Pazartesi, Mart 01, 2010

Uzak Tepeler

Okuduğum ilk Kazuo İşiguro romanı olan ve yazarın da aynı zamanda ilk kitabı olan Uzak Tepeler, yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği doğurmasına rağmen, bazı açılardan istediğimi vermekten uzaktı. Bunun nedenleri öyküyü yeterince akıcı bulmamam ve karakterleri anlayamamam.

İngiltere'de yaşayan Japon kadın Etsuko'nun Nagazaki'de geçen gençliğinin bir bölümüyle ve gençken tanıştığı Saçiko adlı bir kadınla arasında geçenlerle birlikte geri dönüşlerle anlatılan bir roman ve genelde diyalog odaklı olduğu söylenebilir. Kuşak çatışmaları ve anne-kız ilişkileri de romanın diğer belirgin temaları. Yazar ise Etsuko'nun iç dünyasını ya da Saçiko'yla kızı Mariko arasındaki ilişkiyi anlamamıza izin vermiyor. Diyalog odaklı kitapları sevmediğimden değil fakat Etsuko'yu daha iyi anlayabilmeyi isterdim doğrusu. Ne bir tepki, ne bir duygu alabildim tersine romanın anlatıcısı olan Etsuko'dan. Saçiko ile kızı Mariko arasındaki ilişkiyi de Etsuko'nun gözüyle anlamaya çalışıyoruz ve olaylar da tam beklendiği gibi gelişiyor aslında. Etsuko'nun intihar eden kızı Keiko'nun etkisi ise romanın her tarafına siniyor ama dediğim gibi bir şeyler eksik işte.

1 yorum:

C3Moi dedi ki...

bundan sonra takipçilerim arasındasınız beğendim açıkcası hatta kendi bloguma da koyayım :)