
Ne yaptıysam, ne ettiysem beni içine alamayan bir kitaptı İnfaza Çağrı. Halbuki Nabokov'un Karanlıkta Kahkaha romanından büyük keyif almıştım. Hem umutsuz kitaplara karşı ayrı bir mazoşist düşkünlüğüm vardır. (1984'le olan ilişkimi yakınlarım iyi bilir.) Benim okuduğum resimdeki İletişim Yayınlarının basımı değil, Ayrıntı Yayınlarının minnacık yazılarla basılmış haliydi. Bu minicik ve sıkıştırılmış yazıların da beni kitaba çektiğini söyleyemeyeceğim.
"Düşlerimde dünya yüceltilmiş, tinselleşmiş olurdu; uyanıkken öylesine korktuğum insanlar orada tıpkı boğucu havalarda nesnelerin dış hatlarına yaşam esinleyen o ışık titreşimine sarınmış, ona bulanmışcasına titrek bir ışık yansıması içinde görünürlerdi; düşlerimde dünya öylesine büyüleyici bir görkeme bürünür, özgürleşir, gökselleşir, canlanırdı ki sonradan bu boyanmış yaşamın tozunu solumak adamı bunaltırdı. Ancak ben çoktandır düş olarak adlandırdıklarımızın birer yarı-gerçek, gerçek vaadi, gerçeğin göz ucuyla sezinlenmesi, ondan gelen bir esinti oldukları düşüncesine alıştım; demek istediğim onlar, son derece belirsiz ve sulandırılmış olsa da kendisi bir yarı uyku, gerçek dünyanın sesleriyle görüntülerinin yabansı kılıklarda nüfuz ederek zihnin dış kabuğunun ardına sızdıkları -hani bir dal cama sürtündüğü için uykunuzda sinsi, ürpertici bir öykü duyarsınız ya da battaniyeniz üstünüzden kaydığında karlara battığınızı görürsünüz ya öyle bir mahmurluk durumu olan o pek övündüğümüz uyanıklığımızdan daha hakiki bir gerçeklik içerirler." (s.58)
İdamını bekleyen Cincinnatus dışındaki tüm karakterleri özellikle itici bir biçimde betimlemiş Nabokov. İnsanların ölüm karşısında nasıl da acımasız olduklarını, ölüme giden bir adamın önünde kendi avantajlı durumlarını hesaba katarak nasıl da kibirlenip alaycı tavırlar takındıklarını görüyoruz. Cincinnnatus ise, aynı durumdaki pekçok insan gibi düşlerine sığınıyor kimi zaman ama onun da iç sesini dinlediğimiz anlar çok fazla değil. Zaten adamı bir türlü rahat bırakmıyor gardiyan, müdür ve diğer mahkum. Kitabın sonunu ise oldukça tatmin edici bulduğumu söyleyim son olarak.
3 yorum:
Hâlâ başlayamadım ben bu kitaba. İlk Lolita'yı okurum herhalde Nabokov'dan. Ucuz diye Ayrıntı basımını almanın zararı bir de evet, çok tıklım tıkış kitap, cezbedici bir yanı yok :)
Ada ya da Arzu'yu Lolita'dan daha çok merak ediyorum.
O bayağı ağır diye duydum, ben önce Lolita'yı sonra öykülerini okurum kuvvetle ihtimal. Sonra bakarım artık diğerlerine.
Yorum Gönder