Cuma, Kasım 20, 2009

Portnoy'un Feryadı


Bu kitap hakkında öncelikle ne söylemem gerektiğini bilmiyorum. Philip Roth'un oyunbaz, edepsiz, hiciv dolu, eğlenceli, zehir zemberek ve kimi zaman da yorucu romanına başladığımda neyle karşı karşıya olduğumdan habersizdim ve ilk defa bir Philip Roth romanı okuyacaktım. Philip Roth'a başlama kitabı olup olmadığı da bir tartışma konusu, ki ben aslında daha çok Pastoral Amerika'yı merak ediyordum fakat en yakınımda Portnoy'un Feryadı vardı.

"Ya çok seversiniz, ya da nefret edersiniz" şeklinde cümlelerle karşılaşırız bazen bir film, kitap, yönetmen, yazar vs.ye ilişkin yorumlarda. Bense bu kitaba bir yandan bayıldığımı, bir yandan da sonunu zor getirdiğimi söyleyeceğim ve o klasik yoruma uymayacak. Yahudi bir ailenin "sorunlu" çocuğu olan Portnoy'un monolog şeklinde yazılmış romanı ya da gözlemleri şeklinde özetleyebiliriz kitabı. Yahudi ailelerin nasıl kapalı kutu olduğunu anlatırken anneyle erkek çocuk arasındaki ilişki ile aile baskısını öyle eğlenceli ve dobra biçimde betimliyor ve öyle güzel verip veriştiriyor ki ve o Yahudi aile ile bir erkek çocuğun yetiştirilme biçimi Türk ailelerine o denli benziyor ki birçok okurun bol bol özdeşim kuracağı kesin.

Kahramanımızın kadınlarla olan cinsel maceralarına gelecek olursak, toplumla ailenin ikiyüzlülüğünü bize bolca betimleyen karakterin bu kez kendi ikiyüzlülüğüyle karşılaştığımız kanısındayım. Tüm fantezilerini gerçekleştiren, fakat bir o kadar da yüzeysel ve cahil "Maymun" lakaplı kız arkadaşı, muhafazakar bir Amerikan ailesinin kızı olan diğer bir kız arkadaşı, üniversite yıllarında tanıştığı aktivist, demokrat ve tüm o hayal ettiği aile kavramlarını kendisinde barındıran mükemmellik abidesi olan kız arkadaşı ve son olarak da İsrail'e gittiğinde tanıştığı ve Portnoy'a demediğini bırakmayan o İsrailli kızla yaşadıkları yine yazarın alaycı ve edepsiz üslubuyla anlatılıyor. Bir türlü uzun süreli ilişkiler kuramayan ve dini kurumlarla arası hiç iyi olmayan Portnoy'un, o mükemmellik abidesi şeklinde betimlenen kızdan ayrılma sebebi, kızın onun için din değiştirip Yahudi olmayacağını söylemesi oluyor. Modern erkeklerin ikiyüzlülüğü mü desek yoksa karakterimizi başka psikolojik açılardan mı ele alsak bu konuda, ona okuyan herkes kendi karar versin.

Yazarın doludizgin anlatımının kimi zaman yorduğunu söylemiştim. Gücü ayrıntılarda saklı olduğu için sevdim kitabı kendi açımdan, fakat sayfalar boyunca bir adamın fantezilerini okumak istemiyorum ben ve bu da yorucu olan başka bir unsur kitapla ilgili. Son olarak kitabın bir aralar ülkemizde yasaklandığını söyleyim.

8 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Şu ana dek okuduğum kitaplar arasında Portnoy'un ailesini, özellikle annesini anlatışındaki canlı mizah ve gözlem gücü ile ancak Ignatius'un makaleleri yarışabilir. Açıkçası Roth'a başlangıç için uygun mu'nun cevabını ben veremiyorum. Çünkü Roth'un hiçbir kitabında bu kadar mizah yok, bir yerde yine komedi unsurları girse de işin içine bundan sonraki kitaplarında genellikle olay yer yer dramaya kayıyor vs.

Yine de, her şeye rağmen kitabı sevmene sevindim. :)

Sera dedi ki...

özellikle ailesini anlattığı bölümlerde elimden bırakamadım kitabı. sevinmene sevindim ben de :)

Porco Rosso dedi ki...

okmayı unutmuş ve tekrardan "fiş"lerle öğreneye çalışan biri olarak kitaplarınızı kıskanıyorum efem.

Sera dedi ki...

kıskanmaya gerek yok efendim. iş güç az olunca böyle oluyor. kaçıyoruz kitaplara, filmlere falan :)

Porco Rosso dedi ki...

hayat film kitaplara kaçtıkça güzel. işten bunlamanın son noktasına gelmek kötü, tezini yazmayı bırak okumaya başlamamış biri olarak roman okumak hiç istemiyorum. istiyorum lan aslında. beceremiyorum. yazmayı değilse de okumayı unuttuğuma eminim.
yazın lütfen. belki utanır başlarım okumaya.

hakan günday'ın ziyan'ı bile takıldı kaldı.

Sera dedi ki...

işten bunalmak da kötü, işinin az olması ve işsizlik rüzgarında sürüklenmek de. tez yazamamak da kötü, tez yazıp bitirdikten sonra boşlukta kalma hissi de. kitaplara devam kısacası. hakan günday hiç okumamışım bak onu fark ettim.

Porco Rosso dedi ki...

kinyas ve kayra derim öyleyse.
tek geçerim.

Sera dedi ki...

mesaj alındı efendim. tabi önce geçen aylarda sahaflardan aldığım onlarca kitaptan ve son ideefixe indiriminden aldığım onlarca kitaptan sonra ve kimbilir ne zaman maalesef.