Cumartesi, Kasım 17, 2007

atonement, the brave one, human nature

Atonement/Kefaret

Filmin başı ve sonu çarpıcıydı, ama ortalarında çok sıkıldım, bunaldım. Beklentilerim de yüksekti galiba, hayal kırıklığına uğradım.
Joe Wright'ın önceki filmi Aşk ve Gurur kadar akıcı gelmedi bi kere. Edebi atmosferi, ayrıntılara verilen özen, şahane manzaralar ve Keira Knightley'si de yerli yerindeydi ama bi kopukluk vardı. Kurgusu da güzeldi güzel olmasına, yine de filme adını da veren "kefaret" konusu daha farklı işlenebilirdi sanki.


Çocuk oyuncu çok iyiydi ve saygı uyandırıcıydı. James McAvoy da hem fiziksel anlamda, hem içsel bir oyunculuk sergilemesi bakımından uyumluydu. Vanessa Redgrave'in rolü kısa ama etkileyiciydi. Keira Knightley ise her zamanki gibiydi, Aşk ve Gurur'da daha doğaldı sanki. Karakterinden midir nedir ısınamadım bu filmde. Yeşil elbisesi de "filmlerde kullanılan en unutulmaz elbiseler" arasına girebilir rahatlıkla. Buna karşın, anoreksik vücudunun sürekli, sanki çok sağlıklı bir görüntüymüş gibi, sanki özenilecek bir vücuda sahipmiş gibi gözümüze gözümüze sokulmasından rahatsızlık duyduğumu belirtmek isterim. Erkeklerin arzuladığı böyle anoreksik vücutlu kadınlarsa alsınlar hayrını görsünler diyor, garezimin normalde gayet doğal bulduğum Keira'ya değil her daim şov dünyasında yer alan dayatmalara karşı olduğunu vurgulamayı bi borç biliyorum.


The Brave One/İçimdeki Yabancı

Direkt olarak, "bir intikam filmi" diye nitelenebilecek film akılda kalıcı olmayacak muhtemelen. Akılda kalıcı olabilecek şey, Jodie Foster'ın çetinceviz oyunculuğu. Annem kendisini çok sevdiği için izlememiz kaçınılmazdı bu filmi. Açıkçası ben de uzun zamandır şöyle sıkı bir Jodie Foster oyunculuğu izlemeyi özlemiştim. Özellikle trende geçen sahnedeki tutuk hali görülmeli.
Çocuk yıldız olduğu zamanlar da izlediğim filmleri vardı eskiden. Misal bi Freaky Friday vardı, sürekli gösterilirdi TRT'de. Genç kızla annesi bir günlüğüne yer değiştirirken "olaylar gelişirdi". Birkaç yıl önce yeniden çekmişler filmi. Jodie Foster'ın rolünü de Lindsey Lohan'a vermişler. Yazık.
Neyse filme dönecek olursak, Türkçe adı konuyla daha uyumlu sanki. Bir intikam öyküsü olmasının yanında, bir karakterin dönüşüm öyküsü çünkü bu film daha çok. Bir kadının kendisine ve yaşadığı şehre nasıl yabancılaştığının öyküsü.
Geceleri ne zaman güvenli oldu ki kadınlar için, ya da geceleri kadınlar için güvenli bir yer oldu mu hiçbir yerde herhangi bir zamanda ... bilmek isterdim.


Human Nature/İçgüdü

Pek bi eğlenceli bi olan film, bir Science of Sleep ya da Eternal Sunshine olmasa da ilgiyle izlettiriyordu son ana kadar. Michel Gondry ve Charlie Kaufman ortaklığının ilk ürünlerinden oluyor kendisi. "Modern dünyadan doğaya kaçış" veya "farklı olanın yalnızlığı" diye özetlenebilir. Ama Michel Gondry adını görünce, derinlikli ve hüzünlü bir yaklaşım beklemeyin, sonuna kadar absürdlüğünü koruyor.
Patricia Arquette ve Tim Robbins'in cins rollere karşı olan dayanılmaz sevgilerini bu filmde de görüyoruz, ama ben Tim Robbins'ten hala bir Esaretin Bedeli'nin Andy Dufresne'i gibi bir şey bekliyorum umutsuz bir şekilde. Patricia'yı ise ayrı bi seviyorum, ama bu sevgimin Lost Highway'de kendisine kapılan erkek hayranlarınkiyle uzaktan yakından ilgisi yok. Yüzüklerin Efendisi'nin Eowyn'i Miranda Otto, Fransız sürtük rolünde pek hoştu.

Şimdilik bu yazıyı burada noktalayarak, yazmak istediğim diğer 4 filmi de başka bir yazıya erteliyorum.
Evet uyanık bir yaklaşım, kabul ediyorum!

4 yorum:

Adsız dedi ki...

O güzel yeşil elbiseyi eklemişsin ;)

Maalesef izlediğim bir tanesi yok aralarında ki yorum yapayım, ama bir gün bir gün ... :D

Sera dedi ki...

sen istersin de eklemez miyim :)
izlersin bir gün eminim :D

nurvenur dedi ki...

Brave One'i ben de birkac ay once izlemistim. Judie Foster senin dedigin gibi basarili. Ama insanlarin eline silah alip, kendilerine gore yasamamali dedigi insanlari oldurmeyi tesvik etmesi yanlis geldi bana. Kizgin kizgin ciktim sinemadan, zaten zorla bu filme goturulmustum..

Sera dedi ki...

eh filmin en çok tartışılan yanı da oydu zaten. zorla bir filme götürülmek de çok can sıkıcıdır.