Perşembe, Şubat 12, 2026

Assata Shakur: Bir Otobiyografi

 


Assata Shakur'un otobiyografisi tek bir siyah devrimci kadının hikayesini içermiyor. Siyahların zulüm dolu tarihinin de hikayesi gibi okunuyor aynı zamanda. Köleliğin sadece ekonomik çatışmalar nedeniyle kaldırıldığını hatırlatıyor mesela, ırkçılığı ortadan kaldırmanın yüzü suyu hürmetine değil. 60'larla 70'lerde Abd'deki mücadeleleri daha yakından görmek ve anlamak için de çok iyi kitap.

Kitabın kurgusu Assata'nın haksız yere suçlanma, hapsedilme ve yargılanma sürecindeki adaletsizliklerin geçtiği bölümlerle Assata'nın çocukluğundan ilk gençliğine kadar olan büyüme hikayesi arasında gidip geliyor. Yoksulluktan ilk girdiği işlere, eğitim hayatındaki hayal kırıklıklarından siyah olduğunun sürekli hatırlatıldığı, ırk ayrımının had safhada olduğu dönemin günlük hayata yansımalarına, ilk devrim araştırmalarından Kara Panterlerle devrime katılma dönemine yer veren ve düşünce trenine de çıkaran bir otobiyografi. Sosyalizmle lirizmi birleştiren şiirleri de aralarda etkiliyor okurken. Dikbaşlı ve açıksözlü kişiliği en az mücadeleleri kadar saygı uyandırıyor. Abd hukuk ve güvenlik sistemindeki gedikleri okurken sinir kat sayısı artıyor, ister istemez benzer hukuksuzluk serüvenimizle paralellik kuruyoruz.

Assata'nın anlattıklarının bazılarının hâlâ güncelliğini koruduğu düşünülürse bu otobiyografinin değeri daha iyi anlaşılacaktır. Irkçılıkla ve cinsiyetçilikle mücadelenin ekonomik mücadeleden ayrılamayacağını gösteren önemli örneklerden biri. Küba'da biten yolculuğunun düşündürdükleri de ayrı. Dünyamız hep bir mücadele maalesef.

Hiç yorum yok: