"Anne Babasız Kalmanın Pek Söz Edilmeyen Büyüsü",
"Kitabın İçedönüklüğüne Dair Ukalalık",
"İnsanın Başına Gerçekten Tuhaf Ya Da Olağanüstü Ya Da Olağanüstü Ölçüde Tuhaf ve Tuhaf Bir Şekilde Berbat Bir Şey Geldiğinde Kaçınılmaz Olarak Kapıldığı Seçilmiş Biri Olduğu Duygusu",
"Yazar Aslında Kendisi Özel Hayata Çok Değer Verdiği Halde, Bazı Gerçekleri ve Olayları Açıklamanın İşine Geleceğini Bildiğinden, Tüm Sırları ve Istırapları Soylu Bir Şey Yapıyormuş Kisvesi Altında İfşa Eder" vs. vs.
Özyaşam öyküsünü anlatmaya başladığında, önce aile trajedisi, sonrasında da erkek kardeşiyle olan Salingervari ilişki göze çarpıyor. Esasen kitabın o ultra eğlenceli ve çok şey vaat eden giriş bölümünden sonraki en güzel bölümleri, yazarın erkek kardeşi Toph'la geçirdiği zamanları anlattığı ve aralarındaki eğlenceli diyalogları bize sunduğu Phoebe-Holden Caulfield benzeri bölümler. Bunların dışında ise insan 500 küsür sayfalık bir kitaptan çok daha fazlasını beklediğinden hüsrana uğruyor. Eggers sürekli kendini tekrar ediyor ve "şimdi kesin kardeşime bir şey olmuştur" ile "annemin o bakışları yok mu" şeklinde özetlenebilecek satırları kitap boyunca yineleyerek, yarısına kadar okusam yetermiş dedirtiyor.
Müthiş Dahiden Hazin Bir Eser kesinlikle bu yılın ya da son 10 yılın en iyi kitaplarından biri değil. Eggers'ın eğlence ve basın dünyasını ti'ye aldığı bölümlerin bitmek bilmezliği de insanı yoruyor sözgelimi. Artık eski şöhreti kalmamış çocuk yıldızların büyümüş halleriyle ya da asparagas ünlü ölümleri gibi konularla meşgul olan o eğlenceli Might Dergisi bir noktadan sonra alaya aldıklarından biri haline geliyor bana kalırsa. Gösteri dünyasını alaya alan bir kitap okumak istesem, Chuck Palahniuk ve benzerlerini okumayı tercih ederim. Oysa ki ben o muhteşem giriş bölümünden sonra, beklenmedik inceliklerle ve keyifli detaylarla dolu bir otobiyografi bekliyorum. Kardeş diyaloglarının dışında ise elime bir şeyin geçtiği söylenemez. Hele kimi arıza ya da gayet kendi halinde arkadaşlarını konu ettiği sayfaların da insana sıkıntı bastırdığını söylemek zorundayım. Yine de Eggers'ın yaşam öyküsünde "post modern erkeğin eğlenceli seks yaşamı" tavrından özenle kaçınması takdirimi kazanıyor. Sanki kendisi bu tür bir yaklaşımdan özenle kaçınmış. Çapkınlıkları da bir şekilde yer buluyor kitapta ama kitabın asıl odaklandığı konu iki erkek kardeşin anne babalarının ölümünden sonraki hayat mücadelesinin eğlenceli bir sunumu olduğundan, o meşhur çok satan yaklaşımına yüz vermiyor. Acıların çocuğu imajı da yok örneğin kitapta ve bu da kitabın artılarından. Ama yetmiyor işte.
Salinger'ın kendi haline bırakılması ve "yeni Salinger" arayışlarına son verilmesi dileğiyle...
4 yorum:
Kitap için birşey demiyeceğim de, bir yorum yazarak okuyana bu kadar keyif yaşatmanın, yüzüne tebessüm kondurmanın lezzetinden söz edeceğim. Biliyorum ben kendimi tekrar edeceğim, sende utangaç utangaç tebessüm edeceksin...:)) Senin yorum, dolayısyla yazı dilinin lezzeti daha çok insana bir şekilde ulaşsa, onlarda yaratacağı heves, ülkede ki okur yazar sayısının artışına önemli bir katkı sağlar kesin... Hatta sen küçük bir kitapçık çıkarsan, bir gazete de onları okurlarına bedava dağıtsa mesela... Okuma hevesi yaratıyorsun, bu kesin.
Abartıyorum sanma sakın:)))
bu da utangaç tebessüm olsun o zaman benden :)))
öyle çok önemli şeyler yaptığını düşünen biri değilim. kitapçık falan çıkartmak gibi idealist heveslerim de yok. zaten türkiyede yaşamak bu tür hevesleri ilk elden söndürüyor. blogu da bolca zırvalamak için kullanıyorum ama dikkatimi çeken şey, etraf sinema blogu kaynıyor ama kitaplardan samimi bir şekilde bahseden çok az blog var. bu konuda artış olması gerektiğini düşünüyorum böylece okuma hevesi de çoğalır belki insanlarda. çok da umursadığımdan değil artık çünkü vaktimin çoğu tumblrda geçiyor :D
Basit bir şekilde söyleyebilirim ki kitap konusunda zevkinize güvenebileceğim ve önerdiğiniz kitapları gözüm kapalı alıp okuyabileceğim üç blogdan birisisiniz. :) Dolayısıyla, Tumblr'ınızı da takip etsem de burayı da bırakmayın bence, gaza geliyorum çünkü okudukça burayı. :D
teşekkürler. eskisi kadar takip edemiyorum blogları ama arada yazmaya çalışıyorum işte :)
Yorum Gönder