorular neye göre, kime göre güncel yani? Bir bütün olarak kpss sorularının içerdiklerinden Türkçe ve eğitim bilimleri alanları dışındaki konuları en ince ayrıntılarına değin bilmek zorunda değilim. Merak ediyorum, bu sınavı hazırlayanlar gece yataklarında rahat uyuyabiliyorlar mı; öğretmenleri boşta gezdiren ve kendilerine küfürü bastıran hükümet üyelerine bu insanlar haklarını helal eder mi; o vatandaşlık ve hukuk soruları kendilerine sorulsa, kaç tanesini doğru cevaplayabilir o milletvekili bozuntuları diye sorarım.
Bir açılıştan bir açılışa gezmekten başka bir icraatını görmediğimiz o yetkililerin hayatlarının tozpembe olmasını sağlamanın en iyi yolu çarklar oluşturup, her seferinde bu çarkları çoğaltıp, insanları ve hayallerini bu çarkların arasında ezip un ufak etmeyi sağlamaktır. 27 buçuk yıllık hayatımda bunu anladım evet. Sınava giriş ve sınavdan çıkış sıralarında insanların arasından ilerlemeye çalışırken de Otomatik Portakal, 1984 gibi yapıtlarla, çığlığı ve küfrü basan bir Corey Taylor müziğinden başka bir şey gelmedi aklıma.
7 yorum:
kızgınlığını, öfkeni paylaşıyorum. yıllardır matematikle uğraşan biri olarak matematikte pek çok boş bıraktım bende. genelde durum böyle ama sınavda acaba basit de ben mi yapamıyorum paranoyası bile bi sürü soruyu götürüyor. harcanan zaman da cabası.
o kadar kökleşmiş ki bu bozuk eğitim sistemi. birilerinin bu işe el atması lazım. fakat yıllardır değişen bişey yok.
son paragrafı okuyunca düşündüm de genel kültürdeki vatandaşlık hukuk yerine sinema soruları olsa,,mesela güncel edebiyat falan:) nasıl olurdu :)
Valla matematik zormuş, geçen yılları çözen arkadaşlarım öyle dediler, bana göre sonbahar ales'deki mat daha zordu, ben zorlanmadım sayısalcı olduğum için (fullediğimi bildiririm :)) ama çoğu soruda bayağı pratik düşünmek gerekiyordu ki bunun için çook soru çözmek falan lazım, onu da bir sözelciden ya da dilciden beklemeleri mantıksız. Diğer derslere çalışmadığımdan sallama usulü gittim o yüzden ne desem yalan olur ama o anayasadaki şıkları okumak ya da eğitimdeki ezberlere yorum getirmek oldukça güçtü.
Ben seneye tekrar gireceğim mecburen de umarım senin için bu son olur, çarklardan kurtulursun. :)
don panza: son yarım saat paniğe kapıldım zaten. yaptığım 8-9 soru da yanlışsa tamamen gider. beni sinir eden de kimsenin bu sistemi değiştirmek için kılını kıpırdatmaması. yazarlar-filmler vs. şeklinde sorular olsa, ülkedeki birçok "genç" elenecektir bundan da eminim :))
ludmilla: eğitim ezbere olacak iş değil, çok uzun çalışma gerektiriyor. genelde iyi net yapardım eğitimden ama bu yıl aynısı olamayacak. tekrar girmeye niyetim yok sınava.
bu kpss çilesi bitmez bu ülkede, ben geçen sene atandım sorulara bakmadım o yüzden ama geçen senenin bin beteriymiş. halihazırda çalışan öğretmenlere bakıyorum, derslere girmeye bile tenezzül etmeyenler, 25 yıldır aynı stilde ders anlatanlar ve açıkta kpss'ye çalışıp atanmayı bekleyen yüzbinlerce öğretmen. ikilemler ülkesiyiz biz.
bu ülkedeki adaletsizlikler saymakla bitmez...
ben de sinava girdim. evet, kpss calismadan olmuyormus ve sinav gercekten zordu. sorularin hepsi zordu, basit olan soru yoktu. im back in town bu arada. you, girls. gormek istiyorum seni, kardesini.
sınav çalışanlar için de zordu güzelim. tarih-coğrafya bir tek mantıklı geldi, o da iki senedir alışık olduğum konular olduğu için. kapımız her zaman açık sana. özledik...
Yorum Gönder