Pazartesi, Şubat 21, 2011

Süper İyi Günler

Asperger sendromlu bir çocuğun günlüklerini okumak, dünyaya -çoğunlukla- salt mantık çerçevesinden bakan bir bireyin günlüklerini okumak aynı zamanda. Christopher mecaz denen olaydan bihaber. Söylenenleri kelimenin ilk anlamıyla algıladığı için trajikomik olaylar meydana geliyor. Komşunun köpeğini ölü bulan Christopher'ın dedektifliğe soyunması, insanları sorgulamaya çalışırken cereyan eden komik olaylar ve kendisini rahatsız edici aile gerçeklerine götüren olaylar zinciriyle birlikte, kitabın en sürükleyici kısmı olan tren yolculuğu bir çırpıda okunuyor. Asperger sendromlu Christopher'ın bakış açısından enteresan ayrıntılara dalarken, "aynı anda hem komik hem hüzünlü" olan romanlar serisine bir yenisi daha ekleniyor.

Okurlar nedense, Christopher'ın asperger sendromlu mu, otistik mi olduğu konusunda bitmek bilmeyen tartışmalara girmişler. Benim okuduğum ve orijinal İngilizce versiyonu olan "Curious Incident of the Dog in the Night-Time"'da "asperger" diye geçiyordu ama aradaki farkı ya da ayrıntıları merak edenler wikipediayı inceleyebilir. Bana göre önemli olan Christopher'ın hangi sendroma sahip bir hastalığının olduğu değil, "normal insanlar" denen güruhtan farklı bir bakış açısını yansıtması ve yazar Mark Haddon'ın da bize bu çocuğun hikayesini ve arayış yolculuğunu sade, eğlenceli ve yer yer de içli bir dille aktarması. Tabii, aspergerli otistiklerin iç dünyasını yeterince iyi veremediği şeklinde eleştirilere de maruz kalmış yazar. Doğal olarak o kadarını bilemeyiz ama bu haliyle de aydınlatıcı görünüyor roman. Kitabın iki bölüme ayrıldığı da söylenebilir. Christopher'ın gerçeği öğrenmeden önceki ve sonraki yazdıklarına dikkat etmek lazım. Çıktığı yolculuğu yazar oldukça gerilimli bir üslupla anlatıyor. Christopher'ın sendromu bu gerilime tuz biber ekiyor.

Mark Haddon romanında Christopher aracılığıyla enteresan bilgiler de sunuyor okurlarına. Özellikle uzayla ilgili bölümler pek güzel. Zamanın gizemi de cabası. Matematiksel ayrıntılara ise şahsen hiç girmesem daha iyi.

"Bence asal sayılar hayata benziyor Çok mantıklılar ama asla kurallarını çözemiyorsun, bütün vaktini onları düşünerek geçirsen bile..."

Kitabın bölüm numaralarının asal sayılarla ilerlediğini de eklemeliyim.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

'aperger sendromu'nu mary ve max adlı animasyonda duydum ilk kez.Kitabın konusu çok ilgimi çekti ve ilk fırsatta alıp okuyacağım ve bu yüzden teşekkür etmek istedim.

Sera dedi ki...

a evet orda da vardı. Adam filminde duymuştum bir de ben. iyi okumalar dilerim :)

engin türkgeldi dedi ki...

Kitap en başta farklı tarzıyla ve ilginç bakış açısıyla hoşuma gitmişti, fakat ortasına doğru bunları kanıksamamla birlikte biraz sıkıcı bulmaya başlamıştım. Dediğiniz gibi bir yerden sonra hikaye/karakterlerden çok ek bilgiler (uzay, matematik vs) kitabı götürüyor (ki bence bu bir roman için bir kusur)

"The Curious Incident..."ı okurken ister istemez "Flowers for Algernon" ile karşılaştırıyor insan. Bundan da her zaman "Algernon" galip çıkıyor

Sera dedi ki...

Duymamıştım o kitabı. İyi bir vesile oldu.