Science of Sleep -ya da La Science des Reves mi demeliyizYer yer "benim için çekilmiş bu film" dedirtti, yer yer absürdlüğüyle, oyuncuların sempatikliğiyle ve dilsel göndermeleriyle gülümsetti, yer yer yönetmenin hayal gücüne ve yaratıcılığına hayran bıraktırdı, yer yer "Gael Garcia Bernal'i görsem de sarılsam" dedirtti, yer yer Stephane ve Stephanie'nin küçük icatlarıyla tebessüm ettirdi, yer yer "soundtrackini bir an önce edinmeliyim" hissi geldi, sonunda da iyi ki yapmış bu filmi Michel Gondry dedirtti.
Tim Burton'ın alter egosu olarak gördüğümüz Johnny Depp gibi, Gael Garcia da Michel Gondry'nin alter egosu gibiydi filmde.
Hayalle gerçek arasında kalan karakterler beni hüzne boğar zaten. Bu filmde de Stephane'ın renkli ve hareketli rüyalarıyla, sıkıcı iş yaşamı ve tekdüze iş arkadaşları arasında kaldığını görünce "yalnız değilsin Stephane" falan demek istedim.
"Diğer herkes çok sıkıcı, sen farklısın."
Black DahliaAfişi güzel ama kendisi güzel değil.
Bir Brian De Palma filmi deyince insan şöyle süper bir olay örgüsü, derin işlenmiş karakterler, etkili bir gerilim hissi falan bekliyor. Hadi Scarface ya da Untouchables gibi bir başyapıt olmasa da olurdu ama sıradan polisiyeleri bile mumla aratıyor. Koskoca Hollywood'da Josh Hartnett'le Scarlet Johansson'dan başka oyuncu mu yok. Acaba ifadesiz ve donuk yüzlü oyuncuları oynatmak moda haline mi geldi son zamanlarda. Demek ki şöyle dikkat çekici bir fiziğin varsa iyi oynamasan da olur. Scarlet'ı İnci Küpeli Kız ve Lost In Translation dışında sevemedim. (Dejavu hisseder gibi oldum ya neyse).
Öldürülen aktris adayını oynayan Mia Kirshner çok çok daha iyiydi ama keşke daha fazla olsaydı onun yer aldığı sahneler. Hem böylelikle filmin dramatik yapısını da dedektiflerin cinayeti çözme saplantısını da daha iyi anlayabilirdik.
Hilary Swank'e de femme fatale'lık yakışmış diyor ve noktalıyorum.
Normalde böyle uzun uzun laf kalabalığı yapmazdım beğenmediğim bir film için ama De Palma hayal kırıklığına uğrattı. Eleştirilerini okumuş olsam da bu kadarını beklemiyordum.
*Bağlantıların çoğu imdb dışındaki değişik sitelerden derlenmiştir. Üşenilmemiştir bu sefer :p
11 yorum:
ben de tam "bu filmi izlemek lazım" demiştim afişi görünce. demekki her görünene aldanmamak gerekmiş. ;)
ben de bir izleyeyim bakayım...
1.yi izlemek istiyorum kesinlikle. Viva Garcia Bernal!
2.si de bir şekilde elime geçer sanırım. Seyirlik olsun diye izleyebilirim. Scarlett'e katlanabilirsem. :) Lost In Translation hariç hiç bir filmde sevemedim.
kelimebitkisi: izle ama zaman kaybı.
a.e: Garcia bile yetiyor gerisini sen düşün :p
Scarlettan nefret edenler derneği kuralım mı?
Black Dahlia'yı cuma gece izlemeye başladım, yorgunlukla beraber uyumuşum, cumartesi daha bir azimle denedim ve kahvenin de katkısı ile bitirebildim :P
Polisiye, dedektiflik filmlerini severim genelde ama burada çok fazla olay es geçilmiş, insan devamlı bekliyor, bir de çok durağanmış film, daha akıcı birşey beklentisindeydim.
Her fırsatda da Scarlett'e taş geliyor :(, ben seviyorum onu ya :P
:) bana uyar
ozias: şöyle esaslı bir polisiye izlenimi uyandırmıştı bende ama izleyince hayalkırıklığına uğradım.
Scarlet daha az film çekse bu kadar üstüne gitmeyiz :p
a.e: hemen kolları sıvayalım :p
kimse sevmemiş black dahlia'yı :( üzüldüm cinayet polisiye filmlerini severim oysa ben.
ayrıca hakkaten sera, beni sobeleyen kutsal insan, nedir sendeki bu Scarlet'i çekememe durumu :p
hehe paris hilton neyse Scarlet da öyle benim için.
yani o kadar da değil de işte öyle sayılır :p
the science of sleep dedin de sayende burnuma bulut kokuları geliyor. hmm nefis...
ve yumuşacık :)
the science of sleep, masallar ve rüyalar gibi, büyüsek de masalları ve rüyaları pek severiz :)
Yorum Gönder