Pazartesi, Şubat 02, 2009

Slumdog Millionaire


Danny Boyle'a turistik ve mistik bir Hindistan imgesinden ziyade açlığın, yoksulluğun, perişanlığın ve kimi adaletsizliklerin cirit attığı ve her şeye rağmen umutlarını ve sevgilerini yitirmeyen bir Hindistan görüntüsünü bize sunduğu için; bir yarışmayı merkeze alıp içinde macera, dokunaklılık, aşk, dostluk, ihanet ve suç unsurları da bulunan bir öyküyü hiçbir anında sıkmadan ve hiçbir hileli yönetmenlik numaralarına başvurmadan özgün bir biçimde anlatabildiği için; gerçekçilikle düşselliği tek bir filmin içine en başarılı biçimde yediren yönetmenlerden biri olduğu için; Dev Patel 'e ve diğer Hint asıllı oyuncularla özellikle çocuk oyunculara övgüler yağdırmamıza neden olduğu için; klasik aşk üçgenini ve para hırsıyla sınıf atlama temalarını inanılmaz bir kurguda anlatıp şapka çıkarttığı için; aynı anda hiç kasmadan, hayal kırıklığına neden olmadan pek çok şeyi anlatabildiği aşikar olmasına rağmen alçakgönüllülüğünü hiç kaybetmediği için bol teşekkürler eder, kendisine uzun ömürler dileriz.

Sen çok yaşa Danny Boyle ve hep böyle süper filmler çek. İyi ki de İngilizmişsin ayrıca. Amerikalı olsan Slumdog Millionaire ve daha önceki filmlerinin yapısı ve etkisi böyle çarpıcı olabilir miydi ki...

8 yorum:

efe dedi ki...

ilk afişi falan çok itici gelmişti ama ödüllerden ve konusunu öğrendikten sonra meraklanmadım değil. sen de beğendiysen rahatlıkla izleyebilirim ozaman :P

Sera dedi ki...

pişman olacağını sanmıyorum :)

mayksisman dedi ki...

şu anda şoktayım. allahım kabus ötesi bir filmi nasıl beğenirsin sera?

"nutkum tutuldu!" los angeles lakers.

şu anda korkunç bir hayalkırıklığı içerisindeyim.

Sera dedi ki...

büyük bir haksızlığa imza attığın için asıl ben şoktayım. ukala entellere mi benzemeye başladın yoksa :p

efe dedi ki...

nası holivud vari duygusal yönü mü guvvetli yoksa

mayksisman dedi ki...

ukalılıkla alakası yok sayın sera hanım) sevmiyorum bu tarz filmleri. eğreti duruyor tüm o sevimli gözüken şeyleri. neyse ben mailine atayım niye bu kadar tiksindiğimi.

babel mesela? onu da sevmeyen çok çıktı fazla dramatik öğeh! yaptılar ama ele alış biçimini sevdim. bu laylaylomluk ama içine de sizbatışöylesiniz doğu da böyle keskinliği çok sinir. babel'de de vardı evet ama daha farklıydı. o örneği de mailde belirteyim hatta.

yalnız o değil de ben the last shadow puppets'a nerdeyse 8 ay sonra falan alıştım hani sonunda oldu)))

hayriyé dedi ki...

Slumdog Millionaire denildiği zaman aklıma Jamal Malik'in o çukura atladığı sahne geliyor.. Ne gülmüştüm ama :) Bence güzel film aldığı övgüleri hak ediyor:)

Sera dedi ki...

en unutulmaz sahnelerden biriydi gerçekten de :)