
Her kumsalda kumdan kaleler yaptım.
Ufak bir rüzgarda ya da dalgada yıkılacağını bilmeyecek kadar saftım.
Kumdan değil de betondan olsa bile yıkılmaya müsaitti hepsi halbuki.
Ama bilemezdim
Etrafa saçılan kumların ağzıma, burnuma, gözüme kaçacağını...
resim: devilious-red
9 yorum:
sen büyük hayallerle kumdan kaleler yaparsn ya kıskanç bi çocuk ya da eşek kadar bi herif gelir yıkar. bi de gavurlar bu konuda bizden daha başarılı...
üzülme canım hayallerin olduğu sürece hayattasındır zaten..bir gün onların gerceğe dönüşme ümitleri ayakta tutar seni..olur da gercekleşmezse düşersin ama tekrar yeni bir hayal tutar elinden de kalkarsın...ve bu döngü sürekli sürer gider...
kumdan kalemiz yıkılıyor da, hadi neyse, bari yıkılınca o kalıntılar ağzımıza gözümüze kaçmasa, görüş alanımızı puslandırmasa, engellemese...
dilek: ya da şırpıntı bi kız dostun...
menapoz abla: kumdan kalelerin kaderi bu. sürekli yıkılmak. sonra yeniden yapmaya kalkmak...
elsa: sorun da orda zaten...
kumdan kaleler yıkılıyor ve sen nedenini bir önceki postunda açıkça söylemişsin "insanlar seni üzmek için varlar" diyerek... sen emek verirsin, ter dökersin, seversin, inanırsın o kumdan kaleye ve bir "insan" gelir tekmeyi savurur onun üzerine... herşey darmadağın olur!! ve ne yazık ki o tekme o kadar güçlüdür ki; sen değil kumdan, çelikten bile yapsan kaleni birileri yıkmak istedikten sonra... ama senin gibilerin, bizim gibilerin vazgeçmemesi lazım kalelerinden. insanlardan ümidi kestiğin anda, kendinden de ümidi kesersin çünkü...
chayat: iki mesaj bağlantılı zaten. hayat vazgeçip vazgeçmeme kararı üzerine kurulu sanki...
Şiirleriniz çok güzel...
teşekkür ederim. şiir olduklarını söyleyemem yalnız.
peace: senin de kandilin mübarek ve mutlu olsun.
Yorum Gönder