Ona geçmeden önce diğer 3 filmden kısaca bahsedeyim;
Death On The Nıle/Nil'de Ölüm:
Yine Agatha Christie'nin romanından bir uyarlama. Daha önce izlediğim "Murder on the Orient Express"ten daha sürükleyici ve kitaba daha yakındı. Yalnız önceki filmde dedektif Poirot, bu filmdekine göre daha inandırıcıydı.
To Die For/Sonsuz İhtiras:
Yerel bir hava durumu sunucusunun hırsları ve cazibesiyle insanları nasıl kullandığı anlatılırken, yönetmen Gus Van Sant medyayla dalga geçiyor. Film boyunca sürekli etrafta kameralar görüyoruz. Nicole Kidman bir çeşit femme fatale ve role gayet uymuş. Matt Dillon yine bildiğimiz aynı surat ifadesiyle aptal kocayı oynuyor. Asıl döktüren saftirik genci oynayan Joaquin Phoenix'ti. Eğlenceli bir film olduğunu söyleyebilirim.
Barnyard/Parti Hayvanları:
imdb'de oldukça düşük not alan film aslında gayet eğlenceliydi. Monster House'a nazaran özellikle. Sıkıldığım yerler, hayvanlar arasındaki eğlenceler vs. idi. Bir de böyle animasyonlarda, hayvanlar, oyuncaklar ve bilimum yaratıklar insanların ruhu duymadan gününü gün eder ya da neler neler yaparlar. Bu klişe "Tom ve Jerry"'den "Oyuncak Hikayesi"ne dek birçok çizgi film ve animasyonda görülür ama artık sıktı.
La Mala Educacion/Kötü Eğitim:
Almodovar'ın bu filmini baya merak ediyordum ve sonunda merakımı giderdim. Öncelikle Gael Garcia Bernal'in ne kadar cesur bir performans sergilediğini görüp bir kez daha hayran oldum. Almodovar da bulmuşken sonuna kadar sömürmüş oyuncuyu.
Bundan sonrasını izlemeyenler okumasın:
SPOILER:
Eşcinsellere Almodovar filmlerinde sık rastlanır, ancak bu filmdeki eşcinsel ilişkiler çıkardan ve cinsellikten başka bir özelliği olmayan sığ ilişkilerdi. Derinlik hususunda Ferzan Özpetek'in Cahil Periler'ini izlemek daha uygun bir seçim olabilir. Bu filmin iki eşcinsel arasındaki "aşkı" değil, aralarındaki "çıkar" ilişkilerini anlattığını söylemek daha makul olur kanımca. Aralarındaki diyaloglar ve birbirlerine bakış açıları -özellikle havuz sahnesinden de belli olduğu gibi-pek samimi gelmedi. DVD'sinin bile sansürlendiğini biliyordum ama bu kadar göstere göstere bir eşcinselliğin verilmesini beklemiyordum.
Yine de bu yazdıklarım filmi beğenmediğimi göstermiyor. Filmin sevdiğim yanları, Almodovar'ın stili, film içinde film mantığı, flashback kullanımı, filmdeki renkler ve şaşırtıcı olaylar zinciri.
Bir de, başlangıçta iki eski okul aşkının yıllar sonra buluşmasını gösterip, sanki filmin geri kalanında bu iki erkeğin büyümüş hallerinin ilişkilerine ve kişiliklerine etkisini yansıtacakmış gibi bir hava verilmesi, daha sonra ise bambaşka bir yöne doğru sürüklenmesi ilginçti. Diğer Almodovar filmlerinin tam aksine bu filmde hiç kadın yoktu; sanki kendisi tüm filmografisini tersyüz eder gibiydi. Ş
imdiye kadar izlediklerimden Konuş Onunla ve Annem Hakkında Herşey beni çok etkilemişti. Ama en şaşırtıcısı ve en özgün olanı buydu.
3 yorum:
yaaa senin profil fotoğrafının renkleri çok güzeeeeel
benimse son bir ayda izlediğim tek film lonesome jim'di. galiba geçen seneki festival filmlerindendi ve türkiye'de sinemalarda gösterime girmedi diye hatırlıyorum. dvd'sini kadıköy'de dolaştığım yağmurlu bir gün aldığımı hatırlıyorum.
jim rolündeki casey affleck ve anika rolündeki liv tyler'ın oyunculuklarını beğenmiştim.
film lonesome jim'in kronik yalnızlığı etrafında dönüyor ve filmin ruhuna hiç uymayan bir şekilde mutlu sonla bitiyordu. jim bilet aldığı otobüse binmekten vazgeçip uzaklara gitse bence mantıklı bir sonuçla bitecekti. bu arada farkında olmadan spoiler verdim galiba, özür;(
almodovar sinemasına gelince; son yıllarda izlediğim en iyi filmlerinden biri olan hable con ella / konuş onunla, almodovar'ın eşcinsel hikaye anlatma saplantısının görülmediği sayılı filmlerden biriydi. genel beğenilere hitap ediyordu ve bence çok iyiydi. ondan önceki all about my mother dahil bad education gibi filmleri de bence eşcinsellere yönelik filmlere ilgi duyanlara yönelik. tamam başka dünyalar ilgi çekici olabilir ama bu filmleri genel sinema izleyicisi gözüyle izlemek rahatsız edici olabilir.
iyi bayramlar.
tuhaffiye: sağol :)
anyone: "lonesome jim"'le ilgili bir fotoğraf görmüştüm. "Liv Tyler" gülümserken bir fotoğraf tutuyordu. ilgimi çekmişti.
Eşcinsel filmlerine pek ilgi duymam normalde. Arada bazı güzel filmler çıkıyor. bu filmin de güzel yanları vardı ama rahatsız edici yanları da vardı. "Konuş Onunla" en güzeliydi.
Yorum Gönder