
Luis Sepulveda'nın Patagonya Ekspresi'ndeki anılarının ve öykülerinin, bir bakıma yazarın Motorsiklet Günlükleri olduğu söylenebilir. Aynı çarpıcılığa sahip olmasa da bana verdiği izlenim bu oldu.
Ülkesi Şili'den ayrılmak zorunda kalan yazar Güney Amerika yolculuğu süresince trajikomik olaylarla ve enteresan insanlarla karşılaşıyor. Özellikle gündüzleri ders verip gecelerini genelevde geçirdiği zamanları, ünlü ve nüfuzlu bir adamın cesedini taşımak zorunda kalan bir helikopter pilotunun öyküsünü ve yazarın bir oğlan çocuğu doğurup soylarını devam ettirmeye takmış çiftlik yöneticilerinden kaçışını okumak keyifliydi. Kitabı okuduktan sonra yolculuk yapmanın bireyin iç dünyasına olan etkisi de bir kez daha görülüyor. Ayrıca ben de istiyorum trenle bir sürü ülke dolaşmayı.

2 yorum:
Nothomb, Doğan'daydı sanırım, Can'a ne aralık geçmiş şaşırdım.
Benim merak ettiğim yazarlar arasında, genç olmasına rağmen parlak bir yazar olduğu söyleniyor, okumak lazım bi ara.
Interrail yapalım senle bi ara, ne hoş olurdu :D
yapalım :D
Yorum Gönder