Perşembe, Aralık 24, 2009

Bakir İntiharlar


Sofia Coppola'nın Virgin Suicides'ını izlediyseniz, öyküye zaten aşinasınızdır. Tutucu bir Amerikan ailesinin 5 kızını anlatır Bakir İntiharlar. Her biri kendine özgü Lisbon kızlarının kıstırılmışlığı ve yalnızlığı aşırı ahlakçı anne babalarının -özellikle annelerinin- ve ikiyüzlü toplumun da etkisiyle trajediye doğru sürüklenir. Kızları biraz hayranlıkla biraz da ellerinden bir şey gelememesinin hüznüyle izleyen oğlanların dilinden yazılmıştır kızların öyküleri. Bir nevi "dışarıdan gözlemle" öğreniriz kızların öykülerini. Kızları izleyen bu delikanlıların sadece Lisbon kızlarıyla ilgili anılarına değil, yitirilmiş zamanlarına da göndermeler yer alır romanın birçok bölümünde.

Jeffrey Eugenides'in ortalardan kaybolarak Berlin'e yerleşmesinden, sonrasında Middlesex romanıyla Pulitzer ödülü kazanıp popüler olmasından önceki romanı Bakir İntiharlar. Hayallerine sığınan kızların lirik ve hüzünlü öyküsünü duygu sömürüsüne fırsat bırakmadan anlatması bir yana, kızların bakış açısıyla yazılsaydı ortaya nasıl bir roman çıkardı diye düşünmeden edemiyor insan. Eugenides gizem unsuruyla ayrıntıların betimlenmesindeki gözlem gücünü ön plana çıkarıyor romanında. Tutucu Amerikan ailesinin tavırları abartı kokuyor gibi gelebilir kimilerine fakat o "tutuculuğu" iliklerinde hissetmiş bizim ülkemiz gibi ülkelerin okurları için pek garipseneceğini sanmıyorum. Sofia Coppola'nın romana büyük ölçüde sadık kaldığını ekleyim.

2 yorum:

Çavlan dedi ki...

Sanırım filmi izlemeden önce romanını okuyacağım ben :)

Sera dedi ki...

En güzeli :)