Perşembe, Şubat 28, 2008

Sweeney Todd

Tim Burton-Johnny Depp-Helena Bonham Carter üçlüsü havada perende de atsa, ağzıyla kuş da tutsa izlerim diyenlerin önde gidenlerinden olarak Sweeney Todd'u izleyip üzerine birkaç cümle de olsa söylemek boynumun borcuydu.

Ağzıyla kuş tutsalar bile dedim, filmin konusu şarkılar olmasa ilerlemeyecekmiş izlenimi verdiği için gerçekten de ağzıyla kuş tutuyor Depp ve Carter. Alan Rickman ile Sacha Baron Cohen de döktürüyorlar ve rollerine süper yakışmışlar, öyle ki oynadıkları rolleri başkalarının canlandırdığını düşünemiyorum ve özdeşleştiremiyorum. Sweeney'nin kızına aşık olan genci canlandıran oyuncu da Depp'in gençlik halini anımsattı. (bkz: Burton stili oyuncu seçimi.)

Şarkılar, kostümler, mekanlar, oyuncuların halleri, hepsi şahane. Ama o nasıl bir vahşettir öyle demeden geçemeyeceğim. Gotik başlayıp gore devam eden film Tim Burton'a yakışır mı, bu kadar kan revan görüntüsüne ihtiyacı var mı çok sevdiğimiz yönetmenin... Hele son sahnelerini dehşet içinde izledim. Müzikallerin çoğunda yoğun ilerleyen konular görülmez, müzikler sürükler bu tür filmleri. Sweeney Todd'un da çok özgün bir konuya sahip olmaması o kadar gözüme batmadı benim bu yüzden. Şarkılar yeterince sürüklüyor hikayeyi. Kan görüntüleri için ise aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

Öte yandan sadece kanlı, karanlık sahnelere sahip bir film değil Sweeney Todd. Feci halde dramatik olmasının yanında müzikal olarak da duruşu diğer müzikallerden çok farklı. Her yerinden umutsuzluk akıyor. Burton'ın intikam tutkusunun aşırı uçlara vardıkça insanın ne derece takıntılı hale geldiğini göstermesi, bunun yanında bir dünya intikam filminin intikam peşindeki karakteri gibi Sweeney Todd'a karşı bir özdeşim, hoşgörü, yakınlık duyguları hissettirmemeyi başarması artı puan. Bu bir "yaşasın intikam" filmi değil neyse ki, çünkü onlardan düzinelerce var zaten.


Not: Depp'i bu kadar antipatik gösterdiği için ayrı bir parantez açıp esefle kınama olayına giriyorum çok sevdiğim yönetmenime karşı.

2 yorum:

mayksisman dedi ki...

sanırım filmin başarılı oluşunun bi göstergesi senin antipatik bulman, benimse "yürü be sweeney" diye desteklemem. biçok karakter bence başarılı olarak adlandırılabilmesi için bizi ikilemde bırakmalı. karikatüre olmamalı hani, şu kötü, bu iyi gibi.

filmi bikere kanlı manlı tamam ama oldukça akıcı ve zevkli bi film olarak buldum, zerre sıkılmadım ki müzikalleri hiç sevmem, görüntüleri oyunculukları geçtim, filmin sonuna geliyorum. sonunda bence o adamın tutkulu intikam alma hırsı ve kendi kızını tanıyamaması bile bence çok güzel olmuş. eğer orda "aaa kızım benim" gibi abuk bi sonla bitseymiş gerçekten fena olucakmış, o deliliği çok iyi anlattığını düşünüyorum burton'ın. bu kez daha kanlı anlatmış bence bu da bi yönetmen için olumlu bişey. devamlı benzer tonlar kullanmaktan çok biraz daha değişik kızıl şeyler denemesini ben son derece olumlu karşılamıştım.

Sera dedi ki...

ben de hiç sıkılmadım zaten tüm o allı pullu kanlı manlı görüntülere rağmen sonra tekrar izleyeceğimin kesin olduğu filmlerden.