İlk defa uçağa bindiğimde uçak kalkarken ürkedurmak, ne yalan söyleyim, eğlenceli bir şeydi.
Cunda adasının arka sokaklarındaki eski evler pastele boyanmış gibi duruyordu.Takılara ve lokmalı dondurmasına saldırırken adanın şirinliği ve bozulmamışlığı hoşumuza gitti.
Yine de aşırı kalabalık olmasını gerektirecek bir özelliğini göremediğimi belirtmek isterim.
Genelde Gökçeada'yla birlikte anılan Bozcaada'dan bahsederken Gökçeada'dan bahsetmeyince, Bozcaada resimdeki rüzgar gülleri gibi boynu bükük kalacakmış gibi geliyor. (Blog yazarının son zamanlarda bu "boynu bükük" sözcüğünü sık kullanmaya başlaması hayra alamet değil. Ayrıca 'yapışık ikiz değil bu adalar' diye kendi kendimin ağzımın payını vererek kaldığım yerden devam ediyorum.)
Rüzgar güllerini görmek ve yakınlarına kadar gitmek şahaneydi. "Boynu bükük" dememin sebebi ise, rüzgar enerjisinden yararlanmayarak, daha doğrusu yararlandırtmayarak, dünyanın enerjisini yitiriyor oluşumuz. Enerji değil kar elde etmek hedeflendiği sürece hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum.
Bozcaada'nın kalesi ise gördüğüm en güzel kaleydi. Turların kale gösterme merakına bir türlü anlam veremesem de ve geçen yılki Karadeniz turunda taş görmekten bıksam da, Bozcaada'nın kalesinde dolaşırken sıkılmadım.

Kaz Dağı gezisi zorlu geçti benim için.
İlk kez jeepe binmek güzeldi ama bir gün öncesinin akşamında hastalandım ve işkence gibi geçti gün biraz. Peynir ekmekle arkadaşlık ederken devasa yaban arılarıyla yaban sineklerinden kaçınmaya çalıştım. Bir yandan da jeepte oradan oraya savruluyordum midemle birlikte.
Kaz Dağından bahsetmem gerekirse, kaynak sularının görülmeye değer olduğunu, yine de Karadeniz yaylalarına birkaç kez daha gitmeyi tercih edeceğimi eklemeden edemeyeceğim.
Foça, Assos ve Çanakkale'yi de sonra yazarım.
12 yorum:
Tatilini (sadece bir hafta sonra) Cunda'da geçirmeyi planlayan biri olarak şu sorularımı yanıtlarsanız mutlu olacağım :)
1. "Yine de aşırı kalabalık olmasını gerektirecek bir özelliğini göremediğimi belirtmek isterim."
Bu tümceden "kafanı dinleyemezsin" anlamını mı çıkarmalıyım?
2. Papalina yeyip, rakı içtiniz mi? (Papalinalarda sorun yok değil mi, kendilerine özel bir ilgi göstermek niyetindeyim :)
Ahh... Bozcaada. Orada gerçekliği algılamada diğer yerlere göre daha fazla sorun yaşıyorum...
Ege yine de iyidir =) Ülkenin diğer bölgelerinden ayrıdır, insanıyla yaşamıyla ;)
Ayrıca fotoğraf makinenin markasını varsa lenslerini yazarsan sevinirim =)
günlerin tortusu:
1. gündüzleri kafa dinleyebilirsin. geceleri ise arka sokaklarında belki adım atacak yer bulabilirsin. plajını göstermediler bize bu arada.
2. içkiyle aram sıfırdır. papalinayla hamsi arasındaki 5 farkı bana söylersen memnun olurum :)
Bozcaada ile olan hislerini ise ayrıca öğrenmek isterim.
tosbaa: İnsanları gerçekten de diğer hiçbir bölgeye benzemiyor. Ben güney Ege'de yaşıyorum ve bu kısım için aynı şeyi söyleyemem ama özellikle İzmir ve çevresi başka güzel.
Makinem nikon d50. lensim yok. 18-50 mm objektif kullandım bu gezide. zoom objektifimi götürmeyi unutmuşum. objektifler sigma. yardımcı olabilmişimdir umarım. gene beklerim :)
Kuzey Ege'nin Y'sini unutmuşsun başlıkta:)
:açıkarayanşapşalsmileysi:
vay be buralara gelmişsin demek. belki göz göze bile geldik CUnda da ama haberim yok. (: Ortunç a da gittin mi? eğer gittiysen hayran kalmışsındır diye düşünüyorum. e haliyle Türkiye nin ilk boğaz köprüsünden de geçtin.. :)
ah ben senin diğer yazındaki yorumunda söylediğin gibi ege'yi karadeniz'e katmışım : ) demek adaları gezdin ha, nasıl özledim ege zeytinyağına ekmek batırmayı.
Ayazma Plajı'nın 100 metre gerisinde, güneş yükselmeden bozulur bağlar. Sabah beşte örneğin, Ayazma Plajı'nda uyanır ve karnınızı doyurmak isterseniz, göz hakkınız olan üzümü
-Dionysos'un hakkıdır belki de- kimse sizden esirgemez.
Akşamdan içtiğiniz üzüm suyunun etkilerini dindirmenin en iyi yoludur üzüm yemek. Ya da siz öyle sanırsınız...
-----
Ada size her aradığınızı sunmaz. Ne de olsa adadır işte. Küçük –Neye göre? Kime göre?-
Ada ama, kendini sunar: Safi bir dinginlik, izafi bir sessizlik...
-----
Bulunduğunuz yerden, en uzak noktaya bile yürüyerek gidebileceğini bilmek = Bütünlük.
Her noktasına ulaşabileceğinizi bildiğiniz kaç yer var dünyada?
-----
Troya yanıyor için için ve Tenedos’ta bir yazar hayal kuruyor. İlyada okunarak yazılıyor her yıl.
-----
Ne demiştim daha önce: “Orada gerçekliği algılamada diğer yerlere göre daha fazla sorun yaşıyorum”.
Haydi şerefe...
e güsel yaa..ah bi de su gezilerde hastaık olmasa..
çanakkaleyi çok merak ediyorum..
rüzgar güllerini görünce aklıma çeşme geldi oranın girişinde de vardır..türkiye okaadar çok olanaklara sahip ama gel gör ki başkentte susuzluk sorunu war..değerlendirilemiyor..
karadenize bir daha gelirsen samsuna beklerim..gelmiş mydin daha once samsuna??
renal: aman değiştirdik :hıh:
kelimebitkisi: göz göze gelip de görüşemememiz ne acı değil mi.
ortunç falan bilmiyorum ben. ama ilk boğaz köprüsünden birkaç kere geçtim :D
gunlerin tortusu: plaj değil buzlu su sanki. ama sahil güzeldi.
Bozcaada'ya olan hisleriniz de daha iyi anlaşılıyor böylelikle bu manilerle :)
menopoz abla: evet samsuna geldim ama bir saat bile kalamadım. içinden geçip heykelin önünde fotoğraf çektirdik sadece.
"Yazdıklarım değil mani,
Bunu duymak oldu ani,
Mani yazmak isteseydim
Öyle mi yazardım yani?"
Bozcaada için mani de yazmak isterdim, ama vakit yoktu...
:)
bozcaada sevilmez mi :)
rüzgar güllerinin olduğu resmin aynısını ben de çektim :) aynısı ama.
birkaç tane daha var rüzgar güllerinden :)
Yorum Gönder