Heinrich Böll - Fotoğrafta Kadın Da Vardı
Heinrich Böll'ün Fotoğrafta Kadın Da Vardı adlı romanı, Leni adlı bir kadının öyküsünü anlatırken, Almanya'nın 2.Dünya Savaşı'ndan 1970'lere uzanan bir panoramasını çıkarıyor aynı zamanda. Leni'nin öyküsünü, onu tanıyan ve onun hayatına girmiş diğer insanların bakış açılarıyla okuyoruz ve röportajlar şeklinde ilerliyor Leni'nin ve diğer karakterlerin öyküsü. Leni'nin öyküsü bu şekilde her karakterin Leni'ye ilişkin anılarıyla anlatıldığı için, her bölümü ve her karakterin üslubunu aynı ilgiyle okumamız zor oluyor nihayetinde, zira Leni'den bahsedeceğim derken daldan dala atlayan karakterler var karşımızda. Heinrich Böll'ün bu yaklaşımının ise anlatıyı olumsuz etkilemediğini, aksine anlatının ve kurgunun sınırlarını zorladığını, karanlık ve hüzünlü bir ortamdan mizahi durumlar çıkararak okurda tebessüm uyandırdığını söyleyebiliriz rahatlıkla. Tek kişisel şikayetim karakter sayısının fazlalığı olacaktır bu durumda. 2.Dünya Savaşı çoğunlukla Yahudiler ekseninde anlatıldığından, savaş atmosferinde önce Nazileri kahraman ilan edip sonrasında pişman ve perişan olan sıradan Alman vatandaşlarının öyküsünü de okumak isterim derseniz, bu roman ilk başvurulacak kaynaklardan sayılabilir. Savaş "endüstrisiyle" önce zenginleşip, yolsuzlukla eski günlerini mumla arayan bir Alman ailenin kızı olan Leni'nin ileriki yıllarında özgürlükçü bir yaşamı benimsemesi, Türk sevgilisi ve eski dostlarıyla bir nevi komün hayatı yaşaması, oğlunun tüm zekası ve ayrıksılığına rağmen çöpçü olmayı seçmesi ve Almanların toplumdaki azınlık işçilere olan bakışındaki manidarlığa doğru ilerler roman sonrasında.
Herta Müller - Yürekteki Hayvan
Bir diktatörlük ortamında hayatta kalmaya ve birçok bakımdan nefes almaya çalışan insanları anlatan çok kitap ve film vardır. Fakat bu temaya sahip kitapların çok azı Herta Müller'in kendine özgü şiirsel ve minimalist üslubunun yarattığı etkiyi verebilir. Her kelimesini ve cümlesini yiyecekmiş gibi okuduğum Yürekteki Hayvan'da
gençlik ve yaşlılık, dostluk ve güvensizlik bu baskıcı ortamda daha da
yara alıyor. Bu kadar kasvetli ve umutsuz bir ortamdan şiir ve umut
çıkarabilmeyi başarıyor Herta Müller metaforlarıyla ve duru anlatımıyla. Böylece, bir diktatörlük atmosferinde
geçen bir romandan beklenebilecek nefessiz kalma hissi diye bir şey söz
konusu olmuyor kesinlikle okur açısından. Tüm o siyaset ve ödül tartışmalarını bir kenara bırakabilirsek, Müller'in kalemine minnet duyabiliriz olsa olsa. Herta Müller Romanya'nın diktatörlük rejimi altındaki Almanları anlatırken, Almanların Nazi döneminde yaptıkları hakkında pek fazla bir şey söylememesiyle eleştiriliyor çoğunlukla. Bu noktada, bir yazar siyasi yönelimleri baz alınarak mı değerlendirilmeli yoksa yalnızca edebi yönelimlerine odaklanılarak mı değerlendirilmeli ve ikisi paralel giderken hangi noktalarda yazarın tarafında veya karşısında oluruz tartışması ortaya çıkacaktır, ki gel de işin içinden çık. Bana göre, karşımızda iyi edebiyat varsa es geçmemeli, edebi duyarlılıklara hakkını teslim etmeliyiz. Jean Marie Gustave Le Clezio - Göçmen Yıldız
İnsanın boğazını düğümleyen hüzünlü ve bir o kadar da akıcı romanların yazarı Le Clezio, Göçmen Yıldız adlı bu romanında, 2.Dünya Savaşı'nda Filistin'e kaçan Yahudileri anlatırken, evlerinden, yerlerinden, yurtlarından edilen Filistinlileri de ele alıyor. Biri Yahudi diğeri Filistinli iki genç kızın öyküsünü anlatırken, keşke Filistinli kızın öyküsünü bu kadar kısa kesmeseydi diye düşünmeden edemesem de, her iki tarafın bakış açısını anlatması, vatan kavramı üzerine düşündürmesi, azınlık olmanın resmen lanetini hüzün ve öfke karışımı bir tavırla ele almasıyla düşündürmesi açısından dikkate değer bir roman Göçmen Yıldız. Kurgu ve anlatım açısından ise, daha çok Yahudi kızın Filistin'e kaçmadan önceki öyküsünün anlatıldığı bölümleri beğendim. İkinci bölümde anlatılan Filistinli kızın öyküsü de yazarın beklenen duygusal yoğunluktaki anlatımıyla sarsarken, son bölümde artık romandan koptuğumu itiraf etmeliyim. Yazarın Okyanus Kokusu ve Angoli Mala adlı kitabının Okyanus Kokusu adlı uzun öyküsü benim için hep farklı bir yerde olacaktır.

3 yorum:
h.müller sevdiğim bir yazar. bu kitapta okunması gerekenlerden..
Hertha Müller'i listeme aldım:)) Ve bir de teşekkür borcum var sana:)) Aslında kitaba yazığım yazının içinde edecektim, sonra orada kaynayabilir diye vazgeçmiştim:)) En zevkle okuduğum romanlardan biriydi Rüzgar'ın Gölgesi, yazını okuyup da almıştım, çok teşekkürler:))
Beğendiğine sevindim Rüzgarın Gölgesi'ni. En sevdiğim kitaplardan biridir :)
Yorum Gönder