Haziran sağlık sorunlarıyla ve sıkışık işlerle geçti. Mevsim değişiminin yıkıcı olduğu bir dönemdi benim için. Kitaplarla nefes aldım büyük ölçüde. Ayın filmi Everything Everywhere All At Once. Ayın dizisi Severance. Kurgu, karakter incelemesi, özgünlük bakımından kesat geçen seyir anlarıma çok iyi geldi iki yapım da. Kitaplara geçeyim.
Ayın en iyisi Alex Schulmann’ın Hayatta Kalanlar’ı. İşlevsiz aile ve travma öyküsünü de, sürpriz sona varan geri dönüşlerle ilerleyen kurguyu da iyi işlemiş daha çok medyatik kişiliğiyle tanınan Alex Schulmann. Sırf sürpriz sonla şaşırtmak amacıyla değil, karakterlerin iç çatışmalarının kökenlerini sağlam bir şekilde vurgulayacak bir final yazmış. Yazarlığı gayet başarılı çıktı kısacası. Kuzeyli aile romanı, şefkatsiz ilişki hikayesi kotamızı bir süreliğine doldurduk.
Ayın gönül bağı Son Senfoni. Seethaler hep kendini sevdirmeyi başarıyor. Süslü kurgu ve üslup denemelerine girişmeden sade bir dille de derinliğin yakalanabileceğini gösteriyor. Mahler’in ölmeden önce hayatı film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken denizin nefesini, melankolik ruh halini de hissedebiliyoruz.
Ayın en zorlayıcısı Elfriede Jelinek. Keskin ve çiğ bakış açısı, sert üslubu, kadın hikayelerini kendine has yorumlayışı ya kendini sevdirecek ya da yazarı itici bulmamıza neden olacak mahiyette. Ben sevdim ama okumayanları uyarayım yine de. Aşık Kadınlar’da toplumsal cinsiyete lafını esirgememiş yazar.
Ayın hayal kırıklığı Montauk. Max Frisch’in Stiller’ini zamanında okuyup sevmiştim fakat kadınlara bakış açısı yoruyor. Bilinç akışıyla kaleme aldığı sorgulamaları da bir o kadar yorucuydu.
Rita Mae Brown’ın Yakut Orman’ı ve Necla Akdeniz’in Gök Kuşaksız’ı Pride ayının güzellikleri oldu. Tam aradığım kıvamda olmasalar da severek okudum ikisini de. 🌈
Yakut Orman kusursuz bir cinsel kimlik romanı olmayabilir, özellikle de günümüzden bakıldığında. Molly’nin dikbaşlılığının kibire vardığı anlar da yorucu ama günümüzde bile insanları kategorilere sıkıştırma hastalığı bitmediği için vurguladığı noktalara ve Molly’nin yolculuğuna dikkat kesilmeli.
Bir karakterin queer oluşunu travmaya bağlaması biraz hayal kırıklığı yaratsa da Gök Kuşaksız daha çok okurun ilgisini hak ediyor. Paralel kurgudaki diğer öykü ne kadar gerekliydi tartışılır ama yazarın 10 Ekim’i anmasına vesile olduğu için dikkate değer. Melankoli diz boyu. En çok Murat’ın naifliğini, yazarın sevecen tonunu sevdim. Kurguyu sevip sevmediğimden emin olamadım. İki öykünün birleştiği nokta melodram türüne meylediyor. Çok da sevdiğim bir eğilim değil bu ama olsun, Murat ve Barış, Hülya ve Deniz kardeşimdir!
Mitolojiyle arası çok iyi olmayan biri olmama rağmen Cadının Yüreği de günlük hayatın sıkıntılarından uzaklaşmama vesile olmasıyla kendini sevdirdi. İskandinav mitolojisi daha çekici geliyor da olabilir. Kitabın ilk yarısı Loki’nin chick lit tarzında bir romans hikayesi gibiydi gerçi ama eğlenmedim diyemem. Kitabın ikinci bölümü kıyametin etkisiyle daha hareketliydi. Ragnarok’u Demir Cadı Angrboda’nın gözünden okumak keyifliydi. Mitolojik öykülere geri planda kalmış kadın karakterlerin gözünden yaklaşan, kadınların kahramanlık öykülerindeki yerini sorgulayan son dönemin dişe dokunur örneklerinden Cadının Yüreği.
Ayın en eğlenceli kitabı Evelyn Hardcastle’ın Yedi Ölümü. Groundhog Day’den Agatha Christie’ye çeşitli referanslarla anılabilecek roman malikanede geçen, bol dikkat gerektiren olay örgüsüyle coşturan, finali de iyi toparlayan bir cinayet hikayesi. Yazın başlangıcına da çok yakıştı Stuart Turton’ın romanı.
Sizin favorileriniz ve hayal kırıklıklarınız hangileriydi bu ay?

4 yorum:
Montauk'u okumuştum bir tek, diğerlerindense habersizdim:) Ve Radyo Momentos senden bahsetmiş, haberin yoksa eğer bir dinle istersen:)
https://sezerozsen.blogspot.com/2022/07/radyo-momentos-da-bugun_01227631896.html
@buraneros: Hiç haberim yoktu bu podcastten. Teşekkür ederim haber verdiğin için :)
Merhaba Momentos'un radyo programından geliyorum :) Bloğunuzu takibe aldım ve BLoG LisTeM sayfama ekledim. Bundan sonra sürekli uğrarım :) Bu arada bloğuma çaya beklerim çay bedaveeee :)
@BLoG Dedektifi: Teşekkür ederim. Çok sevindim. Selamlar :)
Yorum Gönder