Dark CityBirçok yönden Matrix'e benzese de, Matrix'ten daha önce çekilmiş ve Matrix'e ilham kaynağı olmuş bir distopya filmi bu.
Ben zaten genelde pek sevilmeyen Equilibrium'u bile sevmiştim bu tür filmler arasından.
Dark City, Matrix kadar popüler değil ve onun kadar abartılı da değildi.
En azından buradaki "seçilmiş kişi" idealleştirilmemişti.
Daha karanlık ve umutsuzdu.
Oyuncular açısından ise, başroldeki Rufus Sewell'a ısınamadığımı belirtmeliyim.
24'ün Jack Bauer'i Kiefer Sutherland'in oynadığı rolü görünce de, "bi şimdiki aksiyon yıldızı Kiefer'a bak, bi de o zamanki karakter oyuncusu görünümündeki Kiefer'a bak" diye düşünmeden edemiyor insan.
MillionsBir çocuğun hayalgücü ve iyi olma savaşı.
Gökten içinde milyon değerinde para barındıran bir çanta düşünce, milyonların Tanrı'dan geldiğini sanıp, bu milyonları fakirlere bağışlamaya kalkan bir çocuğun öyküsü.
Erkek kardeşi ise, vergilerden kaçma ve bir an önce paraların değeri düşmeden harcamalar yapma peşindedir!
Şirin mi şirin, leziz bir film.
Sonu da çok hoşuma gitti.
Tek eleştireceğim nokta, Hıristiyanlık öğelerine fazla yer vermesiydi.
6 yorum:
Dark City yıllar önce hiç beklemediğim bir yerde karşıma çıkmıştı; o günden çok sonra geçen aya kadar hep aklımda idi. Geçen ay izlediğimdeki mutluluğum görülmeye değerdi.
Finale kadar gece karanlığında geçen filmin yönetmeni A. Proyas. Çektiği filmlerinden izlediklerim Crow ve I, Robot. Sen izledin mi bilmiyorum ama I, Robot'tada benzer bir tema (=makinelerin/ötekilerin insanlığı ele geçirme gayreti) vardı. Crow'u pek hatırlamıyorum açıkça - VHS videosu duruyor da, playerı yok :)
Derlerki D. City için referans film Fritz Lang'in Metropolisi'dir (1927). İzlemedim ama hiç kaçarı yok bulacağım bir yerlerden...
Sutherland için söylediğine katılıyorum. J. Bauer'e lafım yok da, o rol fazlasıyla yapıştı aktöre. Geçmişler ola...
I,Robot'ı izlemedim amaa The Crow'u çok sevmiştim. Metropolisi de izlemedim ama listemde. ama kimbilir ne zaman sıra gelir :)
Sutherland'i pek sevmem aslında. Sadece Dark City'de görünce dikkatimi çekmişti farklı rolü.
Bu kadar olur. Bu filmi galiba eş zamanlı izlemişiz Sera. Jennifer Connelly her ne kadar güzel olmasa da çok çekici bu filmde ya (: Filmin genelindeki atmosfer ve hoş kurgusu benim hoşuma gitti diyebilirim. Sozluk'Te herkes evet matrix'ten bahsediyodu, ki galiba bu film 1998 yapımı. izlerken benim de zaman zaman matrix'i anımsadığım yerler oldu. Ayrıca bilmem farkettiniz mi cidden Dark City'nin sonu da Requiem For A Dream'in sonunun aynısı! Üstelik ikisinde de Jennifer Connelly ve okyanus var... Yanılmıyorsam Requiem For A Dream 2000 yılında yapılmıştı. İlginç geldi.
triancula çok yerinde bir tespit yapmışsın; önceki haftalarda R.for a Dream ile Dark City'i ard arda izlemiştim. Güzel yakalamışsın...
iyi seyirler efendim...
triancula: olur böyle tesadüfler triancula :)
"güzel olmasa da çekici" sözünü anlayamadım. gayet güzeldi bence. Requiem'i izleyeli çok oldu. Sonunda öyle birşey var mıydı hatırlamıyorum.
torkunç: çok iyi bir oyuncu bence Jennifer Connelly. genelde iyi filmler seçiyor.
sera ben kaş faktörünü göz önünde bulundurarak onu sölemiştim. nedense biraz aldırsa süper olucakmış gibi; o külkedisi halinin yerine bi anda sinderella geçicekmiş gibi geliyo bana :p bilmem sen ne dersin ama, çok seviyorum o ayrı. (:
Yorum Gönder