Cumartesi, Ocak 17, 2009

Edita Morris

'' Yanan bir şehrin resmini çizdim. Nagasaki belki, belki bir Vietnam şehri, belki de bir gün onların nefretlerine hedef olacak bir başka şehir, dünyanın başka yerlerinde bir şehir. Şehrin üstüne atom bombaları atan, guava bombaları atan insanlar çizdim. Evet, geleceği çizdim, çünkü bütün düşmanlarını bombalamaya yemin etmişler, bütün düşmanlarını ne olurlarsa olsunlar - barış isteyen daha iyi bir hayat isteyen, sivil, asker, bütün insanları..." (Vietnam'a Sevgiler)

İsrail'in Gazze'ye yaptıklarını gördüğümüz şu günlerde elimize alıp tekrar tekrar okumamız gereken bir yazar Edita Morris. Üç uzun öyküden oluşan kitabın, (benim okuduğum Can Yayınları'nda üç öykü birlikte basılmıştı) kitaba adını da veren "Nasıl mısın, İyi misin" adlı ilk öyküsünde, siyahi bir kızın yaşam savaşı, ikinci öykü "Vietnam'a Sevgiler"de Japon bir gençle Vietnam'lı bir kadın arasındaki mektuplar, üçüncü öykü "Mutlu Gün"de ismiyle manidar bir insanlık ve aşk öyküsü anlatılıyor. İnsanın insana ettiklerini hiçbir diğer canlı ya da doğal felaket gerçekleştirmiyor. İnsana özgü katıksız zulmün dünya yok olana kadar bitmeyeceğini en hüzünlü biçimde vurgulayan yazarlardan biri Edita Morris.

"O aç gözlü insanlara büyük bir kin duydum. Kazanç uğruna suları da, toprağı da öldüren sanayicilerden, işletmecilerden bir kere daha iğrendim. Sadece çiçeklerimizi, kuş seslerimizi almamışlardı bizden. Baba'nın güzelliğine benzer bütün güzellikleri alıp götürmüşlerdi. Açlık gövdelerimizi nasıl kemiriyorsa, çirkinlik de kafalarımızın içini öyle kemiriyordu."
(Mutlu Gün)

...ve oturup ağlanamayacak kadar büyük bir öfke kalıyor geriye...

Hiç yorum yok: