Sabahın 12'sinde annemle aklımıza esti, sinemaya gidelim dedik.Gidilebilecek en mantıklı film Sis ve Gece idi. (Diğer seçenekler Hayalet Sürücü, Hannibal Doğuyor, Cesur Balık, İskoçyanın Son Kralı vs vs idi, tüm bu filmlerden seçtiğimiz filmin ne kadar isabetli ve karakter odaklılık koktuğunu düşünün artık!).
Kitabı okumadığım için sadece film hakkında birşeyler söyleyebilirim.
Uğur Polat'ın canlandırdığı polis dedektifi (ya da polis komiseri neyse işte), yasak ilişki yaşadığı Mine'nin kayboluşuyla, hem psikolojik bir savaş veriyor hem de "üstleriyle" uğraşmak zorunda kalıyor. Zaman zaman torkuncun da belirttiği gibi filmin temposu ağırlaşsa da (sözgelimi, Sedat'a telefon geldiği bölümlerdeki "hemen geliyorum"dan başka diyalog barındırmayan sahnelerin uzatılmasına gerek yoktu), sonuna kadar merakla izlettiriyor ve Sedat'ın acısını -aşk acısı mı demeliyiz?- hissediyoruz. Bir de film örgüt, operasyon, polis teşkilatı entrikaları gibi görünse de, sonuna kadar bir aşk filmi hissi verdi bana. Şaşırtıcı bir son barındıran filmde -daha önceden de şaşırtıcı bir sonu olduğunu duymuştum - zaman zaman Sedat'ın kıskançlık sebebiyle Mine'yi öldürmüş olabileceği kuşkusuna kapılmadım değil. (Bu tür filmlerde septiklik hususunda abarttığım oluyor kabul ediyorum bunu).
Filmde Sedat'ın Mine'yle olan zamanlarını hatırladığı kısımların sarı, şu anki yaşadıklarının gri ve soğuk mavi tonlarında gösterilmesi de anlamlıydı. Ayrıca filmdeki çeşitli "cameolar" da gözümden kaçmadı. Kurtlar Vadisindeki rolünün tersine bir polis komiserini oynayan Oktay Kaynarca mı istersiniz, Binbir Gece'deki "efendi" rolünün tersine şüpheli bir şahsı canlandıran Tardu Flordun mu istersiniz, Aliye'nin kaynanası Ayten Uncuoğlu mu dersiniz, hepsi küçük rollerde arz-ı endam ediyorlardı. Tüm bu oyuncuların tektip dizilerde harcanması yerine, gerçekten kaliteli ve derinlikli sinema filmlerinde oynaması daha güzel olmaz mıydı diye düşünmeden edemedim.
Uğur Polat'ın dışında İlyas Salman'ın da döktürdüğünü belirtip bu bahsi kapamak isterim.
*Söz kitabı okuyacağım en kısa zamanda.
6 yorum:
cameo>> bu terimi bilmiyordum, teşekkür ederim.
Daha gelmedi buraya :(
selma ergeç...
hakikaten güzel bi çalışma (:
uğur polatı çok çok seviyorum. oynadığı her role inanıyorum.
torkunc: ne demek ;)
ludmilla: gelir inşallah :)
triancula: selma ergeç'ten dolayı mı güzel :p
şebotik: farklı bir havası var bence de.
tabiki de evet :p
yok canım normalde de iyidir de :p
Yorum Gönder