Pazartesi, Eylül 12, 2011
Bir dram, bir "güya" komedi
The Whistleblower
Bosna'daki insan kaçakçılığını konu edinen film tüyler ürpertici derecede gerçek bir hikayeye dayanıyor ve filmin büyük bir kısmını üzerinde taşıdığını söylemekten çekinmeyeceğimiz Rachel Weisz'ın bir röportajında söylediğine göre, filmde anlatılanlar yaşananların yalnızca küçük bir kısmı.
Sinemasal olarak birçok klişeyi içinde barındırıyor The Whistleblower. İşkolik olduğundan çocuğunun velayetini kaybeden bir kadın polis Bosna'ya gönderiliyor. Amerikalı cahilliğiyle Bosna'da gördüğü korkunç gerçeklerin ardından, "Amerikalılar yapmaz öyle şey, biz her şeyin çözümüyüzcülüğü" bir yana bırakıyor. Polislerin, askerlerin, resmi görevlilerin, Birleşmiş Milletler çalışanlarının şerefsizliği karşısında önce naif bir şok yaşıyor, sonra Vanessa Redgrave ile David Straithairn'in canlandırdığı karakterlerin yardımıyla kahramancılık oynamaya başlıyor. Tehdit ediliyor ama yılmıyor vs.
Filmi CSI'dan hallice bulanlar da var ama o kadarının da abartılı olduğunu düşünüyorum zira CSI polisleri sisteme hizmet ederken, Kathryn tüm o kokuşmuşluğun ortasında bir Don Kişot ve kurgusal değil de gerçek bir karakter. Filmin de Bosna'daki dehşet verici olaylara ucundan kıyısından bulaşmış nadir filmlerden olması önemini artırıyor. Kolay izlenmeyen ve yürek dağlayan bir film.
Your Highness
Belden aşağı esprilerle ayakta durmaya çalışan gerzek bir fantastik dönem komedisi var karşımızda. Esprilerin belden aşağı olmasıyla kalsaydı tek sorun, neyse der güler geçerdik ama insan bir dönem filmi komedisinden çok daha fazlasını bekliyor ve espriler öylesine kötü ki gülemiyorsunuz bile. (Üzgünüm ama, "Sen becermezsen ben beceririm" şeklindeki diyaloglarla dalga geçesi bile gelmiyor insanın.) Ti'ye almaya çalıştığı fantastik hikayelerden bir farkı da kalmıyor filmin bir süre sonra. Oyuncular da İngiliz aksanı mı yapmaya çalışıyorlardı yoksa bana mı öyle geldi, bilemedim ama çok sırıtıyordu. Özellikle James Franco'nun en kötü performanslarından birini gerçekleştirdiği kanısındayım. Natalie de ok atan savaşçı kız rolüne tav olmuş olsa gerek. Bonus olarak Zooey Deschanel, Justin Theroux ve Danny McBride var ama ağızlarıyla kuş tutsalar nafile.
Absürd komedidir, eğlencelik zaten ciddiye almaya gelmez diye düşünmeye çalıştım kendimi zorlayarak ama olmadı. Keşke İngilizler böyle bir dönem filmi komedisi çekseler de, ağız tadıyla izlesek. Edgar Wright'ın Shaun of the Dead'i gibi gerçekten kaydadeğer bir film çıkardı ortaya.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


2 yorum:
Oyuncu kadrosuna aldanıp izleyeceklerim arasına almıştım Your Highness filmini ama sanırım pek de gerek yokmuş izlemeye :)
Ben ettim sen eyleme :D
Yorum Gönder