Salı, Ekim 16, 2007

Mc Murphy, Erdemle Kırbaçlanan Kadın, Kanatlı kız klipleri vs.

Bir kitabı okuduktan hemen sonra filmini izlemek süper oluyor. Aradan zaman geçmeden, hiç vakit kaybetmeden, sanki ödev araştırmış da ödevin gereğini yapıyormuş gibi bile oluyor.
Ken Kesey'in Guguk Kuşu'nu okuduktan sonra Milos Forman imzalı filmini de izledim. Etrafta olanlardan bu denli dertliyken neden gerçek dünyada -ne demekse?- böyle süper isyanlar yaşanmıyor sorusunun cevabını hikayenin sonunda aldım.
Kitap da film de süperdi. Jack Nicholson da yine süperdi. (aslında "süper" sözcüğüne karşı bir zaafım yoktur sayın okur, yanlış anlamayın, heyecanımı mazur görün:p) Hatta kitabı okurken bile, filmde Jack Nicholson'ın oynadığını bildiğimden, aklımda hep Jack Nicholson'ın görüntüsü vardı McMurphy karakterini gözümde canlandırırken.
The Shining'i de tekrar izledim Guguk Kuşu'ndan önce. Kubrick mi daha deliydi, Nicholson mı karar veremedim. Yoksa Stephen King mi?
Deli mi? Delilikle normallik arasında ince bir çizgi olduğu söylenir hep değil mi?
Normal ne demek peki?
...
Marquis De Sade'ın Erdemle Kırbaçlanan Kadın'ını okurken içim daraldı, fenalıklar geldi. Biliyorum insanoğlu acımasızdır, karanlıktır içi, hiçbir iyilik de cezasız kalmaz ama baş kadın karakterin de bu kadar "meleğimsi" olması daha da sinirimi bozdu. Sonu nereye varacak bakalım Justine'in.
Boyalı Kuş bir, bu iki.
...
Son zamanların moda klip ikonu kanat takılmış kızlar oldu sanırım. Ne zaman bir müzik kanalını açsam kanatlı bir kız beliriyor klipte. Ne fanteziymiş!
...
Bilgisayarımın ekranı bazen kararıyor. Monitörü elleyince düzeliyor. Tırstırıcı bir durum haline gelmeye başladı.

3 yorum:

mayksisman dedi ki...

jack nikılsın abim mükemmeldir. adamın her filmini gözüm kapalı izlerim. anger management aklıma geldi bak mesela şimdi. çok komikti ordaki mimikleri, adam sandler da vardı hatta onu da çok severim. çok eğlenceli bi film sera kaçırma onu, 2003 yapımı.

Ludmilla dedi ki...

Okumuşun kitabı sonunda bakıyorum. Film çok başarılı evet, ama yine de kitabı okumak lazım. Yazarı zamanında beğenmemiş filmi, Şef'in hikayesi atlandığından. Önce filmi izlediğimden yazarı kınasam da, sonra kitabı okuyunca neyi kast ettiğini anlamıştım. Neyse ben ödevime döneyim :D

Sera dedi ki...

triancula: adam sandler'ı sevmem. tvde görürsem izlerim, ama hususi izlemek için uğraşmam :p

ludmilla: Kızılderilinin hikayesinin çok önemli bir yeri var kitapta. Kitabın anlatmaya çalıştıklarını anlamamız için önemliydi Şefin hikayesi. Filmde daha çok Jack Nicholson'ın karakterine odaklanmışlar. Bir de hemşirenin de rolü az gibi geldi bana filmde kitapla kıyaslanınca. Kitaptaki hemşire daha soğukkanlı ve daha zalimdi.
İyi dersler :D