
İrlanda'da gözlerden uzak bir kulübede yorgun felsefeci Wittgenstein, obur ve uçarı Rus devrimci Bahtin, İrlanda Cumhuriyet ordusunun lideri James Conway ve James Joyce'un Ulysses romanından fırlayıp gelen karakter Leopold Bloom bir araya gelirler. Devrim, felsefe, yaşam, bilgi, toplum, kimlik, dil üzerine entel lakırdısı olmaktan uzak eğlenceli tartışmalara girişirler.
Irvin Yalom'un Nietzsche Ağladığında romanında da yazar ünlü felsefeciyi bir roman karakteri gibi işliyor, onun adına diyaloglar yazıyor, olay örgüsünü Nietzsche üzerinden kuruyordu. Eagleton'ın romanı, ünlü kişilerin roman karakteri haline dönüştürülmesi açısından Yalom'un kitabıyla benzerlik taşıyor, ancak Eagleton'ın kitabındaki karakterler alaycı ve depresif olmaktan uzak.
Kitabın en ciddi karakterleri Wittgenstein ve İngilizlerden kaçan İrlandalı James Conway. Diğer karakterler felsefenin ciddiyetiyle, soyutluğuyla ve çokbilmişliğiyle dalga geçiyorlar. Belli bir süre sonra Wittgenstein bile kendi kendisiyle dalga geçiyor.
Söylediğim gibi, kitap çatık kaşlı olmaktan çok uzak, 144 sayfalık incecik bir eser. Yine de keşke daha fazla vurucu cümle, diyalog olsa diye kişisel bir dilekte bulunmadan edemedim okur olarak. Bir de kıyıda köşede kalmış, fazla bilinmeyen bir "felsefi roman" olduğu için blogumda bahsetmek istedim.
Kitaptan alıntılar
2 yorum:
Güzel bir kitaba benziyor. Nietzche Ağladığı'nda en sevdiğim kitaplardan biriydi, ona benzer ve çatık kaşlı olmayan bir eseri okumak ilginç olabilir. :)
onun kadar derinlikli ve içe oturucu değil ama yazdığım şekilde benzer yönleri var :)
Yorum Gönder