
On The Waterfront/Rıhtımlar Üzerinde
En güzel başkaldırı filmlerinden biri var karşımızda. Mafya ile sendika arasındaki çatışmayı, "bana dokunmayan bin yaşasın"cıları, sürekli şikayet edip iş harekete geçmeye gelince pusup kalanları, onlarca erkek işçi arasında erkek kardeşinin öldürülmesini kendi başına sorgulayıp mücadele etmeye çalışan genç kadını, Eva Marie Saint'in Brando'dan aşağı kalmayan oyunculuğunu ve de serserilikten anti kahramanlığa terfi ediş sürecinde Marlon Brando'yu iki saat boyunca hiç sıkmadan izletiyor yönetmen Elia Kazan bize.

A Streetcar Named Desire/Arzu Tramvayı
Burada da yine maço bir Marlon Brando var karşımızda, ancak On The Waterfront'taki gibi hınzır ve sempatik bir maço serseri değil, kelimenin gerçek anlamıyla vücut bulan bir maçoyla karşılaşıyoruz. Çekici olsa da yontulmamış, kaba, bencil ve aşağılayıcı tavırlarıyla Vivien Leigh'ye işkence çektiriyor. Vivien Leigh'nin oynadığı Blanche de ayrı bir antika ve kendi kendine gelin güvey olan, yaşlılıktan ve unutulmaktan korkan, eski moda giysilerle hayal dünyasında gezinip duran bir kadın. İki zıt karakterin sidik yarışı haline gelen filmin o dokunaklı final sahnesi kimi can sıkıcı sahnelerin üzerine sünger çekiveriyor. Kadının adı bir kere çıkmayagörsün...
The Maltese Falcon/Malta ŞahiniDashiel Hammett, kara film, femme fatal ve karizmatik dedektif. Bilindik temaları ustaca yorumlayan bir film Malta Şahini. Dedektifin cinliği, Bogart'ın ukala ve cool dedektif tiplemesi, femme fatale'in filmin sonuna dek esrarını koruması, sürprizlerle akan ve hiç sıkmayan hikaye. Sıkılırım sanmıştım ama oldukça keyifliydi. Mary Astor'ın günümüz insanında femme fatale hissiyatı uyandırıp uyandırmayacağı ise ayrı bir tartışma konusu olabilir. O dönemin kıyafetleriyle kadınların şimdikinden daha kadınsı göründükleri, daha dişi kıyafetlere büründükleri bir dönemin insanı Mary Astor. Her üç filmin kadın oyuncuları için de geçerli bu söylediğim. Şimdi öyle elbiselerle sokağa çıktığınızı düşünün...
2 yorum:
Sevgili Sera, bloglar arası kitap hediyeleşmesi yapıyoruz. Aramıza katılmak istersen bloğumdaki yazıya yorum bırakırsan sevinirim.
Katılmanızı beklerim :-)
sevgilerimle...
teşekkürler ama katılamayacağım. toplu baya kitap aldım, onları okumak bile zamanımı alır. :)
Yorum Gönder