Pazartesi, Ağustos 20, 2007

tezer özlü, elizabeth smart, harper lee

Tezer Özlü okuyorum, kelimeleri içime işler vaziyette.
Yaşamın Ucuna Yolculuk daha önce mesafeli durduğum bir kitabıydı, yazarların intihar yolunda yazdıkları kitapların darma duman etme etkisi olduğunu bildiğimden.
Bundan önce de Elizabeth Smart okudum.
Her iki yazar da artık yaşamıyorlar.
Bir diğer ortak yanları, ikisinin de ruhlarını kağıda aktarmaktan çekinmemeleri.
Artık yaşamadığını bildiğiniz bir yazarın, hele ki iç dünyasını aktardığı bir kitabını okuyorsanız içinizin cız etme ihtimali yüksek oluyor. Tezer Özlü'de de Elizabeth Smart'ta da hissettiğim ortak duygu bu.

Serseri ve Kopukların Göğe Çıkışı yazarın günlük hayatından kesitleri, izlenimlerini ve içinde yaşadığı gel-gitleri aktardığı, zaman zaman da simgeler kullandığı incecik bir kitap.
Merkez İstasyonunda Oturup Ağladım ise okunması elzem diğer kitabı.

Bunlardan önceki Bülbülü Öldürmek okuma çabalarım ise başarısızlıkla sonuçlandı.
Harper Lee bir çocuğun ağzından anlatmış olayları ama Angela'nın Külleri'ndeki gibi kendine özgü bir dili yok kitabın. İkisi de Pulitzer ödülü almış kitaplar bunlar ama ödül dediğin nedir ki bazen...hatta çoğu zaman...

7 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Daha demin ödül konusunu konuşmuştuk biz senle ve öyle...

Tezer'i sevdim, Smart'ı henüz okumadım, Bülbülü Öldürmek tarzı kitapları zaten pek sevmiyorum dolayısıyla büyük bir ihtimalle okumayacağım. :) Ama Smart'ı merak ettim...

Sera dedi ki...

Smart ve Özlü okunmaya değer ama Harper Lee'ye gerek yok.

DRNEFES dedi ki...

angela'nın külleri bnm içimi cızır cızır etmişti hiç unutamıyorum:(

mayksisman dedi ki...

izleyemedim şu angela'nın küllerini. business channel'da o kadar da vermişlerdi.

Sera dedi ki...

menopoz abla: bir dönemin gözde kitaplarındandı :)

triancula: filmi o kadar iyi değil birçok uyarlamada olduğu gibi.

Günlerin Tortusu dedi ki...

Tezer Özlü'yü sevdiyseniz, Sylvia Plath'ı da seveceksiniz.

İntiharı, bu iki yazar için, kabul etmek ne de zor!

Sera dedi ki...

Johnny Panik'li bir başlığı olan bir kitabını okumuştum Sylvia'nın. Pek beklediğim gibi değildi. Sırça Fanus'u merak ediyorum.