Pazar, Haziran 14, 2009

Efrasiyab'ın Hikayeleri


Efrasiyab'ın Hikayelerini Puslu Kıtalar Atlası kadar sevemezken, P.K.A.'ndaki büyülü anlatımı, baş döndürücü olaylar silsilesini ve sürükleyici kurgusunu Efrasiyab'ın kıssadan hisse hissi havası veren hikayelerinde bulamazken, sırf ölümle ihtiyar adam arasında geçenlerden ayrı bir roman oluşturulsaydı nasıl bir romanla karşılaşırdık, onu düşündüm. Hac yolculuğu ve kemancının aşk öyküsü dışındakiler için zaman kaybı bile diyebilirim. Hele komikleşirken absürdleşen hikayeler bitmek bilmedi. Ezine canavarıyla göğe yükselen çocuk hikayeleri için özellikle "can sıkıcı" sözcüğünü kullanmam gerekiyor bu durumda. Uzun İhsan efendinin kaçışı da o kaçış.

5 yorum:

Moonshine dedi ki...

Cok ilginctir, benim de baslayip bitiremedigim tek kitabi olmustu Ihsan Oktay Anar'in. Nedense bir turlu kitabin dunyasina girememistim, ki bu Anar kitaplarini okurken hic karsilasmadigim bir problemdir.

toytronica dedi ki...

Bence de en zayıf halkadır Anar kitapları arasında.

Sera dedi ki...

moonshine: ben sonuna kadar okudum, ki genelde bir kitabı sevemezsem hiç acımam yarıda bırakırım. biraz da öyküler şeklinde olduğu için okudum sonuna kadar ama beklediğimi veremedi.

toytronica: yalnızca puslu kıtalar atlasını okumuştum o yüzden diğer kitapları için bir şey diyemeyeceğim ama zayıftı bence de.

Ludmilla dedi ki...

İlginç, ben bayağı sevdim E.H.yi, bir Suskunlar ya da Puslu Kıtalar Atlası kadar olmasa da bence Uzun İhsan'dan bekleneni veriyor.

Sera dedi ki...

o akıcılığı bulamadım ben bu kitapta. Suskunlar ı okumadığım için bir şey diyemeyeceğim ama pek okuyasım yok uzun bir süre.