Perşembe, Mart 06, 2008

Ian McEwan - Cumartesi



Yalnızca Siyah Köpekler kitabını okuduğum yazarın Cumartesi adlı kitabını almaya, arkasında yazılanları okuyunca karar vermiştim. Siyah Köpekler'i pek beğenmediğim için kuşkuyla bakıyordum yazarın kitaplarına. Son dönemde ise Sonsuz Aşk ve Kefaret romanlarının sinema uyarlamalarından dolayı ilgimi çekmeye başlamıştı.

Romanda bir cerrah ile ailesinin tek bir günü anlatılırken, arka planda Irak Savaşı'na karşı çıkanların gösterileri yer alıyor. Cerrahımız pek öyle politik bir insan değil. Daha çok "bana dokunmayan bin yaşasın" havasında, hastanedeki işiyle-güzel ve başarılı eşiyle-squash maçlarıyla-sanatsal çocuklarıyla-hasta annesinin bakımıyla ilgileniyor bu Cumartesi günü boyunca. Çocuklarının ikisinin de savaş karşıtı olması dolayısıyla savaşa ve teröre ilişkin kimi tartışmalar gerçekleşiyor aralarında ve sanırım yazar bu diyaloglarda biraz da kendi fikirlerini vurgulamaya çalışmış:

"Ulusu bir arada tutan yalnızca terör, bütün sistem korku üzerine kurulu ve hiç kimse bunun nasıl durdurulacağını bilmiyor." (s.65)

Gece vakti pencereden gördüğü uçak kazasına haber izleyen kayıtsız bir izleyici gözüyle bakan doktorumuz, gün ortasında başına gelen bir olay sonucunda şiddete karşı daha farklı bir tavır takınıyor. Geçirdiği trafik kazasının sonuçlarından ailesi de nasibini alıyor ve kitabın sonlarına doğru ailenin iki genç tarafından şiddete maruz kalması anlatılıyor. Bu bakımdan Haneke filmlerini andırıyor roman ve esasında pek de sürükleyici bir kitap değil. Yazar arada kimi politik vurgulamalar yapıyor ama bu yorumlar fazla kenarda kalmış gibi geldi bana. Romanın büyük bir kısmında doktorun ailesini tanıyoruz ve de düşüncelerine tanık oluyoruz. Gündelik hayatın sekteye uğratılması romanın çok az bir yerinde geçse de, kimi zaman romandan sıkılsam da, ailenin başından geçenler sarsıcı bir etkiye sahip. Enteresan olan, psikopat gencin doktorun kızının yazdığı şiiri duyunca kendinden geçmesi ve davranışlarının farklı bir yöne kaymasıydı. Pek inandırıcı ve gerçekçi gelmedi bu kısım bana ama yazarın anlatmaya çalıştıkları üzerinde düşünülüp tartışılabilir.

Okunsa da olur, okunmasa da diyeceğim bir kitap Cumartesi. Bunun yerine, betimlemelerinin çok methini duyduğum Kefaret'i ya da Sonsuz Aşk'ı okumayı daha çok isterim.

3 yorum:

mayksisman dedi ki...

nedense filmini izlediklerimin kitap versiyonlarını okumak bana çok iştah verici gelemiyo :) büyüsü kaçılıyo gibi oluyo o yüzden ben genelde kaçınıyorum o durumlardan. gerçi enduring love da atonement da hiç de fena değildi ve az çok kitaplarının da etkili olduğunu düşünsem de durum böyle. okuyamam :)

cumartesi'yi bilmiyordum açıkçası ve "tek gün, tek mekan" hobili biri olduğum için beni cezbetti diyebilirim. ama bıçak sırtı olduğu için dediğin gibi "olsa da olur olmasa da" buluna'bilitesi :p bi hayli yüksek. olsun, ekledim listeme :)

Ludmilla dedi ki...

Hımm, Cumartesi ve Siyah Köpekler okumayı düşündüğüm kitaplardan. Kefaret'i sever misin bilmiyorum aslında, zira filmi çok başarılı bir uyarlama sense filmi sevmeyen biriydin.:) Ian McEwan'ın özellikle tasvir yeteneğine şaşmamak elde değil. Sen yine oku Kefaret'i, belki kitabını seversin.

Sera dedi ki...

triancula: ben filmi çok sevdiysem kitabı da merak ederim mutlaka. enduring love ı izlemedim ama iyilerden biri olduğunu söylüyorlar. kefareti de pek sevmemiştim. cumartesi de okunsa da olur okunmasa da diyeceğim kitaplardan.

ludmilla: bulursan okursun. kefaretin kitap hali eminim daha güzeldir.