
10 yıl önce olsaydı, Slumdog Millionaire'in en iyi film ve yönetmen oscarlarını almasını bırakın, aday bile gösterilmesi zordu. Devir Titanic, English Patient gibi daha klasik anlatımlı, hafif ağlak ve epik yapımların devriydi. Coen'lerin No Country For Old Men gibi kasvetli anlatımlı ve farklı bir finale sahip filminin de ödüllerle birlikte anılması söz konusu olamayabilirdi. Daha önce çok daha iyi filmleri olmasına rağmen ( hadi Big Lebowski zıpırdı diyelim, Fargo bile oyunculuk ve senaryo açısından ödüllendirilmişti sadece) Coenlerin en iyi yönetmen ve film oscarlarını almaları geçen yıla denk düşebilmişti ancak. Bu yıl da Australia filminin aday bile gösterilmemesi birtakım değişimlerin habercisi olarak görülebilir. Australia Nicole Kidman ve Hugh Jackman gibi iki popüler oyuncuya, tarihsel arkaplanlı bir aşk hikayesine sahip, 50'li 60'lı yılların filmlerini andıran yapısıyla gösterime girmeden önce bile "ben oscarlığım" diye bağırıyordu. Tam da bu yüzden blog yazarınız gibi birçok insanı kendisinden uzaklaştıran bir etkiye sahipti ve artık böyle filmlere illaki de takılıp kalınmamasından çok memnunum.
Aday olan ya da olamayan filmlerle ve oyuncularla ilgili düşüncelerime daha önceki film yazılarımda yer vermiştim. Slumdog Millionaire Benjamin Button'a kıyasla açık ara favorimdi ama bu kadar çok ödül almasını beklemiyordum. Bu yıl Danny Boyle'un yılı oldu. Yönetmenlik açısından, Fincher'ın Benjamin Button'ı daha önceki filmleri gibi yenilikçi bir yapıya sahip olsaydı favorim Fincher olurdu. Fight Club'ın günümüzde bile aday gösterilip gösterilemeyeceği tartışılır olsa da, Se7en şimdi olsa teknik dallar dışında da mutlaka kendisine yer bulurdu oscarlarda. Ayrıca iddia ediyorum, Brad Pitt Se7en'da daha toy ve tecrübesiz olmasına rağmen çok daha iyi oynamıştı Benjamin Button'dan. Sırf final sahnesi bile bunu görmek için yeterliydi.
Kate Winslet'ın kazanmasından çok memnunum Angelina, Anne Hathaway ve Meryl Streep'in de kazanmamasından çok memnunum. Anne Hathaway, sanırım 6 kere aday olmuş Kate'in karşısında ödülü alsaydı Akademinin Kate'e gıcıklığı olduğunu düşünecektim, yoksa Anne Hathaway'i sevmediğimden değil. Diğer adayım da Melissa Leo'ydu kişisel olarak ama diğer adayların yanında şansı azdı onun da. Erkek oyuncu ödülünü Sean Penn'in almasına da şaşırmadım favorim daha çok Mickey Rourke olsa da. Sean Penn'in oyunculuğu fazla oyunculuk kokuyor gibi geliyordu bana; Mickey Rourke'un karakteri canlandırmasında ise içgüdüsel bir şeyler vardı. Keşke Mickey Rourke alsaydı daha önce aynı ödülü kazanmış Sean Penn yerine diyorum hala ama çok da şikayetim yok çünkü Milk filmini bir bütün olarak Wrestler'dan daha çok sevmiştim.
En iyi yardımcı oyuncuların Heath Ledger ve Penelope Cruz seçilmesi de beklenen bir şeydi. (Gerçi törenin o kısımlarını göremedim. Sabah 6'da hazır uyanmışken açıp izleyim demiştim ki en iyi müzik ödüllerini veriyorlardı. Yardımcı oyuncuları daha sonra öğrendim.) En iyi yabancı filmi İsrail'in de savaş karşıtı ve sorgulayıcı insanlarının olduğunu gösteren Beşir'le Vals kazanır sanıyordum birçok izleyen gibi. O olmazsa Class ya da Der Baader Meinhof Complex alabilir gibi gelmişti. Japon filmi Departures'a gitti ama ileride bu filmlerden hangilerinin daha çok hatırlanacağını zaman gösterecek.
Ve geyiğimi aldım da geldim... (İsimlere tıkla)
Gecenin şıkları;
Angelina: Nefrete yakın duygular içerisinde olduğunuz birinin güzel giyinmesi ne acı!
Amy Adams: Sana bayılmaya başladım Amy hanım.
Anne Hathaway: Kuğu gibi değil mi?
Kate Winslet: Altın Kürelerde de mavimsi bir kıyafeti vardı. Bunu da beğendik diyelim. Saçlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Natalie Portman: Lila-pembe arası tonla ten uyumu yerinin burası olduğunu gösterir.
Alicia Keys: Sevdim bu rengi ve de kıyafetin tasarımını.
Evan Rachel Wood: Çok beyaz tenli olsa da elbisenin modeli de güzel, rengi de sırıtmamış diyebilirim.
Meryl Streep: O kadar kırmızı halı tecrübesi var tabii.
Sarah Jessica Parker: Gelinlik gibi.
Heidi Klum: Gecenin en şıkı diyemem ama en seksisi olduğu kesin.
