Çarşamba, Mayıs 13, 2009

kayıp hayaller kitabı


Bir Hasan Ali Toptaş romanı okuyacak olmanın rahatlığı, dinginliği ve huzuruyla balkona attım kendimi geçenlerde ve balkonda başladığım kitabın çokça bariz olmasa da hissedilmemesinin zor olarak tanımlanabileceği dehşet hissiyle ve buruklukla sonlara ilerleyen bölümlerini okumak üzere ise odama attım kapağı. Yine korunaklı ve hep güvenilir olan bir yazarın evreninde kayboldum sonuç olarak.

Taşra sıkıntısını yazarların çokça konu edinmesi canımı sıkar. Hasan Ali Toptaş için ise geçerli değil bu durum. Onun nev-i şahsına münhasır anlatımı, kurduğu tekinsiz atmosferler, hayallerine sığınan ve yitirdikleri hayalleri nafile çabalarla arayan karakterlerini okumak hep ayrı bir okuma yolculuğudur. Başka bir yazarın (ya da yönetmenin) gayet klasik işleyebileceği taşra sıkıntısını içsel anlatımla, tekinsizlikle ve düşsellikle birleştirmiş gene yazar Gölgesizler'de olduğu gibi. Bu kez o kadar üstü kapalı bir anlatım olmasa da Toptaş'ın gerçekle fantezi arasında gidip gelen karakterlerinin arada kalmış ruh halleri yine hissediliyor birçok satırda.

Hüsranla sonlanan bir aşk hikayesinde kendini kaybeden ve varlığıyla yokluğu bir diyebileceğimiz Kevser'le, yitirdiği umutlarını hayallerinde arayan küçük Hasan'ın öyküsüdür Kayıp Hayaller Kitabı daha çok. Bir de geçmişinde Kevser'e olan karşılıksız aşkında yitip gitmiş Hasan'ın arkadaşı Hamdi'nin dedesinin. Hasan'ın annesinin buruk hallerinin. Damarlarından öfke akan erkeklerin. Herkesin bir şeylerini yitirdiği bir kasaba ve okurun o içliliği iliklerine dek hissedeceği betimlemeler de cabası.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Hiç Hasan Ali Toptaş okumadım, ama sayende ilgimi çekti. Listeye alınmıştır, teşekkürler.

buraneros dedi ki...

yazını okurken Gölgesizler'de yaptığım yorumu hatırladım ve gidip baktım.Senin her zamanki mütevazi(utangaç:)yanıtını okudum...Çünkü bu yazını okurken samimiyetle şunu düşündüm:Bir kitabı ya da filmi yorumlarken kullandığın dilin yorumunu yaptığın eserle nasıl bir ton tutturduğunu...Ve senin okuma hızına ve sayına yetişmenin ne kadar zor olduğunu:))Süpersin:)

Sera dedi ki...

kitap kurdu: Hasan Ali Toptaş dediğim gibi ayrı bir okuma yolculuğudur.

buraneros: son zamanlarda öyle çok film izlediğim söylenemez. okumaya gelince de, günde bir iki saat mutlaka zaman ayırmazsam okumaya, eksik yaşamışım gibi geliyor. ayrıca gene utandım :)

Unknown dedi ki...

alıp okumak için can atıyorum.

Sera dedi ki...

bakalım beğenecek misin