Cuma, Ocak 16, 2009

dizi günlüğü II

Breaking Bad

Kanser olduğunu öğrendikten sonra, tedavi için uyuşturucu işine bulaşan kendi halinde ve biraz da ezik bir kimya öğretmeninin maceralarının ve ailesiyle ilişkilerinin anlatıldığı dizinin 7 bölümlük ilk sezonunu izledim. Kimyacı Walter'ın sadece tedavi maksatlı para için bu işi yapmadığını biz de biliyoruz, kendi de biliyor. Birden kişilik değiştirip iki ayrı hayat yaşamaya başlayan Walter'ın suça eğilim gösterme nedenleri çok manidar. Amerikan aile yapısını ve ikiyüzlü taşra hayatını da gözler önüne seriyor dizi.

The Big Bang Theory

2008'de sardığım dizileri incelerken, beni en çok şaşırtan dizinin The Big Bang Theory olduğunu görüyorum. Saftirik sarışınla sıkıcı inekler arasındaki çatışmayı salak ve basmakalıp esprilerle işleyen bir dizi olduğunu sanırken, beklenmedik zekice esprilerle ve diğer Amerikan sitcomlarında pek sık rastlamadığım bir samimiyetle karşılaştım. Bir yorgunluk anında vakit geçirmek için televizyondan açıp izlediğim diziyi gördükten sonra, çerez gibi keşke daha çok olsa bunlardan demeden duramadım. Leonard, Sheldon, Penny ve diğer ikisi arasında geçen diyaloglar evlere, sokaklara, her yere şenlik. Sheldon'ın kaçıklıkları ve yorumları özellikle dikkat çekiyor. (Resimde süperman t-shirtü olan) Kimi replik eskizlerini eklemek de boynumun borcu.

Sheldon: Oh Gravity, thou art a heartless bitch
---
howard'ın annesi: howard, the phone is ringing!
howard: here's a crazy idea, ma: answer it!
---
sheldon: i would ask you to find some way to suppress your libido.
penny: i could think about you ...
sheldon: whatever works.
---
leonard: we need to widen our circle.
sheldon: i have a very wide circle. i have 212 friends on myspace.
leonard: yes, and you’ve never met one of them.
sheldon: that’s the beauty of it.

---
Lost 4. Sezon

---İzlemeyen okumasın---

En kötü sezon 3. sezondu. Hele ilk bölümler neydi öyle. Locke'un saçmalıklarından, Kate'in kendini iyice havalara sokan tavırlarından ve ikiyüzlülüğünden, Sayid'in çelişkilerinden, Sun ve Jin'in evlilik sorunlarından artık sıkıldım. Desmond, Hurley, sonradan seveceğimi hiç tahmin etmediğim Juliet ve tabii ki de ailemizin yıldızı Sawyer olmasa diziyi izlemeye devam etmezdim. Ta ki 3. sezon finalini görünceye kadar. Jack'in adadan kurtulmasını ve her bölümde karakterlerin yakın geleceğini göstermeye başlamasalar kaynakları tükenecekti yapımcıların. Benjamin'in ve ne idüğü belirsiz yeni karakterlerin muamması da bir yere kadar. Yeni karakterleri de sevmedim be büyük ihtimalle de sevmeyeceğim. Uzun uzun irdelemeye gerek yok. Hala merak uyandırmadığını söyleyen halt etmiştir. Charlie ve Claire'e yanarım bir de.

Supernatural

Yine geyik olsun diye başladığım bir diziydi. İlk sezonda daha çok korku klişelerine yer veriyordu. House gibi komedi çıktı pekçok bölümü sonradan. Üstelik iblisler, melekler vs. derken ilginç mecralara aktı dizi. Burdan böyle yazınca garip ve saçma geliyor kulağa ama tüm o pahalı ama abuk subuk korku filmlerine taş çıkaracak hinliklerle dolu bir dizi. 3. Sezon kısa olmasına rağmen sağlamdı. 4. sezon da hayal kırıklığına uğratmadı. Tam tersine taş gibi bir melek Castiel'imiz oldu, daha ne olsun. Sırf Sam ve Dean için bile izlenebilecek bir dizi aslında. Bazılarına göre sadece Dean için :)
Mümkünse Sam iblislerden, Dean meleklerden uzak dursun!

2 yorum:

Sunthing Special dedi ki...

Sheldon'ın hastasıyım :) Breaking bad'de güsel,Starter Wife nooldu acaba bu arada? House'u ilk defa izledim sonunda geçen gün,aman hastane mastane diye burun kıvırıyodum ama güsele benziyo harbiden...

Sera dedi ki...

House diğer hastane dizilerine benzemiyor. Sherlock Holmes'un hastane versiyonu diye tanıtıyorlardı.
Starter Wife sonradan sıkıcılaştı sanki. Devamı olacak mı, kim bilir...