Cuma, Ocak 14, 2011

2010 dizi güncesi bölüm 2

Sırada her zamankiler var:

SupernaturalEn baştan beri iblislerle savaşan Dean ve Sam 4. sezondan itibaren meleklerle de mücadele etmek zorunda kaldı. "Meleklerle mücadele etmek" diziyi bilmeyenlere garip bir söyleyiş gibi gelebilir. İnsanın kafasındaki melek imgesinden çok farklı melekler var Supernatural'da. Meleklerin amacı Lucifer ile Michael'ı karşılaştırıp ikisinin arasındaki savaşla dünyayı kıyamete sürüklemek ve kendi iplerini oynattıkları bir dünya-evren-cennet oluşturmaktı. Bunun için de hedefleri Michael'in "vessel" denilen dünyevi bedeni olan Dean ile Lucifer'in dünyevi bedeni Sam'i ikna etmeye, gerekirse de tehdit etmeye çalışmaktı. Evdeki hesap çarşıya uymadı tabii. Özgür irade yüzünden öncelikle Dean ve Sam'i ikna edip evet dedirtmek zorundaydılar. Kahramanlarımızın asi kişiliği buna engel oldu ve sevdiğimiz yegane melek Castiel'in de yardımlarıyla 5. sezonda televizyon tarihinin en çok dudak uçuklatan sezonlarından birine imza attılar. Bu kargaşada Tanrı'yı arayışları da oldukça umutsuz bir arayıştı ve bu arayış melek Castiel'i resmen depresyona ve "alkolizme" sürükledi. İnsan bedenindeki bir meleğin içkiye meylettiği bölümler ve Dean'le aralarındaki o kaçınılmaz bağ ile kimya evlere şenlikti.

5. sezon çok sayıda unutulmaz an'la doluydu. Sam ve Dean'in mahşerin 4 atlısını bulma çabaları, Dean'in Azrail'le olan ve 6. sezonda da yeni sezonun en iyi bölümü olarak anabileceğimiz karşılaşmaları, Sam ve Dean'in "cennet" anlayışları, her ikisinin de televizyon dizilerine hapsoldukları bölüm (Changing Channels), melek Zachariah'nın kötü adam profilinin kitabını yazdığı anlar, Dean'in geleceğe dönüş bölümünde yaptığı geleceğe yolculuk, Paris Hilton'lı bir nevi intikam komedisi olarak adlandırabileceğimiz bölüm, zaman zaman karşımıza çıkan ürkütücü çocuk profilleri, Dean'in Benjamin Button olduğu bölüm, Dean'in her şeyden vazgeçip evet demeye meylettiği ve Castiel'den sıkı bir dayak yediği bölüm (Point of No Return), iblis Crowley'li bölümler, kıyameti engellemeye çalışmanın deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu bilmelerine rağmen Bobby'nin de yardımlarıyla birer anti-kahraman olarak kendi başlarına mücadele etmeye çalışmaları ve o unutulmaz assbutt'lı final bölümü...

6. sezonun ise pek iç açıcı başlamadığı görüldü birçok Supernatural hastası tarafından. Ne zaman ki Dean bir vampire dönüştü, o bölümle birlikte yeni sezonun da gidişatı belirlenmiş oldu. Vampir bir Dean'i izlemek ve tüm o Pattinson-Twilight göndermeleri insanı yerlere yatıracak kadar komikti bana göre. Castiel'in cennetin kayıp silahlarını bulma çabaları, iblis Crowley'nin 6. sezonun ilk yarısına damga vurması (tricksterın yokluğu Crowley ile kapatılmış oldu diyebiliriz), sırf Bobby'ye odaklanılan bölüm, X-Files göndermelerinin olduğu bölüm, Azrail'in göründüğü bölüm ve "ruhsuz" Sam'in ruhu varken mi yoksa ruhsuz mu daha iyi olacağı tartışmaları diziyi yine ilgi çekici noktalara götürdü ve kafa karıştırıcı bir ara finalle bıraktı bizleri. 6. sezon bir önceki sezon kadar şaşaalı değil. Hele Dean'in o çirkinler çirkini kadınla normal bir hayat sürmeye kalktığı bölümler işkence gibiydi. Yine de bu yukarıda saydığım anlar gibi enteresan anlara da yer verdiği için benim için harika gidiyor ve zaten en vasat bölümleri bile seviyorum.

House
6. sezonun ilk yarısı beni hiç tatmin etmemişti, özellikle de Foreman-13 ilişkisi. İlle de bir ilişki yaşamaları gerekiyor maalesef dizi karakterlerinin yapımcılar nazarında. House'ın deliliğe meylettiği bölümlerin üzerine daha fazla gidilmeliydi. Bu sezonun ikinci yarısı nispeten daha iyiydi. Sırf Cuddy'ye odaklanılan bölümle Cuddy'nin ne menem bir Superwoman olduğunu izlemiş olduk. Sezon finali de dokunaklıydı.

7. sezonun odak noktası House-Cuddy ilişkisiydi. Sıkıcı olur diye bekliyordum ama aynı anda hem patron hem de sevgili olarak House'ın Cuddy'le ilişkisinin ikilemlerini izlemek keyifliydi. Yer verdikleri vakalar da, artık o kabak tadı veren Tanrı var mıdır yok mudur tartışmalarının ele alındığı bölümü saymazsak ilgi çekiciydi.