Miley Cyrus: Bu kızın burada ne işi var desem de kıyafeti dikkat çekici.
Taraji Henson: Yine bir kuğu çıktı karşımıza. Beyaz revaçta sanırım.
Penelope Cruz: Beyaz olmasaydı ve beyaza bu kadar takmasalardı daha çok sevecektim ama güzel diyelim madem...
Frieda Pinto: Diğerlerinden farklı olanlardan.
Marion Cotillard: Sevdim elbiseyi de topuzu da.
Amanda Seyfried: Sevmiyorum böyle kuşakları ama burada yakıştığı kabul edilebilir.
Robin Wright Penn: Bayan Penn'in dekolteleri mantıklı yerlerde. Ayrıca hem sade hem şık kategorisinden.
Leslie Mann: Tanımıyorum kendisini ama tam hayallerimdeki tasarımlardan birine sahip kıyafeti.
Rüküşsünüz rüküş :p
Beyonce: Kıyafet konusunda en yakın zamanda bir psikiyatriste başvurmalısın!
Marissa Tomei: Şık demişler ama o etekle nasıl yürür insan acaba...
Jessica Biel: O ortadaki kuşak da ne? Zaten iyi giyinseydin bile bi kulp takardım sana iticilik abidesi.
Viola Davis: Renk beni itti ama dekolteye sözüm yok.
Virginia Madsen: Sıfır beden olmak zorunda değilsiniz, aman sakın zaten ama biraz kilo verseniz ya da vücudunuza bu kadar oturan ve de kıpkırmızı bir şey giymeseniz daha iyi olabilirmiş.
Melissa Leo: Hmm... Karar veremedim. Kötü değil aslında ama sevemedim.
Sophia Loren: Ne modelini sevdim, ne rengini. Kendiniz bu yaşınızda cillop gibi olsanız da her giydiğinizi seveceğiz diye bir şey yok.
Diane Lane: Çok sıradan.
Genel olarak şık bir geceymiş gibi görünüyor. Yorucu bir ödül ve kıyafet balosu yazısının daha sonuna geldik sevgili blogger arkadaşlarım...
13 yorum:
çocuk dediğin koca adam ahah :D
Walle nin almasına da sevindim, onu yazmayı unutmuşum. Gerçi kesindi onun alması. Almasa rezalet bile çıkabilirdi. :)
Anne Hathaway gülmesin mümkünse, resmen ördeğe benziyor.
En çok Angelina'yı beğendim, elbise bakımından ama yoksa yüzü çok yaşlı duruyor. Acilen kilo alsın.
Sean Penn'i sevmiyorum, bana duygularını geçiremiyor. Başka da yorum yapamayacağım ödüller hakkında, barcelona hariç hiçbir filmi izlemedim zira. Penelope'nin hakkıydı ama, en azından Penelope oscar alacak kadar iyiydi öyle diyeyim.
Not : Amy Adams'ı nasıl beğendin ona şaşırdım, bence elbisesi de kendisi de hiç hoş değil :P
Anne Hathaway'in ağız yapısı Julia Roberts'tan da beter :D
Şu Slumdog'u bi izlesen de beğenip beğenmeyeceğini öğrenebilsek.
Angelina'nın elbisesi çok hoş maalesef ama fiziksel açıdan eski halini aratıyor bolca.
Amy Adams gayet hoş bence :p
oscar üzerine okuduğum en güzel yorumdu.Neden en güzel yorumdu:Çünkü genelde birbirine benzeyen yazıların dışında, kendinden çok emin,özgün ve dik bir uslup vardı.Bu da çok hoştu; kişi bazında katlmadığım noktaları olsa da:))
katılmadığın nokta Sean Penn ve Slumdog olsa gerek :))
Ben kişisel yorum yazmayı seviyorum. Yoksa öbür türlü yazılar gazetelerde, çeşitli sitelerde ve başka diğer yayın organlarında da mevcut.
Bir Merly Streep hayranı olarak ona dokunman ve tahmin ettiğin gibi Sean Penn konusu:))Slumdog'ı henüz izlemedim.Ama okuduklarımdan yola çıkarak sempati duyduğumu belirtim.Babili izlediğimde en büyük favorimdi o yıl, çünkü; henüz Köstebek'i izlememiştim...O yüzden edindiğim izlenim ve bilgilerden dolayı Slumdog konusunda senle hemfikir olacağımı düşünüyorum.İzleyince somutlaşacak her şey:))
Meryl Streep'e bir garezim olmamakla birlikte, artık Kate'in hakkıydı diyhe düşünüyorum. :)
Slumdog'u beğeneceğini tahmin ediyorum.
Çok sağlam izlenimlerin var. İyi izleyiciyi kaleminden tanırım ben :) slumdog millionaire benim için de açık ara bir numaraydı. Bu yılın en iyi filmi sayılabilir.
klişe ve küçültücü bulanlar da var filmi ama ben sevdim. Belki Batılılar değil kendileri böyle bir film çekseydi, daha az eleştiri alacaktı. Ama Hintliler çekseydi, o zaman da Bollywood diye küçümsenecekti :)
benim de söylediğim o. ne öyle abartılacak bir başyapıt, ne de dibine kadar kötülenip eleştiri yağmuruna tutulacak bir film.
Yorum Gönder