Bu soru çocukken en çok karşılaşılan sorulardan biridir.
Ve hiçbir mantığı yoktur.
Çocuğa ikiyüzlü olmayı öğretmekten başka...
Çocuk, “annemi seviyorum” dese bir türlü, “babamı seviyorum” dese bir türlü…
bu soruyu soran kişi, çocukla bir tür iletişim kurma çabası içinde bu soruyu ortaya atar...
ama çocuk işin içinden çıkamaz...
ve sonunda "ikisini de seviyorum" cevabını vermekten başka çaresi yoktur...
bir de çocuklara en çok sorulan sorulardan biri;
"okul nasıl? karnen nasıl? derslerin nasıl?..."
çocukla ilgilendiğini gösterme biçimleri bundan ibarettir...
çocuk da, ders durumu pek iç açıcı olmasa bile, derslerinin iyi olduğu cevabını verir her seferinde...
bu sorular ve cevaplar hiç bir zaman değişmez...
nadir durumlarda olabilir...
farklı bir cevap veren çocuğa, "aa ne zeki şeysin sen öyle..." şeklinde bir tepki verilir.
çocuk şebek yerine konur.
utanıp sıkılsa da büyüklerin mantığını anlamadığını belli edemez bir türlü...
2 yorum:
o kadar dogru demissin ki. bi de babamin vefat ettigini bilmeyenler olurdu boyle kucucktum yedi yasinda, sorarlardi 'hangisini daha cok seviyosun' diye. 'sana ne' seklinde bi cevap alinca da, 'amma terbiyesiz seymis bu, anasi babasi yok mu bunun, hede hodo, b.k pusur' seklinde soylenip giderlerdi basimdan. kardesim size ne hangisini seviyosak seviyoruz, sebek olmak zorunda miyiz. manyak misiniz nesiniz? hangisini cok sevdigimiz sorulari ogrenince basiniz gunes'e mi degicek?
hah o dersler nasil sorusuna gelince, agzimi bozarak icimden 'hiaaa, a.korum lan sizin ipnalaarr' seklinde cevap verip bir sure sustuktan sonra, 'iyi nasi olsun fena degil bidi bidi..' seklinde cevap veriyodum hala da veriyorum. sinri bi durum oyle ki simdi de sinirim bozuldu zaten.
neden bu kadar uzun comment yazdim bilmiyorum her neyse.
çok güzel yazmışsın sen de...:)
Yorum Gönder