Pazar, Aralık 10, 2006

Filmler/4-10 Aralık 2006

Babel:
Batılılara "hoşgörülü olun" mesajını veren filmlerden biri Babel.
Artık klişe olmaya başladı evet ama özellikle Amerikalıların böyle filmler izlemeleri lazım.
Duygusallık ve oyunculuk açısından etkiliyor film.
Beni en çok Faslı çocuklarla Meksikalı dadının içler acısı hali etkiledi. Japon kız ise çok sinirime dokundu.
Brad Pitt bambaşkaydı ve umarım hep böyle "başka türlü" olur.
Cate Blanchett'ı Heaven'dan beri çok severim. Burada ikinci planda kalmış maalesef yaralı rolünde olduğu için.
Gael Garcia Bernal'le ilgili düşüncelerimde değişen birşey olmadı. Yine güzel birçok açılardan.
Dikkatimi çeken diğer roller, tüm gıcıklığına rağmen sağır dilsiz Japon kızı oynayan genç oyuncu, Japon polis ve Meksikalı dadı.
Japon gençleri gerçekten bu kadar yüzeysel mi diye merak ettim ayrıca.
Sonuç olarak, Amores Perros kadar olmasa da, bazen sıkılsam da yılın önemli filmlerinden biri bence.


Terra Estrangeira/Foreign Land:
Motorsiklet Günlüğü'nün yönetmeni Walter Salles'in ilk filmlerinden biri. Dramatik ve hüzünlü bir film. Siyah beyaz çekilmiş olması da bu dramatiklik hissini artırmış sanki. Renkli olsaydı film sıradan görünürdü belki de.
İki Brezilyalının Portekiz'de yaşam mücadelesi, yalnızlıkları, parasızlıkları, Brezilyalıların Portekiz'de ikinci sınıf insan muamelesi görmeleri vs. anlatılıyor. Sonundaki olaylarla en sonda çalan hüzünlü şarkı birleşince bir süre yerimden kalkamadım. Kalakaldım...
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak:
Doğallığını ve deneyselliğini takdir ediyorum filmin.
Filmleri nasıl hareket ettireceğini keşfeden çocuğun o anki sevinci filmin en çok sevdiğim an'ı oldu.
Solino'yu ve Beş Vakit'i anımsatıyordu.
Ama "daha iyi olabilirdi" hissinden kurtulamadım sonuna kadar.
Daha düşsel ya da ismi gibi iddialı birşey bekliyordum sanırım, biraz da ondan sevemedim.

9 yorum:

Ali Sağlam dedi ki...

"Batılılara "hoşgörülü olun" mesajını veren filmlerden biri Babel."

Sadece batılılar mı? Pek öyle olmadığını düşünüyorum. İnsanlarımızda da artık hoşgörü filan yok. Az söyledim; "hiç yok"...

Bu kadar güzel bir bloga ilk yoruma böyle kötü bırakmak istemezdim ama Babel gerçekten de iyi bir film olduğunu düşünüyorum.

"İletişimsizlik" insanlığın problemi...

Sera dedi ki...

kötü bir film olduğunu söylemedim zaten. dediğim gibi yılın en iyi filmlerinden biri.
sanki batılıların daha çok ihtiyacı var gibi hoşgörülü olmaya. farklı olanı dışlamaları, "ötekine" potansiyel terörist gözüyle bakmaları böyle düşündürdü. ama tabii ki genel olarak bakıldığında herkesin ihtiyacı var hoşgörülü olmaya. hele kendi insanlarımızın...

Adsız dedi ki...

sadece kızın disko sahnesi için bile izlemesi gereken bir film...

memed dedi ki...

sağolun

Sera dedi ki...

godot: aslında orda çok sıkıldım ama çok anlamlı olduğu da bi gerçek.

memed: ne demek :D

mayksisman dedi ki...

Babel için söylediklerine katılıyorum, ben filmi gerçekten her bakımdan çok beğendim. İletişimiszlik konusu bu kadar mı hoş işlenir.

Sadece tek eleştirim şu olucaktır ki; Japon kızın dünyası, diğerlerininkiyle biraz kopuk, yani asıl konuyla alakasız duruyor bence, yoksa onun yaşadıklarının ve sorunlarının anlatılış biçimini eleştirmiyorum. Sadece genel hikayeden kopuk olmuş.
Ayrıca Brad Pitt cidden çok şaşırttı beni filmde. Helal dedim meğersem adam gibi bi filmde oynayınca gerçek cevheri ortaya çıkmış...

Ali Sağlam dedi ki...

Filmde Japon kız ve babasını şöyle düşünmüştüm: Küresel bir dünyada yaşıyoruz ve basit olarak gördüğümüz tavırlarımızın sonucu karmaşık olabiliyor.

Bazı yönetmenlerde ve bu yönetmende dünya algısinda şöyle bir hal olduğunu da düşünüyorum: Etme bulma dünyası.

Ben galiba filmi bir daha izleyecegim :) Yazarken "evet böyle idi" diyorum ama yazdiklarimi okurken "acaba" diyorum :)

Sadece bu nedenle de olsa yönetmenin filmlerini seviyorum...

Adsız dedi ki...

babel... brad pitt ön planda tutulmamış olsa da iyi bir film :p

Sera dedi ki...

triancula: Brad Pitt ticari filmlerde de oynuyor, oyunculuğunu ön plana çıkardığı filmlerde de. ticari filmlerini azaltsa keşke.
Japın kızın öyküsü anlamlı ve hüzünlüydü ama diğerlerinden kopuktu filmde.

Ali Sağlam: kimileri çok seviyor Inaritu'nun filmlerini, kimileri de sıradan ve fazla melodramatik buluyor. benim favorim Amores Perros'tur. bakalım bundan sonra neler yapacak yönetmen.

red cat: Brad Pitt hayranlığı sezdim baya bi :p