Cuma, Eylül 05, 2008

once, conversations with other women, thirteen

Once

İzlediğim en doğal filmlerden biri. Bol müzikli bir aşk ve göçmen hikayesi.
Müzikli sahneler filmin en akıcı anlarını oluştururken, göçmenliğe ve yalnızlığa dair önemli şeyler söylüyor film. Glen Hansard ve Marketa Irglova'nın karakterlerinin aşkı son derece sahici ve finali de bir o kadar çarpıcı. Keşke biraz daha akıcı ilerleseymiş diyeceğim çünkü bazı anlarda sıkılmaktan alamadım kendimi. Şarkılardan ise en çok Falling slowly ve If you Want Me'yi sevdim.

Conversations with Other Women

Before Sunset'in daha karamsar versiyonu diyebiliriz film için. Helena Bonham Carter'ı izlemekten gözümüzü alamadığınız filmde, Kara Şövalye'nin İki Yüz'ü ve Bölge Savcısı Aaron Eckhart'ın da Helena'dan aşağı kalır yanı olmadığını görüyoruz. Diyaloglarla ilerliyor ve çok az mekanda geçiyor film. Diyaloglar ilerledikçe de ikilinin geçmişle hesaplaşmalarını, kadın-erkek cinslerinin bakış açılarındaki farklılığı, peri masallarına yer vermeyen gerçek dünyayı ve karakterlerin ikilemlerini izliyoruz.
Before Sunset'e benziyor demişken, onun kadar akıcı bir film olmadığını belirteyim.

Thirteen

Bu abartılı ergen hikayesinden daha önce bahsettiğimi sanıyordum. Blog geçmişime baktığımda bulamadım ve bu yazıya eklemeye karar verdim.
Filmin en güzel yanı Evan Rachel Wood'un varlığı. Çalışkan, sanata yatkın, parlak bir inek öğrenciyken uyuşturucudan tikiliğe kadar her yola bulaşan genç kızın boşanmış ailesi, annesiyle çatışmaları, okuldaki 180 derece farklılaşmış hali yer alıyor filmde. Pat diye beyazdan siyaha geçiş görüyoruz karakter açısından. Öykü daha farklı anlatılabilecekken ergen melodramına, yer yer de kötü Türk televizyon dizilerine ve ahlakçı bir sona ulaşıyor. Evan hanımın dışında annesi rolünde Piyano filmi dışında pek çarpıcı bir rolünü göremediğim Holly Hunter ve annesinin sevgilisi olarak da unutulmaz dizi Six Feet Under'dan anımsayabileceğimiz Jeremy Sisto var. (bakınız Brenda'nın kardeşi Billy)


-Six Feet Under yazısı eklemek istiyorum buraya mutlaka bir gün.

4 yorum:

mayksisman dedi ki...

once da, conversations with other women da hard-disk'imde duruyor bir türlü izleyemedim gitti.


ve evet!

sonunda!

hala daha bir adet six feet under yazısı yazmayan sera'ya hücuuuuuuuum!

Sera dedi ki...

baştan hepsini tekrar izledim kardeşimle. 5. sezona geldim gene. bitirince yazarım belki :)

Unknown dedi ki...

conversations with other women'I beğenmemiştim hatta çok sıkıcı gelmişti bana. diyalog üzerine kurulu bir filmde daha sağlam diyaloglar beklerdir.

once ise güzel bir film. 150.000 dolara yapılmış. peh...

Sera dedi ki...

gerçekten diyalog eksikliği fazlasıyla hissediliyordu. malzeme güzeldi ama daha iyi olabilirdi.