Tezim kabul edildi.
Çok sevinçliyim.
Şimdi ayrıntılara geçiyorum.
Böylece tez savunmasının nasıl birşey olduğuna ilişkin bilgi sahibi olabilirsiniz :D
Belirtilen saatte danışmanımla diğer jüri üyesi olan hocaları beklemeye koyulduk.
Jürideki hocalardan biri geldi.
Diğerini bekliyoruz bekliyoruz gelmiyor.
Bu arada danışmanımın odasındaki küçük bir yılbaşı ağacını göstererek, danışmanım "bak senin moralin düzelsin, etraf canlansın diye ağaç bile getirdik" diyor. Ben de "darağacım olmasın o!" diye espri bile yapıyorum.
Neyse bir buçuk saat bekleme süresinin ardından, aynı zamanda bölüm başkanı olan jüri üyesi hocamın da ev numarasını bulabildik ve aradığımızda unuttuğunu söyledi!
Öğleden sonraya kaldı "savunma".
Tabii bende de heyecan had safhada bu kadar beklemenin ardından.
Ayrıca midem ve bağırsaklarım fena vaziyette!
Beklemek işkence kısacası, özellikle böyle bir durumda.
Öğleden sonra zaman geldiğinde sonunda bütün herkes toplanabildi ve başladık.
Önce tezimi özetlememi istediler. Ben de belirgin şeyleri sıraladım.
Bu arada danışmanım karşıdan onayladığını belirten kafa sallama hareketleri yapıyor.
Daha sonra jüri üyelerinin sorularına geçtik.
İlk jüri üyesi, baştan sona ayrıntılarıyla okuduğunu ve bir tane bile düşük cümle bulamadığını söylüyor. (E blog yazar gibi yazacak değiliz tezi tabi, di mi yani!) Sonuçtan memnun olduğunu ekliyor ve birkaç soru soruyor.
Daha sonra kendisini beklediğimiz jüri üyesi hocaya geçiyor sıra.
Bölümün en iyi tezlerinden birini yazdığımı, emek harcadığımı gördüğünü, beğendiğini söylüyor.
Sonra "birkaç eleştirim de olacak ama" diyerek, aslında benim konumla alakası olmayan birşeyler sıralıyor. Eleştirilerini yüzüme karşı sıralarken ben o anda fark ediyorum ki, bu eleştiriler aslında bana değil danışmanıma! Şöyle ki, danışmanım arada lafa karışıp sorularını ve eleştirilerini cevaplıyor. Beni unuttular neredeyse kapışacaklar!
Tüm bunlar sadece yarım saat sürüyor, sonra beni dışarı çıkarıyorlar.
Geri çağrıldığımda, "savunman yetersiz geldi" esprisini yapıyorlar önce!
Sonra neyse yüreğine indirmeyelim daha fazla deyip tebrik ediyorlar.
İşte böylece bir dönemi daha kapamış oldum.
Özgürüm!
Çok sevinçliyim.
Şimdi ayrıntılara geçiyorum.
Böylece tez savunmasının nasıl birşey olduğuna ilişkin bilgi sahibi olabilirsiniz :D
Belirtilen saatte danışmanımla diğer jüri üyesi olan hocaları beklemeye koyulduk.
Jürideki hocalardan biri geldi.
Diğerini bekliyoruz bekliyoruz gelmiyor.
Bu arada danışmanımın odasındaki küçük bir yılbaşı ağacını göstererek, danışmanım "bak senin moralin düzelsin, etraf canlansın diye ağaç bile getirdik" diyor. Ben de "darağacım olmasın o!" diye espri bile yapıyorum.
Neyse bir buçuk saat bekleme süresinin ardından, aynı zamanda bölüm başkanı olan jüri üyesi hocamın da ev numarasını bulabildik ve aradığımızda unuttuğunu söyledi!
Öğleden sonraya kaldı "savunma".
Tabii bende de heyecan had safhada bu kadar beklemenin ardından.
Ayrıca midem ve bağırsaklarım fena vaziyette!
Beklemek işkence kısacası, özellikle böyle bir durumda.
Öğleden sonra zaman geldiğinde sonunda bütün herkes toplanabildi ve başladık.
Önce tezimi özetlememi istediler. Ben de belirgin şeyleri sıraladım.
Bu arada danışmanım karşıdan onayladığını belirten kafa sallama hareketleri yapıyor.
Daha sonra jüri üyelerinin sorularına geçtik.
İlk jüri üyesi, baştan sona ayrıntılarıyla okuduğunu ve bir tane bile düşük cümle bulamadığını söylüyor. (E blog yazar gibi yazacak değiliz tezi tabi, di mi yani!) Sonuçtan memnun olduğunu ekliyor ve birkaç soru soruyor.
Daha sonra kendisini beklediğimiz jüri üyesi hocaya geçiyor sıra.
Bölümün en iyi tezlerinden birini yazdığımı, emek harcadığımı gördüğünü, beğendiğini söylüyor.
Sonra "birkaç eleştirim de olacak ama" diyerek, aslında benim konumla alakası olmayan birşeyler sıralıyor. Eleştirilerini yüzüme karşı sıralarken ben o anda fark ediyorum ki, bu eleştiriler aslında bana değil danışmanıma! Şöyle ki, danışmanım arada lafa karışıp sorularını ve eleştirilerini cevaplıyor. Beni unuttular neredeyse kapışacaklar!
Tüm bunlar sadece yarım saat sürüyor, sonra beni dışarı çıkarıyorlar.
Geri çağrıldığımda, "savunman yetersiz geldi" esprisini yapıyorlar önce!
Sonra neyse yüreğine indirmeyelim daha fazla deyip tebrik ediyorlar.
İşte böylece bir dönemi daha kapamış oldum.
Özgürüm!
12 yorum:
o zaman yeni yıl bayram filan yalan olmuş... bu kadar övgüden sonra
iyi tezler...
tekrar
tez bayramı hehe.
sağolasın.
bu arada senin bloguna yorum bırakamıyorum. google account falan diyor. kabul etmiyor :/
tebrik ederim sera.
tebrikleeer!
çok sevindim gercekten. :)
tebrikler yeniyıl ve bayrama rahat bir kafa ve tezinin savunmasını başarıyla yapmış biri olmanın mutluluğuyla gireceksin ne güzelll.artık iyi bayramlar nice yıllar ve tezsiz mutlu günler dileğiyle demenin zamanı:))
hepinize teşekkürler :}
bi tebrikte benden sondaki espri kötü olmuş ya :)
iyi bayramlar mutlu seneler..
evet pek eğlenceli bi espri olduğunu söyleyemeyeceğim :D
sana da teşekkür ederim.
tebrikler sera...
;)
teşekkürler canım :)
kendim vermişim gibi sevindim.
geçmiş olsun? hayırlı olsun? yani en güzel dilekler.. ah şimdi burada öyle aşka geldim ki; seninle ilgili neler dökmek isterdim. Fakat başbaşa kalabileceğimiz bir ortamda övmek istiyorum seni, utandırmamak adına.
:*
tebrikler..
teşekkür ederim tuğçecim. evet utandırıyorsun ne zamandır. öperim gene :***
Yorum Gönder