
Son izlediğim filmlerin en kayda değer ikisinden biri Frozen River idi. (Diğeri Utanç.) Göçmenlik, sınır sorunları, kaçakçılık ve parasızlık üzerine önemli sözleri olan bir filmdi. Biri Mohawk yerlisi, diğeri beyaz Amerikalı iki kadının ayakta kalma mücadelesi, anne-oğul ilişkileri, ahlaki ikilemler üzerine kurulu aynı zamanda filmin öyküsü. Esasında adı gibi soğuk ve katı bir film olarak da görülebilir. Yeterince akıcı görünmeyebilir de. Öte yandan yaşam kadar katı bir film çeken Courtney Hunt'ın filmi bir şekilde içe dokunuyor . Oscara da aday olan Melissa Leo'nun etkili oyunculuğundan bahsetmeye gerek bile yok. Amerikan yerlisini oynayan Misty Upham'ın oyunculuğunda, karakterinin de gerektirdiği sessiz bir mücadele, adı konulamayan bir çaresizlik, yerli olmanın getirdiği ve geçmişin izlerinin de sindiği bir hüzün okunuyor.

İzlediğim diğer bir film olan Transsiberian hakkında çok da fazla bir şey okumamıştım daha önce ve bir içsel yolculuk filmi izlenimi vermişti. Filmin başlarında da bu izlenimim devam etti. Amerikalı çiftin Rusya'da geçen bir "Darjeeling Limited" hikayesi olacak gibiydi. Çekici İspanyol göründüğü anda bir Vicky Christina Barcelona tarzı arayış ve aşk öyküsüne de dönüşebileceğinden şüphelendim hatta. Ne zaman ki, tekinsiz ve çekici İspanyol ile Rus mafyası işin içine girdi, gayet vasat bir gerilime dönüştü film. Böyle filmleri görünce, "acaba Darjeeling Limited'e haksızlık mı ettim" diye düşünmeden edemiyorum. Makinist'in yönetmeni Brad Anderson'a "yabancılarla konuşursanız başınıza her şey gelir" tarzındaki bir mesajı yakıştıramamdandı belki bu olumsuz hislerim. Belki de "Amerikalıların yaptığı her şey yanlarına kar kalır" demeye getiriyordu. Emily Mortimer başlarda iyi göründü gözüme ama sonradan sinir bozucu bir karaktere dönüştü ve bir türlü gerçeği anlatmadığı sahnelerle sinirleri tepeye çıkardığı bile söylenebilir. Ben Kingsley ve taş gibi bir Eduardo Noriega için izlenebilir oyuncular açısından.

Daha çok bir oyunculuk şovu olarak nitelenebilir Doubt. Bir tiyatro uyarlaması olduğunu filmin her anında belli ediyor. Film izleyicileri de, karakterleri de muallakta bırakan bir şüphe-inanç tartışması üzerine kurulu ve diyaloglarla sağlanıyor akıcılık. Tema açısından hoşuma gitti ama üzerinde bu kadar gürültü koparmaya değecek bir film olup olmadığı tartışılır. Philip Seymour Hoffman Capote rolünden daha etkili geldi gözüme burada. Amy Adams da gayet iyi giden bir rüzgara takıldı. Meryl Streep konusunu açasım yok hiç ama şu kadarını söyleyim, kendisinin son zamanlardaki sinir bozucu karakterlerinden sıkıldım.
Buda as sharm foru rikht, Türkçe adıyla Utanç, çocukların etrafında şekillenen öyküsüyle bir utanç temsili. Defter alıp okula gitmeye çalışan kız çocuğu Baktay'ın yoluna çıkan "engeller", Talibancılık oynayan erkek çocuklarıyla karşı karşıya geldiği anlarda bir korku filmine dönüşüyor. Cehennem kokuyor, çaresizlik kokuyor ama Baktay sürekli mücadele ediyor. Arkadaşı Abbas'ın "ölürsen özgür olursun" cümlesine inat sonuna kadar mücadele eden bir kız çocuğu Baktay. Erkek çocukların oyunlarını uzun tutan 1988 doğumlu genç yönetmen Hana Makhmalbaf, bu sinirleri altüst edici anlarda çok şey anlatıyor.
4 yorum:
Ahhh minik Baktay ne tatlıydı ama di mi yaa kocaman yanaklar,çekik gözler,bıcır bıcır konuşmalar...
frozen river o kadar mütevazi bir film olmuş ki, melissa leo da kim diyen ben filmin sonunda kalakaldım. oldukça iyiydi belki de benim beklentim düşüktü. bir de seviyorum bu tarz mütevazı filmleri - the visitor'da samimi olma çabası hariç!
meryl streep muhteşemdi. mükemmeldi. hayvan kadar övgü yazabilirim, bir kate winslet kaldı izlemediğim 5 kadın oyuncudan meryl streep açık ara önde hani. ayrıca dediğin gibi doubt her zerresinde tiyatro uyarlaması olduğunu hissettiren ve kesinlikle başarılı oyunculuklarla ilerleyen güzel bir film. sanırım ben senden daha çok beğendim filmi.
o değil de, meryl streep ne biçim de enfes oynamış. ehe ehe.
efe: başyapıt diyemem ama diğerlerinden daha anlamlıydı Frozen River. Utanç'taki çocuk oyunlarını izlemek de sabır gerektiriyor
sunthing: Evlat edinesim geldi benim de hehe :)
tria: Frozen River dediğin gibi çok yüksek beklentilerle izlenmeyince daha çok beğeniliyor.
Meryl Streep muhteşem değildi. Gösterişli diyebiliriz.
Al senin olsun, git kızını iste Streep'in hahaha :P
Yorum Gönder