Jeffrey Eugenides'in Pulitzer ödüllü romanı Middlesex'in ilk yarısıyla ikinci yarısını karmaşık duygular içinde okudum. Romanın ilk yarısında Bursa göçmeni Yunanlı bir ailenin göç acıları, eski Osmanlı'dan Yunan izlenimleri, ensest ve yeni bir kıtada yeni bir hayat kurma çabaları anlatılıyor. Yazarın kendisinin de Bursa göçmeni bir Yunan olduğunu ekleyim. "Romanın ilk yarısı" dediğime bakmayın, yazar romanı ikiye bölmüş falan değil; bu sadece benim izlenimim. Zira ikinci bölümde "Middlesex" sözcüğünün çifte anlamlarıyla karşılaşıyoruz. Rum ailenin Amerika'da yaşadıkları yer ile öykünün üç kuşağını bize sunan romanın anlatıcısı Calliope/Cal'in çift cinsiyetliliği romanın isminin gönderme yaptığı kısımlar. Bana göre kız çocuk olarak doğup, çocukluğunu kız olarak geçiren, ergenliğinde ise erkeklik hormonlarının baskın gelmesiyle bir erkeğe dönüşen Calliope/Cal'in öyküsü romanın ilk bölümlerindeki aile öykülerinden daha özgün. İlk bölümde bizim de çeşitli popüler Türk romanlarında sıkça gördüğümüz anlatıma benzer bir anlatım var. Bir tarihi roman havası şeklinde ilerleyen roman göç sancıları, iki "düşman" millete haliyle Yunan tarafından bakış, İzmir yangını (arada birçok Türk okuruna provokatif gelebilecek Ermeni bir doktorun öyküsü), sonu bariz bir aşk öyküsü ile bir ailenin birkaç kuşağının anlatıldığı bir roman. Middlesex'in başlangıcı böyle. Romanın anlatıcısı Cal'in yıllar sonra Türklerle dolu Berlin şehrinde yaşamaya başlaması ve kendini evinde gibi hissetmesi ise ayrı bir ironi.Kitap sırf Cal'in büyükannesi Desdemona ile büyükbabası Lefty'nin, sonrasında annesi Tessie ile babası Milton'ın öyküsü ve tarihi arkaplan şeklinde ilerleyen bölümlerden oluşsaydı benim için pek bir şey ifade etmezdi. Bilindik "best seller" klişeleri, oryantalizm tadındaki betimlemeler, Detroit'teki o gülünç yalancı peygamber, 1920'lerden 70'lere Amerikanın geçmişinden izlenimler (Amerikan tarihi diyemiyorum, tarih kelimesi eğreti duruyor orada) vs. bazı okurlara enteresan gelebilir fakat benim için öyle olmadı. "Bir an önce sadede gelse" dediğim anlar oldu romanın tüm sürükleyiciliğine rağmen. Sonrasında Calliope/Cal'in hikayesi başladı, o çift cinsiyetli, hem kadın hem erkek hormonları olan, yazarın deyimiyle "Hermafrodit" Calliope/Cal'in. Calliope olarak doğup büyüyor kahramanımız. Çocukluğunda cinsiyetiyle ilgili soru işaretleri yaşanmıyor, kız arkadaşlarıyla kimi bariz yakınlaşmaların dışında. Ergenlik döneminde oluyor olanlar. Calliope kendini saklıyor herkesten fakat en yakın arkadaşına aşık olmasıyla kendi kendine itiraf edemediği gerçeği anlıyor. Kitabın ikinci kısmı dediğim bu bölümleri çok daha merakla okurken, yine de yazarın bir roman yazıyormuş gibi değil de anılarını anlatıyormuş havası verdiği düşüncesinden kurtulamadım. Bakir İntiharlar çok daha yoğun, hüzünlü, lirik ve keyifliydi. Middlesex'i de bir çırpıda okudum fakat bir yazarın bana kendini sevdiren üslubuna ilişkin ne söylenebilir Middlesex'le ilgili bilmiyorum. İlk olarak Bakir İntiharlar'ı değil de Middlesex'i okuyan bir okur ne düşünür merak ediyorum. Kalın olmasına aldanmadan gayet sürükleyici bir biçimde okunuyor okunmasına, Calliope'nin öyküsü de ilgi çekici ve sevmedim değil fakat benim itirazım bu kadar şaşaalı bir şekilde göklere çıkarılması ve işi Pulitzer kazanmaya kadar vardırması. Diyeceğim odur ki, romanı çelişkili duygularla bitirdim ve edebi açıdan Calliope'nin öyküsünü daha unutulmaz ve sersemletici biçimde yazabilecek yazarlar tanıyorum.
2 yorum:
Söylediklerine rağmen bu kitaba olan umudumu yitirmedim. Ama alacağım tadı maksimuma çıkarmak için bestseller okuma havasının sarıp sarmalamasını bekliyorum. O havadayken Middlesex okumak daha iyi olacakmış gibi, zaten keyifle okunacak bir hikaye haricinde fazla bir şey beklemiyorum, son 10 yılın en iyilerindemiş vs. okurken aklıma getirmeyeceğim. :) Bakir İntiharlar'ı çok daha sonra okuyacağım için merakını gidebilirim sanırım da ne zaman olur, onu bilmiyorum. :)
o son on yılın en iyi kitaplarından biri tanımlamasını aklına getirmeden okursan daha çok keyif alabilirsin belki. çok merak ediyorum okuyunca nasıl tepki vereceğini :)
Yorum Gönder