Pazar, Ekim 17, 2010

Patenci Kız ile Zaman Yolcusu Kız

Whip It'te (Türkçe'ye Patenci Kızlar şeklinde çevrilmesi uygun görülmüş) annesinin dayatmalarıyla kendi istekleri arasında sıkışıp kalmış bir ergen kızın hayatına tanık oluyoruz. Annesi her zamanki inandırıcılığıyla Marcia Gay Harden kızına güzellik yarışmalarına katılması için baskı yaparken, Ellen Page'in temsil ettiği ergen kız patenci kızları keşfediyor ve o keşfedişten sonra da hayatı değişiyor.

"Kızlar kendi aralarında bir Dövüş Kulübü kuruyorlar" şeklinde de tanımlayabiliriz filmi. İlk yönetmenliğini gerçekleştirdiği filminde kendisinin de bolca yer aldığı bir romantik komedi çekmek yerine, bağımsız havası veren bir ergen filmi çekmeyi tercih eden Drew Barymore, yer yer eğlencelik, yer yer aile-toplum baskısı ve ergen isyankarlığı odaklı gayet bilindik bir öyküyü keyifli bir seyirlik haline getirerek bu öyküyü yadırgatmamayı başarıyor. Kişisel bir öykü anlatıyor nihayetinde ve film o çok tanıdık bağımsız filmlerin halet-i ruhiyesinde ilerlemesine rağmen sonuna kadar bağlıyor insanı kendisine. Ellen Page hiç yaşlanmayacak kanımca. Bu tür rollerin ilk akla gelen ismi hala. Juliette Lewis de Page'in cadaloz rakibi rolünde cuk oturmuş. O da yaşlanmayangillerden.

The Girl Who Leapt Through Time/Zamandan Atlayan Kız şahane animeler geçidinde kendine bir yer edinmeyi başardı. Absürd bir gençlik komedisi gibi başlıyor animasyon. Baş karakter ergen kızımızın zaman yolculuğu yapabildiğini farkedince bu "yeteneğini" keyfi amaçları için kullanmaya başlamasıyla hem işler karışıyor hem de önce komik sonra hüzünlü anlar yaşanmaya başlıyor. Hele görüşlerine başvurduğu bir "ablası"nın zaman yolculuğuyla ilgili "her genç kızın başına gelir" lafını sarf ettiği sahnede kahkaha atmasanız bile hafif bir tebessüm edebilirsiniz.

'Aşk ve arkadaşlık bir arada olur mu yoksa işler daha mı sarpa sarar', şeklinde bir chick flick havası bile sezdiriyor Zamandan Atlayan Kız. Sonlara doğruysa bambaşka bir yöne gidiyor anime. Filmin ilk yarısıyla ikinci yarısı arasında enteresan bir fark var. Önce keyifli sonra hüzünlü bir hale bürünmesini kast etmiyorum yalnızca. Lisede geçen bir zaman yolculuğu filmi gibi başlayıp, kontrolün kontrolsüzlüğe dönüşmesinin sonuçlarıyla seçimlerimiz, geçmiş ve gelecek üzerine bol bol empati kurabileceğimiz ve sinema versiyonu olsa yadırgayacağımız bir animeye dönüşüyor. Özellikle kaza sahnesinden sonra havası değişiyor Zamandan Atlayan Kız'ın. Ergen kızımız lise dünyasından daha sürreel bir dünyaya geçiyor sanki.

Hiç yorum yok: