Pazartesi, Temmuz 14, 2008

Klasikler Seçkisi

Brazil

İlk başlarda sıkılırken, sonlara doğru ne olduğumu şaşırdığım bir filmdi Brazil. Hele o Pan'ın Labirenti'ni anımsatan finali yok mu...
Son derece mekanik ve yapay bir dünyada geçen bir bürokrasi ve iktidar eleştirisi. Benzetildiği 1984 romanı kadar çarpıcılık hissetmedim, ki karşılaştırma sadece belli açılardan yapılabilir zaten. Brazil'in en çarpıcı yanı sonlarıydı. Filmin şarkısı ise ayrı güzel, özellikle Pink Martini yorumu.

Şarküteri - Delicatessen

Üşütükler apartmanına hoşgeldiniz.

Jeunet - Caro ortaklığı genelde keyifli oluyor. Tonlar, karakterler, olay örgüsü ikilinin imzalarından sadece bazıları. Filmin her karesinden yaratıcılık fışkırıyor.


La Cite Des Enfanst Perdus - Kayıp Çocuklar Kenti

Masumiyetin ölümünü çağrıştıran asıl filme geldi sıra.
Dev adamla unutulmayan çocuk karakterler listesinin başlarında kendine önemli bir yer edinen Miette, sadece kayıp çocukları değil kendi ruhlarını da kurtarmaya çalışıyorlar. Çocukların düşlerini çalan kaçık bilim adamı da cidden ürkütücüydü. Gözyaşı etkisinin olduğu sahneyle Jeunet - Caro ikilisi yine ders verir gibiler.

Hiç yorum yok: