Cuma, Mayıs 22, 2026

Clarice Lispector - Bir Öğrenme Ya Da Hazlar Kitabı

Bir kitaba ne kadar âşık olunabilirse bu kitaba o derece âşık oldum sanırım. Cümlelerinin güzelliğinden, tüm inceliklerinden, iki karakterinin ruhsal yolculuğundan büyülendim.

Clarice Lispector yaşamda anlam arayışını, iç dünyamızda, ruhumuzda, kalbimizde, beynimizde olup bitenlerle dış ve maddesel dünya arasındaki çelişkileri bir aşk hikâyesine yansıtmış. Kendimizi sorgulamamıza mahal veren özel kitaplardan biri Bir Öğrenme Ya Da Hazlar Kitabı. Aşkı yalnızca Clarice Lispector derinliğindeki yazarlar yazsa keşke sadece dedirtiyor. Romantizm kendisine çok yakışıyor. Bunun sebebi de, duygusallığın ve romantizmin içini boşaltmaya çalışmaktan uzak olması. Lispector’da bu mistik bir noktaya varıyor. Kişinin kendini sevmeden, kendisiyle ve yaşamla yüzleşmeden başkalarını sevemeyeceği üzerine düşündürüyor. “Bir şeylere rağmen” yaşamak ise bodoslama atlamaktan çok daha fazlasını barındırıyor.

Virgüllerle başlayıp virgülle biten bir anlatı olarak yaşamın akışından bir parça, bir yandan da hep içimizde yaşanan gelgitlerin bir yankısı gibi kurulmuş biçimsel tercihler romanın temalarını destekliyor. Lori'nin sesi okur olarak bizim içimizdeki ses gibi ve Clarice'in kendi sesi gibi hissediliyor. Aşırı duygusallığa kapılmasından korktuğumuz anlarda hem karakterlerle hem okurla kurduğu mesafede ölçülü bir bilgelik var sanki. Son aşamada Lori’nin aşka karşı bakışının ve korkularının en temeldeki yaşamsal korkularla ve kaygılarla iç içe olduğunu görüyoruz. Ulisses ise Lori’nin tüm bu sorgulamalarını yapması için bir nevi araç işlevi görüyor. Lori’nin hislerini obsesyon gibi görmek haksızlık olur. Asıl peşinde olduğu şeyin iç huzuru olduğunu vurgulayacak şekilde ilerlemesiyle de beni yakaladı kitap. Kitabın çevirisi bir nehir gibi akıyor. Lispector şairaneliğine de bu yakışırdı zaten.

Hiç yorum yok: