Perşembe, Temmuz 05, 2012
Taşıdıkları Şeyler
Taşıdıkları Şeyler (The Things They Carried) savaş hikayelerini sevmeyenler için yazılmış bir savaş romanı, daha doğrusu bir savaş öyküleri derlemesi. Savaş kahramanları değil insan öyküleri anlatan, insani korkularla zaaflara odaklanan "savaş ortamı içindeki karakterlerin ve nesnelerin derlemesi." Askerlerin sahip oldukları nesnelerden yola çıkarak savaşa, insanlığa, sevgiya, korkuya, utanca ve yaşama odaklanıyor daha önce Paris Yolunda (Going After Cacciato) adlı Er Ryan'ı Kurtarmak kıvamındaki farklı bir kurguyla yazılmış romanını okuduğum ve anlatımıyla kurgusunu benimsememe rağmen çok sevdiğim kitaplar arasında saymaya nedense elimin gitmediği yazar Tim O'Brien.
"Ölebilecek adamların bütün duygusal yükünü taşırlardı. Elem, dehşet, sevgi, özlem - soyut şeylerdi bunlar, fakat soyut şeylerinde somut bir ağırlığı vardı. Utanç verici anılar taşırlardı. Zor zapt edilen korkaklıklarının ortak sırrını taşırlardı, kaçma veya donup kalma ya da gizlenme içgüdüsü ve pek çok açıdan yüklerin en ağırıydı bu, çünkü hiçbir zaman sırtından indiremezdin, mükemmel bir duruş ve denge gerektirirdi. Onurlarını taşırlardı, bir askerin en büyük utancını taşırlardı, yüz kızartıcılığını. Öldürür ve ölürlerdi, çünkü bunu yapmasalar utanırlardı. Savaşta bu yüzden vardılar zaten, olumlu hiçbir şey yoktu, ne düş, ne görkem, ne de onur."
Kitabının daha ilk girişinde okuru saran ve bunu yaparken de olağanüstü güzellikte bir dil kullanan Tim O'Brien'ın, kaçınılmaz olarak ve beklenebileceği gibi savaşa dair unutulmayacak betimlemelerinin yanında, hikaye anlatmayı da sorguladığına şahit olduğumuz birçok güzel bölümle dolu Taşıdıkları Şeyler. Savaşı eleştiren çok fazla hikaye yazılmış, çok fazla film çekilmiştir fakat en eleştirel savaş hikayesinde bile mutlaka bir ahlaki ders verme kaygısı, kimi zaman belirgin bir şekilde kimi zaman da satır aralarında hissedilmiştir. Taşıdıkları Şeyler ise, "Bir savaş öyküsünden beklenecekler nasıl tersyüz edilir?" şeklinde yola çıkılarak yazıldığı ilk bakışta belli olan bir kitap. "Gerçek bir savaş hikayesi şöyle anlatılırsa gerçekçi olur" şeklinde cümleler kurarken aforizmalar yaratmaya çalışmıyor O'Brien.
"Gerçek bir savaş hikayesi asla ahlaki değildir. Öğüt vermez, erdemli olmaya teşvik etmez, doğru insanı davranış modelleri önermez, insanları her zaman yaptıkları şeyleri yapmaktan alıkoymaya çalışmaz. Bir hikaye size ahlaki geliyorsa, ona inanmayın. Bir savaş hikayesinin sonunda kendinizi yükselmiş hissediyor, ya da bu büyük israftan küçük bir doğruluk yakalanabildiğini düşünüyorsanız, çok eski ve korkunç bir yalana kandınız demektir. Bir savaş hikayesinin gerçek olduğunu seni utandırmasından anlarsın.
Örneğin: Savaş cehennemdir. Bildik bir ahlaki ifade olarak bu tamamen doğru gibidir, fakat soyutladığı için, genellediği için, buna içtenlikle inanmam. İçime işlemez."
Gerçek çoğu zaman kurgudan ve hikayelerden daha korkunç ve çılgındır diyen kitaplardan Taşıdıkları Şeyler. Bataklığa çekilen askerin öyküsü, mayınların ortasındaki askerlerin öyküsü, askeri kampa kız arkadaşını getiren askerin öyküsü, eski bir mektuba tutunmakta inat eden askerin öyküsü, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının bilincinde olan askerlerin öyküsü, savaştan geri döndüğünde uyum sorunu yaşayan askerlerin öyküsü hüzün dolu ve mideye oturan yumruk her biri. Vietnam Savaşı'nın yerine başka herhangi bir savaşı koyduğunuzda da geçerli olabilecek ayrıntılar. Tim O'Brien kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı öykülerde, gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi bulanıklaştırırken okuru da düşünmeye davet ediyor. Dünyanın en gerçekçi öyküleri savaş öyküleridir belki de. İnsanlık sınavının en belirgin olarak yaşandığı yerlerin savaşlar olduğundan değil, aksine, savaşların insanlığın asıl çirkin yüzünü göstermesidir savaş öykülerini bu denli etkili kılan. İnsanlık "iyi" değildir kesinlikle. Ve yine O'Brien'ın dediği gibi, gerçek bir savaş hikayesi sevgiye ve belleğe dairdir, hüzne dairdir, cevabı gelmeyen mektuplara dairdir. Siren Yayınları daha fazla kitap basmalı, daha bir sürü güzel kitabı Türkçe'ye kazandırmalıdır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder