Strings: Bir anlam veremediğim kuklalı bir animasyon filmi.
Misery: Kathy Bates iyiydi. Ağır ilerleyen sadistik bir Stephen King uyarlaması.
Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest: İlkindeki esprileri aratsa da, yaratıklı kimi yerlerde sıksa da, Kaptan Jack Sparrow'umuz geri planda kalsa da güzeldi. Ayrıntılar için eski mesajlara bakın :p
Garden State: Baydı beni. Müzikleri çok hoştu.
Immortal Beloved: Beethoven'dan mı Gary Oldman'dan mı etkilendiğime karar veremedim. Hüzünlü bir biyografiydi. Özellikle Ayışığı Sonatıyla Neşeli Günlerin çalındığı kısımlar harikaydı.
Frida: Salma Hayek'i fazla sevmem ama bu filmde iyiydi. Kitabı daha çok sevdim aslında. Film ise daha çok bir aşk filmi gibi çekilmişti.
Howl's Moving Castle: Spirited Away'in eline su dökemedi. Ama harika görüntüler ve fikirler vardı. İçerdiği temalar ve karakterler de şahaneydi.
Great Expectations: İlginç bir Charles Dickens uyarlaması. Romantikliğim tuttu ama ben daha çok yağmur altındaki sahneyi sevdim. Müzikleri filmden daha güzel olanlardan.
Romeo Is Bleeding: İlk yarısı klişeydi. İkinci yarıda Gary Oldman'a pabucunu ters giydiren bir kadının varlığı filmi götürüyordu.
6 yorum:
Frida'yı 2 kez seyrettim. ama kitabını okumadım.
bence film güzeldi. aşka yer veren her film güzel ya :p hehe...
hem hüzünlü hem de insanı gülümseten bir filmdi :)
Misery,
Kathy Bates için izlemiştim.O kadını severim ancak,film canımı sıktı,sinirimi bozdu.
bence de çok sinir bozucu bir filmdi. Stephen King yapımları genelde öyledir ama filmde bayıcı bir hava vardı.
bu kez sınıfta kaldım, hiç birini izlememişim.
ama great expectations'ı sırf gwyneth paltrow yüzünden izlemek istemiştim yıllardır, denk gelmedi bir türlü.
gwyneth yakıyor ortalığı filmde.
Yorum Gönder