Perşembe, Ekim 11, 2007

Boyalı Kuş - Jerzy Kosinski


2. Dünya Savaşı sırasında ailesinden ayrı düşen bir çocuğun yaşam savaşı anlatılıyor kitapta. Bu "yaşam savaşı" çocuğun köyden köye savruluşunu, şiddetin, aşağılanmanın ve sömürünün her türünü yaşamasını içeriyor.

Çocuğun ağzından anlatılıyor kitaptaki olaylar ve karakterler. Bununla birlikte, "bir çocuğun dilinden anlatılan" diğer kitaplardan o denli farklı ki...
"Boyalı Kuş" bir Şeker Portakalı gibi duygusal değil, bir Küçük Prens gibi hüzünlü de değil, çünkü bu kitapta umut yok. Yaşadıklarını aktaran anlatıcı çocuk kitapta bir seyirci, tarafsız bir gözlemciymişcesine anlatıyor yaşadıklarını. Sanki tüm o mücadeleleri, istismarı, itilip kakılmaları yaşayan çocuğun kendisi değilmiş gibi bir tavır benimsemiş yazar Jerzy Kosinski. Bir çocuğun anlatıcı olarak kitaba yerleştirilip de naif olmayan bir üslup kullanılmasına daha önce rastlamamıştım. Çocuğun hissettiklerinden çok, savaş döneminde yaşananlara, insanların farklılıklara tahammülsüzlüklerine, insanların tektipliğine odaklanmış yazar.
Yaşananların gerçekliğini iyice vurgulamış yazar bu üslubu benimserken, öyle ki tüm o sarışın mavi gözlü insanların arasındaki kara saçlı kara gözlü çocuk kitabın sonlarına doğru gittikçe katılaşıyor. Şiddet sıradan bir şey haline geliyor onun için.
Yazar sonsözünde, savaşı tecrübe etmiş gerçek insanlarla konuştuğunu ve kitapta anlatılanların gerçekten yaşananların yanında hiç kaldığını kendisine söylediklerinden bahsediyor.
Sanırım savaşın etkisi bu derece keskin bir şekilde anlatılamazdı. Okudukça, "artık yeter" diyor insan, bir sinir harbine dönüşüyor kimi zaman anlatılanlar. Ama kitabı elden bırakmak mümkün olmuyor.

Kitaba ilişkin ayrıntılı bir yazı şurada kaleme alınmış.

6 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Adaşım da bu kitapta yer almaktaymış :P, valla canım okumak istemekle beraber sinir harbi yaşamaya hazır değilim sanırım bu aralar. Belki daha sonra :)

Sera dedi ki...

Okursun bi ara, eminim o meşhur kitap listende bi yere sıkıştırırsın ;)

biri dedi ki...

ben okumuş ve sinir sınırlarımı zorlamıştım okurken. çok da beğenmiştim.
bence de insan elinden bırakmakta zorlanıyor.

öyle yorum yapıyım dedim :PP

Sera dedi ki...

iyi ki yapmışsın canım. gene beklerim :pp

sunrise dedi ki...

okudukca sinirleniyor insan.sanirim tum kosinski kitaplari insani zorluyor :)

Sera dedi ki...

şimdilik sadece boyalı kuşu okudum. dediğin gibi zorlayıcı olduğu için diğer kitaplarını okumak istediğimden emin değilim :)