Cuddy sevdiğim karakterlerdendir, tabii bir de o teşhirciliği olmasa. Drama kraliçesi 13'in de ortalarda görünmemesi pek iyi oldu ama yeni gelen o itici öğrenci kız 13'i fena halde arattığı için şu an 13'in çok hayranı olmasam da onun geri dönmesini istiyorum. Ayrıca Taub'un dizinin en gereksiz karakteri olduğunu düşünüyorum hala. Kendi zayıflıklarını karısını sürekli aldatarak kapatmaya çalışan zavallı erkek profillerini izlemek sıktı artık. Ayrıca Chase ile Foreman'a da bayıldığım söylenemez. Chase'in ne kadar yakışıklıyım, ne kadar da cerrahım havaları Cameron'ı aratıyor kuşkusuz. O yaşta da nasıl cerrah olunuyorsa artık... Cameron yerine Chase çıksaydı diziden daha mutlu olacaktım ama maalesef Chase-Cameron ilişkisi işi bozmuştu. Foreman da iticidir falan ama yine bu diğerlerinden iyidir bir doktor olarak. İki kadın iki erkek olsa ne olur hem ekipte? Ayrıca bundan sonraki bölümlerde mümkünse daha fazla Wilson-House diyalogu görmek istiyorum. Wilson'ın o meymenetsiz kadından ayrılmasına da çok sevindiğimi söylemek zorundayım!

Breaking Bad

Dizinin en beğendiğim sezonu 3. sezon oldu. Walter'ın karısıyla yüzleşmesinin sonrasında gelen olaylar, yeni patron Mr. Fring, Jesse Pinkman'ın geçirdiği evrimler, şeytana pabucunu ters giydiren avukat, Hank Schrader'ın başına gelen dokunaklı olaylar ve o tüyler ürpertici ikizler...

2. sezonun sonunda Jesse'nin ölen kız arkadaşının yol açtığı sonuçlar ikilinin ilişkisini de daha bi sertleştirdi. İlk iki sezonda da Walter-Jesse kavgalarına sıkça tanık olmuştuk ama 3. sezondaki kavgalarının etkileri başkaydı. İşlerin bu kadar ciddileşmesinde yeni patronun milyon dolarlarının da payı vardı. Pinkman'ın Walter'ı tehditleri ve ikilinin sert kavgalarının yanında, Walter'ın yine Pinkman'ın yardımına koştuğu bölümler ve izleyiciye istemeden de olsa "ne zaman yeniden beraber uyuşturucu yapacaklar" dedirtmeleri akla ziyandı. Her ikisinin de gözünü kırpmadan suç işleyebilecek suçlulara dönüşmelerini izledik hop oturup hop kalkarak. 3. sezonun son iki bölümüne özellikle dikkatinizi çekerim.

İlk iki sezon daha çok dram ağırlıklıyken üçüncü sezon gerilim odaklıydı. Dizinin en eğlenceli anlarının müsebbibi şeytana pabucunu ters giydiren avukattır. Walter'ın o sinsi derecede tehlikeli olan patronunun varlığı da diziye çok şey kattı. Breaking Bad'in en büyük başarılarından biri keskin gerçekçiliği ve tutucu Amerikan kasabalarının ikiyüzlülüğünü açıkça göstermesi ise, bir diğer başarısı da her bölümün akıbetinin o bölümün açılış sekansına ustaca bağlandığı kurgusudur. Pinkman-Mr.White isimlerinin Rezervuar Köpekleri'ne yaptığı göndermeleri de unutmayalım.

Galiba devam edecek...

5 yorum:

U Yeah dedi ki...

Sera ; dizilerle ilgili ne güzel şeyler paylaşmısssın, ben house ve breaking bad izliyor-dum, dum çünkü dersler falan. House - Cuddy arasında öyle bi yakınlaşma olacağını tahmin edebiliyordum 3. sezondan sonra.

breaking bad ; geçen izlediğimde şu meksikalı kız'ın kardeşinin adamı kafasından vurduğu sahnede çok etkilenmiştim. pinkman de başını belaya sokacak sanırım şu velet yüzünden.

Unknown dedi ki...

House'un durumu da biraz sallantıda gibi uzun zamandır yeni bölüm de yayınlanmadı bu kadar ara vermesi iyi değil. Eskiden arka planda ilerleyen güzel bir hikaye olurdu ama bu sezon Cuddy-House ikilisinden pek dışarı çıkamamışa benziyorlar, bunun da ratinglere yansıdığını düşünüyorum. Yine de izlemeye devam edeceğiz tabii :)

October Swimmer dedi ki...

"o yaşta nasıl cerrah olunuyorsa?"

Chase yaşlı mı cerrah olmak için, genç mi?

Sera dedi ki...

Sadece Umut: Ben de o sahnede etkilenmiştim Breaking Bad'de. Kimbilir daha neler olacak :)

Ata İsmet Özçelik: Arka planda hiçbir şey yok gerçekten de. Bence mantıklı bir finalle bitirmeleri lazım artık House'ı. Çok uzadı.

October Swimmer: Fazla genç sanki? Sizin öyle bir yazınız vardı diye hatırlıyorum. Yanlış mı hatırlıyorum acaba?

October Swimmer dedi ki...

Cerrah olmak için çok genç değil,

yalnız bir çok farklı ve bir birinden bağımsız ihtisas gerektiren ameliyatlar yaptığından hepsini yapabilecek yeterlilikte bir cerrah olmak için yaklaşık 30 yıl boyunca durmadan farklı cerrahi bilim dallarında ihtisas yapması gerekiyor.