Yıkıcı bir aşk öyküsü anlatmakla kalmaz, gerçek sevginin insanları nasıl korkuttuğunu ve insanların gerçek sevgiyi kollektivitelerine saldırı gibi gördüklerini anlatır yazar Andrew Jolly.
Kızılderili karısının ölüsünü kendi kasabasında gömme çabasıyla yollara düşen, yolda haydutların saldırısına uğrayan -haydutlar tabutun içinde elmas olduğunu sanırlar- kimsenin Kızılderili bir kadının ölüsünü bunca zahmete değer bulmadığı için kasabasına varınca daha da yalnız kalan Meksikalı bir adamın öyküsü. Tüm anlatılanların üstüne kitabın sonu daha da beter eder insanı.
Yalnızca iki kitabı yayınlanmış bir yazar bu. Çevirmen Tomris Uyar yazarın izini ABD Kongre kitaplıklarında bile aramış, ama ne nerede doğduğu, ne nerede öldüğü, ne de gerçekliğine dair bir iz bulabilmiş. Bu yüzden "hayalet yazar" diye bahsediyor kitabın önsözünde.
Aslında yalnızlığın kitabıdır.
Kitaptan iki alıntı
4 yorum:
İlginç bir konusu var yakın zamanda okumayı düşünüyorum zira merak ettim :)
nasıl tarif ediyim bilmiyorum.
sadece beni çok etkilediğini söyleyebilirim.
senin kadar ince eleyip sık dokuyan birini etkileyebiliyorsa, hakkaten okunacak bir kitaptır.
ve yalnızlığın kitabıysa benim mutlaka okumam gerekir. ;)
seversin sanırım :)
Yorum Gönder