Çarşamba, Ocak 06, 2010

moon,bakjwi,two lovers,hangover

2009 film listesi yapmadan önce daha yapılacak çok iş olduğunu fark ettim. Aralık'ta izlediğim birkaç hoşluktan örnekler gelmeli önce.

Moon


Sam Rockwell'in tek kişilik oyunculuk gösterisini izlediğimiz bu "tek adam" filmi, Space Odyssey ile Solaris arası bir çizgide ilerleyecekmiş gibi başlıyor. Öyle olmuyor (neyse ki) ve film kendi yoluna gidiyor. Klonuyla yalnız kalan, kendisiyle yalnız kalan, onu yönlendiren Kevin Spacey'nin seslendirdiği robotla yalnız kalan, hileli hafızasıyla yalnız kalan, ayın karanlık yüzünde yalnız kalan bir adamın öyküsü; bir insanlık öyküsü Moon. Kendi adıma artık uzun bir süre "makinelerin onulmaz yıkıcılığı" temalı bir film görmek istemiyorum. İnsan olmanın hallerine dayalı öykülerin de hiçbir zaman tükeneceğini sanmıyorum.

Sam Rockwell'i geçen yıl Choke'ta izlerken kendisinin ne kadar harcandığını görerek üzülmüştüm. (O ve Angelica Huston'a rağmen gördüğüm en kötü edebiyat uyarlamalarından biriydi Choke.) Green Mile'daki psikopat mahkum rolüyle hatırlamıştım Sam Rockwell'i Choke'ta izlerken. Box Of Moonlight vardı bir de uzunca bir süre önce. Sinemaya gelsin diye bekleyip de sonra umudumu kesip rafa kaldırdığım filmlerdendi. Moon'u da gördükten sonra geçmişe dönmenin vaktidir sanıyorum.

8/10 şeklinde filmi oylayarak Altın Kürelerde Sam Rockwell'in görmezden gelinmesini şiddetle kınıyorum. Avatar gözlerini köreltmiş olmalı!

Bakjwi (Thirst)

İntikam üçlemesinin ardından Chan-wook Park şimdi ne yapacak diye merakla beklerken "enteresan" sözcüğünü layığıyla hak eden bir vampir filmi çıktı karşımıza. Dramatiklikle absürdlük, hüzünle şiddet arasında gidip gelen, bir rahibi karşımıza vampir diye çıkaran, vampir aşkının yıkıcılığına doğru ilerleyen bir hikayesi var Thirst'ün. Kadın oyuncunun şapşal halleriyle uzadıkça uzayan aşk hikayesi filmin ritmini bozmasa ve din konusunun üzerine gidilse yine tadından yenmez bir film ortaya çıkabilirmiş. Vampir rahibin vampir kanının iyileştirici, mucizevi gücünün öyküyü götüreceği öyle çok yol vardı ki oysa... 7/10.

Two Lovers

Joaquin Phoenix'in "Artık sinemayı bırakıyorum, rapçi olacağım" demeden önceki son filmi Two Lovers. Joaquin'i severdim, Gwyneth'i ise hiçbir şekilde sevememişimdir.
Yalnız ve hüzünlü bir adamın iki aşk arasında kalmasını konu alan, Dostoyevski göndermeleriyle dolu, insanın içine oturan, bir aşk öyküsünden çok bir "karakter" filmi diye anacağım filmdir Two Lovers. En klişe olmaya yenik düşen film türleri arasında başı çeken romantik filmler arasında kendine özgü bir yeri var. Erkek milletinin kaypaklığı şeklinde de izlenebilecek bir film olsa da, sevgiyi arayan bir adamın öyküsüne odaklanmayı seçerek yönetmen James Gray takdir kazanıyor. (Gwyneth'in karakterinin kaypaklığına dayanarak kadın milletinin kaypaklığı şeklinde de bakılabilir olaya pek tabi.) 7,5/10.

Hangover

Hangover'la ilgili söyleyebileceğim en önemli şey, filmin şapşal imajına aldanmadan sürprizlerle dolu anlarıyla güldüren, son zamanların en iyi komedi filmlerinden birini bir şekilde izlemeniz gerektiğidir, hala izlemediyseniz. Bir kere Adam Sandler-Ben Stiller-Jack Black-Steve Carrell-Jim Carey olmadan da bir komedi filmi çekilebileceğini birileri nihayet fark ettiği için çok memnunum. Oyuncuların çok popüler isimlerden oluşmaması inandırıcılığı artırıyor. (Bradley Cooper pek bir gündeme geldi ya neyse. Nip Tuck'ın kıçı kırık şapşal misafir doktoruydu önceleri.) Konu deseniz elde Las Vegas denen bir malzeme oldukça malzemeler sonsuza dek uzayıp gidebilir. Mike Tyson'dan Japon mafya elemanına, striptizcinin sürprizinden sahipsiz bebeğe birçok komik an barındıran leziz bir film. 8/10.

7 yorum:

pariseda dedi ki...

merhaba...sam rockwell değerini anlaşılmayan bir oyuncu...yeşil yol ,üçkağıtçılar ,tehlikeli aklın itiraflarıydı sanırım ,çok iyi oyunculuk sergilemişti..choke hakkında söylediklerine katılıyorum .. en kısa zamanda moon izliycem.two lovers izlemiştim bende pek iz bırakmadı.gwyneth bende sevmem ayrıca joaquin sinemayı bırakması iyi olmadı....karizmatik ve yetenekli. büyük kayıp...

Sera dedi ki...

iş işten geçtikten sonra anlarlar artık değerini. joaquin şöhretten nefret ettiğini ve daha fazla dayanamayacağını söylemişti. oyunculuğun dezavantaları sanırım.

selen dedi ki...

Hangover'i dun gece izledim ve cok eglendim seyrederken. Dedigin dogru, cok bilindik isimler olmamasi hikayeyi daha inandirici kilmis. Banyodaki supriz! konuk da superdi :)

Sera dedi ki...

bebek ve kaplan kırıp geçiriyor :D

pariseda dedi ki...

Bloğuma bakarsan sevinirim:)))

kutupayusu dedi ki...

hangover...benim için bol kahkahalı süper bi film....her dakka ayrı bi süpriz....:)

Sera dedi ki...

tekrar izleyesim geldi benim de :)